Hayat Aras yazdı:''12 Hayvanlı takvim ve at yılı''

Hayat Aras yazdı:

Eğitimci Hayat Aras, ''12 Hayvanlı Türk Takvimi'' ve ''At Yılı'' üzerine kaleme aldığı yazısında, takvimin yalnızca zamanı ölçen bir araç olmadığını, aynı zamanda toplumların dünyayı algılama biçimini yansıtan tarihî bir ayna olduğunu vurguluyor.

ANKARA - BHA

Eğitimci Hayat Aras, yazısında Türklerin İslamiyet öncesi dönemden itibaren kullandığı 12 Hayvanlı Takvim’in kültürel, mitolojik ve tarihsel boyutlarını ele alıyor.

''Takvim; zamanı gösteren bir araç olmasından öte, ait olduğu toplumun evrendeki yerini nasıl algıladığını, dünyaya bakışını, doğayı ve hayatı anlamlandırmasını yansıtan tarihi bir aynadır. Zamanı adlandırma ve düzenleme çabası; toplumları, bulundukları kültür dairesinin coğrafik, bölgesel, felsefi, inanç… yapılarına uygun olarak takvim sistemleri geliştirmeye yöneltmiştir. İslamiyet öncesinden itibaren Türk topluluklarında kullanılan 12 Hayvanlı Takvim, bu bağlamda bozkır kültürünün döngüsel zaman anlayışını, en açık biçimde yansıtan sistemlerden biridir. Coğrafyanın, hayvancılığın, inanç dünyasının ve yaşam biçiminin takvime izdüşümüdür.

12 Hayvanlı Takvim’in çıkış kaynağının Çinliler mi, Türkler mi ya da yakın coğrafyadaki başka bir halk mı olduğu sorusuna bugün net ve tek bir yanıt vermek güçtür. Ancak tartışmasız olan gerçek, bu takvimin yüzyıllar boyunca ve günümüzde Türk toplulukları tarafından aktif ve işlevsel biçimde kullanılmış olduğudur. Şine Usu Yazıtı’nda domuz, tavuk ve pars yıllarının adlarının geçmesi, Bengütaşlarda (Orhun Yazıtları) Bilge Kağan’ın it yılının 10. ayının 26. gününde, Köl Tigin’in ise koyun yılının 1. ayının 17. gününde dünyalarını değiştikleri, Bilge Kağan için düzenlenen yuğ (anma) töreninin domuz yılının 5. ayının 27. gününde yapıldığı bilgisi, takvimin tarihî kullanımını somut biçimde doğrulamaktadır.

Takvimin Türkiye’de unutulmasının nedenleri arasında; İslamiyet sonrası dönemde dinî ve idarî ihtiyaçları karşılayan yeni takvimlerin benimsenmesi ve çağdaşlaşma süreçleri içinde geçerliliğini yitirmesi sayılabilir. Ancak takvim bütünüyle yok olmamış; kültürel yaşamdan çekilerek tarih biliminin konusu hâline gelmiştir. 12 Hayvanlı takvim, günümüzde Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan, Sibirya… topraklarında, modern takvimlerin yanında varlığını sürdürmektedir. Çünkü göçebe, yarı göçebe, konargöçer hayat tarzının devamlılığı, sözlü gelenekten beslenen ve ortak bellekle taşınan yaşam biçiminin zamansal uyumu, doğayla yapılan gizli anlaşmalar, örtük uzlaşılar uçsuz bucaksız mekânlarda zamanı saydırmadı, yaşattı. Bugün dahi bu bölgelerde bir kişiye “hangi yılda doğdun?” sorusu yöneltildiğinde, bunun karşılığı çoğu zaman doğduğu yılın hayvan adıyla verilmektedir.

Takvimin klasik sıralaması şöyledir: Sıçan, öküz, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at, koyun, maymun, tavuk, köpek, domuz. Bölgesel ve kültürel farklılıklara bağlı olarak hayvan adlarında değişiklik görülebilir: sıçan yerine fare; öküz yerine inek veya sığır; kaplan yerine pars ya da arslan; ejderha yerine balık, timsah; tavuk yerine horoz; köpek yerine it kullanıldığı görülür. Yakutistan’da yaşayan Yakut/Saha Türklerinde mitolojik adlar dikkat çeker: Cöhögöy, Hotoy Ayıı, Bayanay, Bilge Haan, Odun Haan gibi.

Sıçan yılı ile başlayıp domuz yılı ile sona eren sistem, 12 yıllık döngülerden oluşur. 2026 yılı, at yılıdır. Türk mitolojik düşüncesinde at, kutsal bir varlıktır. Anlatılara göre tanrıların yeryüzü için yarattığı ilk canlı, at olarak kabul edilir. At; gücün, dayanıklılığın, bağımsızlığın, özgürlüğün… simgesidir. Aynı zamanda gök ile yer arasında bağlantı kuran, ruhların yolculuğunda rehberlik eden bir varlık olarak düşünülmüş; bu nedenle kurganlarda ölülerle birlikte gömülmüştür.

Moğol tarihinin zaman çizelgesinde At Yılı; büyük kağanların doğduğu, kutlu tahtlara çıkıldığı yıllar olarak yerini almıştır: Cengiz Han (1162), Ögeday Han (1186), Manduul Han (1426) at yılında doğmuştur. Güyük Han (1246), Tümen Zasagt (1558) ise at yılında tahta çıkmıştır.

2026 at yılı esas alındığında takvim sıralaması doğrultusunda aşağıya veya yukarıya gidilerek hangi yılın hangi hayvan adıyla adlandırıldığı kolaylıkla görülebilir. Buna göre 2025 yılı yılan, 2027 yılı koyun yılıdır. Yılan yılını karşılamam 2001 yılında Moğolistan’a, uğurlamam 2025 yılında Türkiye’ye denk geldi. At yılımız, yeni yılımız kutlu olsun, kut getirsin.''



Yorumlar (0)

GÜNDEM

Haberi Sesli Oku