15703,40%-1,93
44,06% 0,17
51,19% 0,04
7301,06% 1,68
11854,23% 0,00
Hayal edelim…
Sabah uyandık ve dünyada bir günlüğüne kadınlar yok.
Önce erkekler “Oh be!” diye sevinir gibi olur. “Bugün kimse bize ‘çoraplarını topla’ demeyecek” diye içlerinden geçirirler.
Ama sevinç yaklaşık on beş dakika sürer.
Çünkü o on beş dakikanın sonunda gerçekler ortaya çıkar.
Bebek ağlıyor, kimse nedenini anlamıyor.
Evde kahvaltı yapılmamış.
Dolaptaki domatesler salata olmayı reddediyor.
Üstelik evin içinde bir de şu cümle yankılanıyor:
“Bu çorapların teki nereye kayboluyor kardeşim?”
İşte o an insanlık şunu fark eder:
Dünya aslında kadınların görünmeyen emeğiyle dönüyor.
Kadınlar çoğu zaman büyük nutuklar atmaz. Ama hayatın en ağır yüklerini sessizce taşırlar.
Bir kadın aynı anda anne, çalışan, öğretmen, psikolog ve aşçı olabilir.
Üstelik bu görevlerin çoğu için maaş da yoktur.
Teşekkür ise bazen çok nadir gelir.
Eski bir atasözü vardır:
“Yuvayı dişi kuş yapar.”
Ama bu söz çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Çünkü kadın sadece yuvayı yapmaz; o yuvayı ayakta tutar.
Ev dağılır, insan dağılır, hayat dağılır…
Kadın toplar.
Bir bakıma dünya biraz da kadınların sabrıyla ayakta durur.
Kadınlarla erkekler arasındaki fark bazen komik hikâyeler doğurur.
Bir fıkra anlatılır:
Bir adam eşine sormuş:
“Hayatım, neden aynı anda üç işi birden yapabiliyorsun?”
Kadın cevap vermiş:
“Çünkü siz bir tanesini bile düzgün yapmıyorsunuz.”
Adam bir süre sessiz kalmış.
Sonra demiş ki:
“Bu tartışmayı kazanamayacağımı hissediyorum.”
İşte kadınların en büyük özelliklerinden biri:
Hayatı sadece yönetmezler, aynı zamanda idare ederler.
Bugün dünyanın her yerinde milyonlarca kadın hem işte çalışıyor hem evde çalışıyor.
Sabah işe gidiyor.
Akşam eve gelip ikinci mesaiyi başlatıyor.
Ama ilginçtir, hâlâ bazı insanlar şu cümleyi kurabiliyor:
“Kadınlar çok abartıyor.”
Hayat bazen gerçekten ironik.
Çünkü bir kadının hayatı çoğu zaman bir maraton gibidir.
Ama toplum hâlâ onu yavaş yürüyen biri gibi eleştirir.
Ünlü bir söz vardır:
“Bir kadını eğitirseniz bir insanı, bir anneyi eğitirseniz bir nesli eğitirsiniz.”
Bu yüzden kadınların güçlü olması aslında sadece kadınlar için değil, tüm insanlık için önemlidir.
Kadınlar mucize istemiyor.
Birçok kadın sadece şunu istiyor:
Saygı.
Adalet.
Güvenli bir hayat.
Yani aslında çok karmaşık bir talep yok.
Ama nedense insanlık Ay’a gitmeyi başardı, Mars’a araç gönderdi, yapay zekâ geliştirdi…
Ama bazı yerlerde hâlâ kadınlara eşit davranmayı öğrenemedi.
Bu da insanlığın en garip çelişkilerinden biri.
Bugün 8 Mart.
Sosyal medya çiçek emojileriyle dolu.
Güzel sözler paylaşılıyor.
Ama asıl mesele şu:
Kadınları sadece bir gün hatırlamak değil.
365 gün saygı göstermek.
Çünkü bir gün çiçek verip ertesi gün saygıyı unutmak, aslında kutlama değil…
Bir tür vicdan makyajıdır.
Bir gün bir adam arkadaşına dert yanıyormuş:
“Eşim bana sürekli akıl veriyor.”
Arkadaşı demiş ki:
“Şükret kardeşim.
Benim eşim akıl vermiyor…
Doğrudan uyguluyor.”
İşte hayatın mizahı burada saklı.
Kadınlar bazen sabırdır, bazen akıldır, bazen de insanın kendini toparlamasını sağlayan görünmez bir pusuladır.
Bu yüzden bugün sadece bir kutlama günü değil.
Bugün aynı zamanda şu gerçeği hatırlama günü:
Dünya belki erkeklerle kalabalık olabilir…
Ama kadınlarla anlamlıdır.