Bir şehri yöneten, devletin o ildeki en yüksek temsilcisi olan mülki idare amirleri hakkında haber yaparken kullanılan dil, sadece bir "teknik terim" meselesi değil, aynı zamanda bir saygı ve etik meselesidir. Trabzon Valisi Sayın Aziz Yıldırım’ın, Valiler Kararnamesi ile Vali-Mülkiye Başmüfettişliği görevine getirilmesinin ardından atılan bazı başlıklar, maalesef basınımızın bir kesiminin geldiği noktayı ibretle gözler önüne sermektedir.
"Trabzon Valisi Görevden Alındı", "Vali Aziz Yıldırım Görevden Alındı" şeklinde atılan sığ ve manipülatif başlıklar, en hafif tabiriyle cehalet, biraz daha ileri gidersek kötü niyet göstergesidir.
Kavramlarla Gerçekleri Eğip Bükmek
Devlet geleneğimizde "Valiler Kararnamesi" bir nöbet değişimidir. Bir valinin il görevinden alınıp merkeze, yani mülkiye başmüfettişliği gibi yine çok kritik ve denetleyici bir makama atanması "görevden alınma" değil, bir görev değişikliğidir. "Görevden alındı" ifadesi, halkın zihninde bir suç, bir başarısızlık veya bir soruşturma neticesinde el çektirilme algısı yaratır.
Eğer bir gazetecinin elinde valinin "başarısızlığına" veya "görevden el çektirilmesine" dair somut, hukuki bir veri yoksa; sadece kararname metnindeki yer değişikliğini bu şekilde sunması, habercilik değil, bir tür "istememezlik" dışavurumudur.
Bazı sosyal medya sayfalarının ve "gazeteci" sıfatını taşıyan kişilerin bu dili iştahla kullanması, akıllara şu soruyu getiriyor: Amacınız haber vermek mi, yoksa bir devlet adamının itibarını zedelemek mi?
Tık Kaygısı: "Görevden alındı" başlığının daha çok tık alacağı aşikârdır. Ancak bir tık fazla almak için devletin makamlarını ve kişilerin onurunu malzeme yapmak, meslek ahlâkıyla bağdaşmaz.
Kişisel Husumet: Bir valiyi sevmemek veya yöntemlerini eleştirmek her gazetecinin hakkıdır. Ancak bu eleştiriyi, devletin atama kararlarını çarpıtarak "tasfiye ediliyormuş" havası yaratarak yapmak, habercilik değil "itibar suikastçılığıdır."
Gazetecilik, kelimelerin gücünü kullanarak gerçeği aydınlatma sanatıdır; gerçeği karartma veya eğip bükme sanatı değil. Aziz Yıldırım, yıllarını devlet hizmetine vermiş, farklı illerde tecrübe kazanmış bir mülki idare amiridir. Bugün Trabzon’dan Ankara’ya, denetim ve rehberlik görevine geçmesi bir son değil, kariyerinin bir başka evresidir.
Buradan o başlıkları atan meslektaşlarımıza ve sosyal medya fenomenlerine bir hatırlatma yapalım: Valilik makamı bâkî, isimler fânidir. Devletin işleyişini bilmeden, mevzuata hakim olmadan veya sırf "birilerini istemediğiniz için" attığınız o başlıklar, sadece sizin kaleminizin ciddiyetini eksiltir.
Halkı doğru bilgilendirmekle mükellef olanların, önce kendi kullandıkları dili ıslah etmeleri gerekir. Unutmayın; eksik bilgiyle yapılan yorum, yalanın bir alt kademesidir.