16761,58%0,39
43,94% 0,17
51,93% 0,08
7330,72% -0,01
11819,10% 0,00
Artan faiz oranları ve sıkı kredi politikaları nedeniyle bankalardan kredi alamayan birçok kişi, çözümü internet ve sosyal medya ilanlarında arıyor. Ancak bu arayış, kimi zaman ağır bir borç sarmalına dönüşüyor. Son dönemde “alışverişe aracılık”, “SGK’lıya anında para” ya da “nakit ihtiyacına çözüm” başlıklarıyla duyurulan yöntem, uzmanlara göre yüksek riskli ve kayıt dışı bir yapı barındırıyor.
Türkiye Gazetesi’nin aktardığı bilgilere göre sistem, elektronik ürün alımı üzerinden kurgulanıyor. Nakit ihtiyacı olan kişi, belirli mağazalardan yüksek tutarlı bir elektronik ürünü taksitli olarak satın alıyor. Ürün mağazadan çıkar çıkmaz, kendisini “danışmanlık şirketi” olarak tanıtan kişiler devreye giriyor ve ürünü piyasa değerinin altında nakde çeviriyor. Aradaki fark ise “hizmet bedeli” ya da “komisyon” adı altında kesiliyor.
Sistem Nasıl İşliyor?
İddialara göre süreç şu adımlarla ilerliyor:
Nakit ihtiyacı olan kişi sosyal medya ya da mesajlaşma uygulamaları üzerinden irtibata geçiyor.
Kendisine ürün alabileceği mağaza yönlendirmesi yapılıyor.
Kişi ürünü kendi adına ve taksitle satın alıyor.
Ürün aynı gün elinden alınarak daha düşük bedelle nakde çevriliyor.
Yüzde 20 ila yüzde 40 arasında değişen kesinti uygulanıyor.
Örneğin 50 bin liralık bir elektronik ürün alan kişi, taksitlerini 50 bin lira üzerinden öderken eline 30–35 bin lira geçiyor. Borç ise mağazaya karşı doğuyor; yani ortada bir banka kredisi ya da resmi finansman sözleşmesi bulunmuyor.
Bu yönteme başvuran 32 yaşındaki bir vatandaş yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bankadan kredi alamadım. Çocuğum hastaydı, acil para lazımdı. 60 bin liralık telefon aldım, elime 38 bin lira verdiler. Şimdi her ay 5 bin lira ödüyorum. Toplamda 60 bin lirayı geri ödeyeceğim. Mecbur kaldım ama pişmanım.”
‘Danışmanlık’ mı, Modern Tefecilik mi?
Uzmanlar, uygulamanın kamuoyunda “modern tefecilik” olarak adlandırıldığını belirtiyor. İlanlarda faiz kelimesi yerine özellikle “hizmet bedeli” ifadesinin kullanıldığına dikkat çekiliyor. Bazı gruplar sisteme dahil olmak için en az 6 aylık SGK kaydı ve aktif icra dosyasının bulunmamasını şart koşuyor.
Kendini “Mithat” olarak tanıtan bir kişi ise telefon görüşmesinde “Biz danışmanlık yapıyoruz. Ürün aldırıyoruz, nakde çeviriyoruz. Komisyonumuz yüzde 20-30 civarında. İcrası olmayan ve SGK’sı bulunan kişilerle çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Hukukçulara göre asıl risk burada başlıyor. Çünkü:
Açık bir kredi sözleşmesi yok.
Finansal kuruluş denetimi bulunmuyor.
Nakde çevirme işlemi çoğu zaman kayıt dışı yapılıyor.
Ödeme aksadığında icra süreci doğrudan vatandaşa yöneliyor.
Bazı vakalarda ise ürün teslim alındığı halde nakdin hiç ödenmediği ya da vaat edilenden çok daha düşük tutar verildiği iddiaları bulunuyor.
Uzmanlardan Uyarı: Borç Sarmalına Dikkat
Ekonomistler ve hukukçular, yüksek komisyon oranlarının ciddi bir finansal yük oluşturduğunu belirtiyor. Yüzde 30-40’lık kesintilerin kısa vadede cazip gibi görünse de uzun vadede ağır bir ödeme planına dönüştüğü ifade ediliyor.
Uzmanlar şu uyarılarda bulunuyor:
Sosyal medyadaki “anında para” ilanlarına karşı temkinli olunmalı.
Resmi finansal kuruluşlar dışındaki yapılara kişisel bilgi verilmemeli.
Ürün alımı üzerinden nakit sağlama teklifleri dikkatle değerlendirilmeli.
Hukuki danışmanlık alınmadan sözlü vaatlere güvenilmemeli.
Ekonomik sıkışmışlık, vatandaşı hızlı çözümlere yöneltebiliyor. Ancak denetimsiz ve kayıt dışı işlemler, geçici rahatlama sağlasa da aylar sürecek bir borç yüküne dönüşebiliyor. Yetkililer, mağduriyet yaşayan kişilerin resmi mercilere başvurması gerektiğini hatırlatıyor.