16123,08%-2,79
43,94% 0,02
51,38% -1,07
7548,28% 1,52
12213,23% -2,50
Sosyal medyada dolaşırken insanın içi sıkılıyor, gülüyor ama bir yandan da hüzünleniyor. Herkes birbirine akıl veriyor, herkes mutluluğunu sergiliyor. “El elden üstündür” derler ama burada elden çıkan hep telefon, parmaklar ise ekrana yapışmış. İnsanlar kahkahalarını paylaşıyor ama ruhlarını paylaşmayı unutuyor.
Geçen gün bir fıkra geldi aklıma:
Nasreddin Hoca gölde balık tutuyormuş. Adam sormuş: “Hoca, balık tutuyor musun?”
Hoca cevaplamış: “Hayır, balıklar bana bakıyor, ben onlara bakıyorum. Bakışmak da bir iştir.”
İşte sosyal medya da tam olarak böyle. Herkes birbirine bakıyor, kimse kimseyi gerçekten görmüyor. Story’lerde gülüyor, beğeniyor ama derin bir yalnızlık var herkesin gözünde. “Ayağını yorganına göre uzat” derler; ama burada yorganımız yok, sadece sanal yastıklar var, onlara sarılıp iç geçiriyoruz.
Düşünsene: Eskiden insanlar komşunun kahvesine muhtaçtı, şimdi herkes kendi kahvesini, kendi kahkahanı, kendi mutluluğunu paylaşıyor. Ama bir eksik var: Vicdan güncellenmedi. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” derdi büyükler. Bugün komşu açsa, ekranında bir gönderi atıyor, altına birkaç emoji bırakıyor, sonra kendi işine bakıyor. Gülmek kolay, düşündürmek zor.
Mizah, ağlatmanın en tatlı yoludur derler. Gülmek için kahkaha atarız ama bazen o kahkaha, kendi yalnızlığımızı gizlemenin bir yolu olur. Sosyal medyada herkes “çok yoğunum” derken aslında “çok yalnızım” demek istiyor. Herkesin hayatı mükemmel görünürken, evlerin içinde sessizlik, boş yemek masaları ve unutulmuş eski anılar dolaşıyor.
Bir başka özlü söz geliyor aklıma: “Gülme komşuna, gelir başına.” Eskiden komşunun başına geleni anlatırdık, şimdi başımıza gelmeyeni paylaşıyoruz. Filtrelenmiş, photoshoplanmış hayatlar… Herkes rolünü ezberlemiş, oynuyor, ama gerçekler bir köşede sessizce bekliyor.
İnsanlar story’lerinde kahkaha atıyor ama ruhları sessizce ağlıyor.
Herkes “ben çok yoğunum” derken aslında “ben yalnızım” demek istiyor.
Mizah, bazen gözyaşlarını görünmez kılan bir maskedir.
Sosyal medya, herkesin gözüyle bakıp kimseyi gerçekten görmediğimiz bir gölge dünyadır.
Filtreler hayatı güzelleştiriyor ama gerçekliği saklıyor.
Belki de çözüm basit: Biraz yüz yüze, biraz gerçek. Kahvemizi paylaşalım, hüzünlerimizi gizlemeyelim. Çünkü “Ayağını yorganına göre uzat” sözünün asıl anlamı, sadece maddi değil, ruhsal dengeyi de kapsar.