16696,42%-1,65
43,86% 0,04
51,82% 0,31
7342,52% 0,87
11845,61% 0,03
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılacak nükleer müzakereler öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Arakçi, diplomatik çözüm yollarına açık olduklarını belirterek, “Bir tür karşılıklı anlayışa varabildik ve bu temel üzerine bir mutabakat inşa edebileceğimizi düşünüyorum” dedi. Ancak her türlü seçeneğin hâlâ masada olduğunu hatırlatan Bakan, güçlü olmanın savaşı engellemenin en etkili yolu olduğunu savundu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’in süresiz nükleer anlaşma talebine karşı İran, barışçıl nükleer programından vazgeçmeyeceklerini açıkladı. Arakçi, füze programı konusunda da net bir sınır çizerek, menzili bilinçli olarak 2 bin kilometre ile sınırladıklarını ve sistemlerin tamamen savunma ve caydırıcılık amaçlı olduğunu söyledi.
Bakan Arakçi, olası bir ABD operasyonuna karşı bölge ülkelerini ve Washington’ı uyararak, Amerikan üslerinin “meşru askeri hedef” olarak görüleceğini belirtti. Katar örneğini veren Arakçi, herhangi bir çatışmada kardeş ülkeleri değil, doğrudan ABD unsurlarını hedef alacaklarını ifade etti. Arap ülkelerinin çatışmaya karşı olduğunu, İsrail’in ise ABD’yi bölgedeki yıkıcı bir savaşa çekmeye çalıştığını söyledi.
Arakçi’nin mesajları, İran’ın diplomasiye açık olduğunu ancak caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirmeyi sürdüreceğini gösteriyor. Müzakereler sırasında veya başarısızlık halinde askeri tehditlerin İran’ı teslim olmaya zorlayamayacağı net bir şekilde vurgulandı.
Suikast senaryoları ve İran lideri Ali Hamaney’e yönelik tehditler hakkında da konuşan Arakçi, İran devlet sisteminin kişilere bağlı olmadığını belirtti. Anayasal mekanizmalar ve Uzmanlar Meclisi’nin işleyişine dikkat çeken Bakan, herhangi bir kriz yaşanmayacağını ve sistemin kurumsal olarak güçlü olduğunu söyledi.
Arakçi, nükleer müzakerelerde diplomatik çözümü öncelikli tuttuklarını belirtirken, askeri seçeneklerin de her zaman hazır tutulduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, hem masada güçlü bir duruş sergileme hem de olası tehditlere karşı hazırlıklı olma stratejisinin göstergesi olarak yorumlanıyor.