16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
Aylin Nazlıaka, Burhaniye’de düzenlenen “Türkiye’de Kadın Mücadelesi ve Laiklik Paneli”nde yaptığı konuşmada kadınların yaşam hakkının yeterince korunmadığını savundu. Cumhuriyet Halk Partisi Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı olan Nazlıaka, özellikle son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek, mevcut yasal mekanizmaların uygulamada yetersiz kaldığını dile getirdi.
Panele, Sol Parti Burhaniye İlçe Başkanlığı ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Reha Yurdakul Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda laiklik, kadın hakları ve sosyal politikalar üzerine değerlendirmeler yapılırken, konuşmaların odağında kadınların güvenliği ve eşit yurttaşlık talebi vardı.
Nazlıaka, konuşmasında yalnızca bir hafta içinde altı kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdiğini belirtti. Bu kadınlardan üçünün hakkında uzaklaştırma ya da koruma kararı bulunduğunu ifade eden Nazlıaka, “Devletin verdiği kararın arkasında durmaması, kadınları savunmasız bırakıyor” dedi.
Şiddet mağduru kadınların çoğu zaman defalarca başvuru yaptığını, karakol ve savcılık süreçlerinden geçtiğini hatırlatan Nazlıaka, sistemin kağıt üzerinde işlediğini ancak uygulamada eksik kaldığını öne sürdü. Ona göre sorun yalnızca yasa eksikliği değil; denetim, takip ve caydırıcılık mekanizmalarının zayıflığı.
Kadınların korunması için çıkarılan yasaların etkili uygulanmaması halinde caydırıcılığın ortadan kalktığını belirten Nazlıaka, “Bir kadın hakkında koruma kararı varsa, o kararın ihlali anında yaptırıma dönüşmeli” ifadelerini kullandı.
Nazlıaka konuşmasında, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini de eleştirdi. Sözleşmenin kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası bir çerçeve sunduğunu belirten Nazlıaka, bu adımdan geri dönülmesi gerektiğini savundu.
Ayrıca 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’na yönelik eleştirilerin arttığını hatırlatarak, “Kadınların yaşam hakkı tartışmaya açılamaz” dedi. Nazlıaka’ya göre, yasanın zayıflatılması yönündeki her girişim kadınları daha büyük risk altına sokuyor.
Panelde laiklik ile kadın hakları arasındaki bağ da vurgulandı. Katılımcılar, kadınların eşit yurttaşlık mücadelesinin demokratik ve laik bir hukuk düzeniyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Kadın haklarının yalnızca sosyal bir mesele değil, aynı zamanda bir hukuk devleti sorunu olduğuna dikkat çekildi.
Nazlıaka konuşmasını, kadınların hak mücadelesinin süreceğini belirterek tamamladı. “Kadınlar susmayacak, geri adım atmayacak” diyen Nazlıaka, toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Panel sonunda katılımcılar, kadın cinayetlerinin önlenmesi için hem hukuki hem de toplumsal adımların güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Etkinlik, soru-cevap bölümü ve dayanışma mesajlarıyla sona ererken, kadın hakları mücadelesinin gündemdeki yerini koruyacağı mesajı verildi.