6 Şubat depremlerinde Adıyaman'da bulunan Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu, aralarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi hayatını kaybetmiş, 10 kişi yaralanmıştı.
6 Kamu Görevlisi Hakkında Dava Açılmıştı
Otelin ilk yapım yılı olan 1993'te ruhsata onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Y. G., 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü M. S. A., Ruhsat Büro Şefi B. B., dönemin Belediye Başkan Yardımcısı O. B., Yapı Kontrol Birimi'nde görevli daimi işçi A. K. ve Ruhsat Büro'da görevli teknisyen F. K. hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açılmıştı.
Sanıklar, 19 Ocak'ta Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden hakim karşısına çıkacak.
Başsavcılık: 'Bilinçli Taksir Koşulları Oluşmuştur'
Başsavcılık tarafından sunulan mütalaada, sanıkların tamamının "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu işledikleri kanaatine varıldığı belirtildi.
Mütalaada, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:
"Sanıkların, Grand İsias Hotel isimli taşınmazın yapım sürecinde Adıyaman Belediyesi yapı kontrol birimi ve ilgili ruhsat birimlerinde görev yaptıkları, binanın yapım tarihinde geçerli mevzuata yeterince uyulmadığı, bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davranıldığı ve bu aykırılıkların binanın yıkılmasında etkili olduğu anlaşılmıştır."
Mütalaada Tespit Edilen İhmaller Sıralandı
Başsavcılık mütalaasında, sanıkların kusurları ayrıntılı şekilde sıralandı. Buna göre;
Statik projedeki eksiklere rağmen projelerin onaylanması,
Donatı detaylandırması ve malzeme kalitesindeki yetersizliklerin görmezden gelinmesi,
Taşıyıcı sistem eleman sayısı ve boyutlarındaki uyumsuzluklara rağmen ruhsat verilmesi,
Ruhsatsız olarak inşa edilen katlara müdahale edilmemesi,
Binanın 24.50 metre yerine 27.00 metre yüksekliğinde inşa edildiğinin tespit edilmesine rağmen, aykırılığın giderildiğine dair bir tespit yapılmadan 31 Aralık 2003 tarihli Yapı Kullanma İzin Belgesi'nin düzenlenmesi nedeniyle otelin yıkıldığı ve 72 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı ifade edildi.
Bu nedenlerle sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2 ve 22/3 maddeleri uyarınca, mağdur sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmaları ve haklarında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamı talep edildi.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği: 'Bu Bir Olası Kast Davasıdır'
Mütalaaya ilişkin açıklama yapan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, suç vasfının bilinçli taksir olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi.
Dernek açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Burada söz konusu olan basit bir denetim hatası ya da evrak eksikliği değildir. Bilerek görmezden gelinen kusurlar, bilerek verilen izinler ve bilerek sürdürülen usulsüzlükler vardır. 72 canın tek bir binada saniyeler içinde hayatını kaybetmesi kader değildir. Bu sonuç öngörülebilir ve önlenebilir bir felakettir."
Açıklamada, davanın olası kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunularak, "Adalet, suçun adını doğru koymakla başlar" denildi.
Rehberler İçin Adalet Platformu: 'Bilinçli Taksir Kabul Edilemez'
Rehberler İçin Adalet Platformu da yazılı bir açıklama yaparak savcılık mütalaasına itiraz etti.
Açıklamada, "İsias Otel bir doğa olayıyla değil, kamu görevlilerinin de imzasını taşıyan ihmaller zinciriyle yıkılmıştır. Ruhsat veren, denetlemeyen ve görmezden gelenlerin sorumluluğu bilinçli taksir değil, olası kasttır" ifadelerine yer verildi.
Duruşma 19 Ocak'ta
İsias Otel davasında kamu görevlilerinin yargılanmasına 19 Ocak'ta Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edilecek.
Kaynak : PERRE