16585,73%-1,05
43,92% 0,12
51,91% 0,09
7434,92% 1,41
11883,52% 0,57

Kış memleketiyiz diyoruz. Soğuğu biliriz, ayazı tanırız, tipiyle büyürüz. Ama ne hikmetse kar yağdığında hâlâ şaşırıyoruz. Sanki gökten pamuk değil de meteor yağıyor. Bir gün süren yoğun yağışla şehir kilitleniyor, hayat duruyor. Araçlar yolda kalıyor, servisler çalışamıyor, okullar tatil, esnaf siftahsız.
En acısı ne biliyor musunuz? İnsanların yürüyeceği bir yol bile yok.
Kaldırımlar buz pistine dönmüş, ara sokaklar çamur ve kar yığını. Çocuk okula gidemiyor, yaşlı hastaneye ulaşamıyor. İnsanlar adım atarken düşmemek için dua ediyor.
Bu şehirde kar sürpriz değil. Takvim yaprakları Aralık’ı gösterdi mi karın geleceğini çocuk bile bilir. Ama nedense her yıl aynı hazırlıksızlık, aynı telaş, aynı açıklamalar:
“Ekiplerimiz sahada.”
“Yoğun yağış beklenenden fazla oldu.”
“Tüm imkânlarımızı seferber ettik.”
Peki sonuç? Ana arter belki açılıyor ama mahalle araları kaderine terk ediliyor. Kaldırımlar ise çoğu zaman kimsenin sorumluluğunda değilmiş gibi ortada kalıyor.

Kar yağması doğal. Ama organize olamamak doğal değil. Planlama eksikliği doğal değil. Öncelik belirleyememek doğal değil.
Bir şehir kışa nasıl hazırlanır?
Tuz ve solüsyon stokları önceden yapılır.
Kritik noktalar belirlenir.
Kaldırım temizliği için ekipler planlanır.
Vatandaş bilgilendirilir.
Ama bizde çoğu zaman sistem değil refleks var. Yağış başlıyor, sonra çözüm arıyoruz. Oysa mesele yağarken değil, yağmadan önce başlar.

Araçlar için en azından kar küreme aracı var. Ama yayalar için ne var?
Engelli vatandaş rampadan inemiyor. Anne bebek arabasını itemiyor. Yaşlı amca bastonuyla buzda kayıyor. İnsanlar markete gitmek için risk alıyor.
Bir şehir sadece araç trafiğiyle ölçülmez. Yaya güvenliği, şehir medeniyetinin aynasıdır.
Biz ne yazık ki bu aynaya bakmak istemiyoruz.
Kışa alışkın olmak başka, kışa hazır olmak başka. Alışkınlık mazeret değildir. Tam tersine sorumluluğu artırır. Çünkü deneyim varsa, çözüm de olmalı.
Her yıl aynı manzarayı izlemek kader değil. Bu bir tercih meselesi. Plan yaparsanız hazırlıklı olursunuz. Yapmazsanız kar yağdığında şehir teslim olur.
Ve unutmayalım…
Kar yağınca sadece yollar kapanmıyor. Güven duygusu da zedeleniyor. İnsanlar “Yine mi aynı?” diyor. İşte asıl mesele burada başlıyor.
Bu şehir kışı sever. Kar manzarasını, beyaz örtüyü, çocukların kartopu sevincini sever. Ama artık şu soruyu sormanın vakti geldi:
Biz gerçekten kış memleketi miyiz, yoksa sadece öyle mi sanıyoruz?