16585,73%-1,05
43,92% 0,12
51,91% 0,09
7434,92% 1,41
11883,52% 0,57
Son günlerde bazı medya kuruluşlarında yer alan ve okullarda öğrenciler üzerinde “uyuşturucu testi yapılacağı” yönündeki haberler, aileler arasında endişeye yol açtı. Sağlık Bakanlığı, yaptığı açıklamada bu iddiaların doğru olmadığını duyurdu. Bakanlık yetkilileri, söz konusu çalışmanın biyolojik test içermediğini ve 12–18 yaş grubundaki gençlerin dijital bağımlılık, tütün kullanımı ve diğer bağımlılık türleri açısından risk durumlarını değerlendirmeye yönelik anket temelli bir tarama programı olduğunu belirtti.
Açıklamada, programın amacı net bir şekilde ortaya kondu: gençlerin sağlık risklerini erken aşamada tespit etmek, gerektiğinde önleyici ve destekleyici müdahaleleri hayata geçirmek. Bakanlık, sürecin tamamen bilimsel ve etik standartlara uygun şekilde yürütüleceğini vurguladı.
Bakanlık, tarama programının Bağımlılık Bilim Kurulu’ndaki akademisyenler ile birlikte hazırlandığını ve uluslararası bilimsel standartlara uygun olduğunu açıkladı. Kullanılan anket ve soru formları, hem bilimsel geçerliliğe sahip hem de iletişim dili açısından özenle hazırlanmış durumda.
Program, erken risk tespiti ve koruyucu halk sağlığı yaklaşımı ile tasarlanmış olup, gençlerin gizliliği ve hakları öncelikli olarak gözetilecek. Bakanlık yetkilileri, herhangi bir biyolojik test veya zorlayıcı uygulamanın söz konusu olmadığını özellikle belirtti.
Tarama çalışması, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülecek. Çalışma boyunca ailelerin bilgilendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması öncelikli olacak. Böylece hem okul hem aile düzeyinde destek mekanizmaları güçlendirilecek.
Program kapsamında risk altında olduğu değerlendirilen gençler, psikolog ve psikiyatri uzmanlarının bulunduğu danışmanlık hizmetlerine yönlendirilecek. Aileler de sürece dahil edilerek çocukların sağlıklı gelişimi için gerekli destek sağlanacak.
Bakanlık açıklamasında, çalışmanın amacının ceza veya biyolojik takip olmadığını vurguladı. Programın önceliği, gençlerin sağlık risklerini önceden görmek, farkındalık oluşturmak ve destek mekanizmalarını devreye sokmak olarak belirlendi.
Bakanlık yetkilileri, programın hem bilimsel hem etik standartlara bağlı yürütülmesinin, kamuoyunda yanlış bilgi ve spekülasyonlara karşı şeffaflık sağladığını belirtti. Ayrıca programın, gençlerin psikososyal gelişimi için bir koruma ve destek aracı olduğu ifade edildi.
Tarama süreci boyunca aileler, öğrencilerin durumları hakkında bilgilendirilecek ve gerekli durumlarda uzman desteğine yönlendirilecek. Bakanlık, sürecin tüm aşamalarında etik ve bilimsel ilkeler gözetileceğini ve gençlerin güvenliğinin öncelikli olduğunu açıkladı.
Çalışmanın tamamlanmasıyla, elde edilen veriler doğrultusunda gençlerin risk düzeyleri değerlendirilecek, gerekirse ek önleyici programlar ve danışmanlık hizmetleri devreye alınacak. Bakanlık, bu şekilde hem gençlerin sağlığını hem de ailelerin bilinçlenmesini sağlamayı hedefliyor.