16018,35%2,67
44,04% 0,03
51,40% 0,20
7342,26% 0,92
11860,01% 0,91
İşgal basınının sağcı gazetelerinden Maariv'de yer alan değerlendirmeye göre, siyonist rejimde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı yürütülen savaşta beklenmedik bir şekilde ateşkes ilan edebileceği ihtimali ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. Gazete, Trump'ın Yemen'de Ensarullah ile yürütülen süreçte olduğu gibi hedefler tam anlamıyla gerçekleşmeden savaşı sona erdirebileceği senaryosunun Tel Aviv'de korkuyla takip edildiğini aktardı.
Haberde, İran'a yönelik 12 gündür süren saldırılara rağmen İran İslam Cumhuriyeti'nin ayakta kalmasının Tahran tarafından siyasi bir zafer olarak görüldüğü ifade edildi. Askeri kayıpların büyüklüğünden bağımsız olarak, yönetimin direnebilmesinin İran açısından önemli bir başarı olarak sunulduğu değerlendirildi.
İşgal basınında yer alan analizlerde, Trump'ın bu aşamada ateşkes ilan etmesi halinde iki tarafın büyük kazanç elde edeceği yorumları yapıldı. Buna göre Hizbullah'ın direnişinin varoluşsal bir zafer olarak sunulabileceği, İran İslam Cumhuriyeti'nin ise krizi elindeki müzakere kozlarını koruyarak atlatabileceği belirtildi.
ABD'de yayımlanan Washington Post gazetesi ise Trump'ın siyonist rejimin başbakanı Binyamin Netanyahu öncülüğündeki sağ kanadın birçok talebine yanıt verdiğini ve İran'a karşı ortak savaşın bunların başında geldiğini yazdı. Ancak gazete, bu desteğin Trump açısından ciddi siyasi ve ekonomik riskler de doğurabileceğini kaydetti.
Wall Street Journal gazetesi ise Trump'ın danışmanlarının perde arkasında İran krizi için bir çıkış yolu araması yönünde başkana baskı yaptığını aktardı. Gazeteye göre yükselen petrol fiyatları ve yaklaşan ara seçimlerin oluşturduğu siyasi riskler, Washington yönetimini savaşın maliyetini yeniden değerlendirmeye zorluyor.
Trump ise Florida'da gazetecilere yaptığı açıklamada savaşın "çok yakında" sona erebileceğini söyledi. Askeri saldırının "büyük ölçüde hedeflerine ulaştığını" belirten Trump, net bir zaman çizelgesi vermekten kaçındı.
Öte yandan işgal basınında yer alan açıklamalara göre siyonist rejim hükümetinde savaşın sürdürülmesi yönünde güçlü bir eğilim bulunuyor. Eski bakan Ze'ev Elkin, her gün İran İslam Cumhuriyeti'ne saldırı düzenlemenin rejimi zayıflatacağını ve bunun sürdürülmesi gerektiğini savundu.
"Yisrael Beytenu" lideri Avigdor Liberman ise İran İslam Cumhuriyeti'nde yönetimin devrilmesini savaşın temel hedefi olarak gördüklerini ifade etti. Liberman, ABD'nin çıkarlarından bağımsız olarak Tel Aviv yönetiminin iki hedeften vazgeçmemesi gerektiğini savundu: İran'da yönetimin değişmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması.
Buna karşılık Washington Post'un aktardığı gizli bir ABD istihbarat raporu ise İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik geniş çaplı saldırıların mevcut yönetimi devirmesinin düşük ihtimal olduğunu ortaya koydu. Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan raporda, İran'daki dini ve askeri kurumların yönetimin devamlılığını sağlayacak güçlü mekanizmalara sahip olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca parçalı yapıdaki İran muhalefetinin ülke yönetimini devralma ihtimalinin oldukça zayıf olduğu değerlendirmesi yer aldı.
Öte yandan Trump'ın, Mücteba Hamaney'in İran İslam İnkılabı Rehberi olarak belirlenmesinden duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdiği ifade edildi. Washington yönetimi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışını durduracak bir adım atması halinde sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.
İran Devrim Muhafızları ise ABD ve siyonist rejimin saldırılarının sürmesi halinde bölgeden hiçbir petrolün çıkmasına izin verilmeyeceğini belirterek, savaşın nasıl sona ereceğine Tahran'ın karar vereceğini vurguladı. Trump ise böyle bir durumda ABD'nin İran'ı şimdiye kadar olduğundan "20 kat daha güçlü" şekilde vuracağını söyledi.
Trump'ın son günlerde yaptığı açıklamaların ise çelişkili olduğu dikkat çekiyor. Geçen hafta İran'ın "koşulsuz teslim olması" gerektiğini söyleyen ve kara kuvvetleri ihtimalini dışlamayan Trump, son açıklamasında ise böyle bir karar vermekten "çok uzak" olduğunu dile getirdi. ABD istihbarat değerlendirmeleri ise Tel Aviv'in ısrarla savunduğu "İran İslam Cumhuriyeti'nde yönetimin devrilmesi" hedefinin askeri yöntemlerle gerçekleşmesinin oldukça zor olduğunu ortaya koyuyor. (İLKHA)