15750,07%-2,31
43,99% 0,07
51,03% -0,13
7297,93% 1,32
11848,56% 0,00
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin uluslararası kamuoyunu sarsan yeni bir iddia gündeme geldi. ABD merkezli yayın organı Axios, saldırıdan günler önce İsrail ve ABD yönetimleri arasında kritik bir temas gerçekleştiğini yazdı. Haberde yer alan detaylar, Orta Doğu’daki güç dengelerini etkileyecek nitelikte.
İddiaya göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 23 Şubat’ta ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan bir telefon görüşmesi yaptı. Bu görüşmede Netanyahu’nun, İran lideri Hamaney’in 28 Şubat sabahı Tahran’da üst düzey danışmanlarıyla bir araya geleceğine dair istihbaratı aktardığı ileri sürüldü. Habere göre Netanyahu, bu toplantının “tek bir operasyonla çok sayıda üst düzey ismin hedef alınabileceği nadir bir fırsat” olduğunu ifade etti.
CIA’ya Doğrulama Talimatı Verildi
Axios’un haberinde yer alan iddialara göre Trump, söz konusu görüşmenin hemen ardından CIA’ya istihbaratın doğrulanması yönünde talimat verdi. ABD istihbarat birimlerinin, İran ile yürütülen diplomatik temaslar sırasında bu bilgiyi teyit ettiği öne sürüldü.
İddialar bununla da sınırlı değil. Haberde, ABD ile İran arasında Cenevre’de yürütülen nükleer müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlandığına dair raporların Washington’a iletildiği belirtiliyor. ABD heyetinin “anlaşmanın mümkün olmadığı” yönündeki değerlendirmesi sonrasında askeri seçeneğin daha güçlü biçimde gündeme geldiği ifade ediliyor.
Bu süreçte saldırı kararının hızlandığı ve operasyon için düğmeye basıldığı ileri sürülüyor. Ancak ne Washington’dan ne de Tel Aviv’den iddialara ilişkin resmi bir doğrulama gelmiş değil.
Tarih Netanyahu’nun Israrıyla mı Öne Çekildi?
Haberde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise operasyon tarihine ilişkin. İddiaya göre saldırı başlangıçta Mart sonu ya da Nisan başı için planlanmıştı. Ancak Netanyahu’nun ısrarı üzerine tarihin öne çekildiği öne sürüldü.
Netanyahu’nun, İran’daki muhalif isimlerin rejim tarafından hedef alınma riskinin arttığını belirterek operasyonun gecikmemesi gerektiğini savunduğu iddia ediliyor. Bu nedenle planlamanın hızlandırıldığı ve Şubat sonuna çekildiği ileri sürülüyor.
Söz konusu iddialar, Orta Doğu’da zaten yüksek seyreden tansiyonu daha da artırabilecek nitelikte. İran cephesinden ise henüz detaylı bir açıklama yapılmadı. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, bu tür haberlerin doğrulanması halinde ABD–İsrail ilişkileri ile İran arasındaki gerilimin yeni bir boyuta taşınabileceğine dikkat çekiyor.
Uluslararası kamuoyu şimdi hem Washington hem Tel Aviv’den gelecek resmi açıklamalara odaklanmış durumda. Eğer iddialar doğrulanırsa, bu gelişme yalnızca bölgesel dengeleri değil, küresel siyaseti de derinden etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.
Şimdilik bilinen tek şey, iddiaların dünya gündemine bomba gibi düştüğü ve diplomasi trafiğinin yeniden hız kazanabileceği. Gözler, taraflardan gelecek net açıklamalarda.