16675,83%-3,15
43,75% 0,00
51,56% -0,06
7030,07% 0,24
11672,32% 0,25
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington’da düzenlenen Gazze Barış Kurulu toplantısında yaptığı açıklamalarla uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. İki yılı aşkın süredir ağır insani yıkıma sahne olan Gazze Şeridi için sağlanan ateşkese dikkat çeken Fidan, sürecin henüz kalıcı bir istikrara dönüşmediğini vurguladı. Türkiye’nin barışın korunması ve sürdürülebilir hale getirilmesi için askeri dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu ifade eden Fidan’ın sözleri diplomatik çevrelerde geniş yankı uyandırdı.
Toplantının, ABD Başkanı Donald Trump öncülüğünde gerçekleştiği belirtilirken, Türkiye’nin bölgesel aktörlerle birlikte sürece aktif katkı sunduğu kaydedildi. Fidan konuşmasında, ateşkesin sağlanmasının önemli bir eşik olduğunu ancak sahadaki insani durumun hâlâ kırılgan olduğuna dikkat çekti. Yer yer ateşkes ihlallerinin yaşandığını belirten Bakan, kalıcı barış için güvenlik mekanizmasının şart olduğunu dile getirdi.
Gazze’de sağlanan ateşkes, bölge halkı için bir nefes aralığı oluşturdu. Ancak uzmanlara göre çatışma sonrası dönem en az savaş kadar hassas bir süreç içeriyor. Altyapının büyük ölçüde tahrip olması, sağlık ve eğitim sisteminin çökmesi ve güvenlik boşluğu bölgenin yeniden toparlanmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle uluslararası toplumun koordineli bir şekilde hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye’nin uzun süredir Gazze’ye insani yardım sağlayan ülkeler arasında ön sıralarda yer aldığı biliniyor. Fidan da konuşmasında bu noktaya değinerek, Türkiye’nin sadece insani yardım değil, aynı zamanda kurumsal yeniden yapılanma desteği sunmaya hazır olduğunu belirtti. Sağlık tesislerinin yeniden inşası, eğitim altyapısının kurulması ve yerel güvenlik güçlerinin eğitimi gibi başlıkların gündemde olduğu aktarıldı.
En dikkat çeken bölüm ise “Uluslararası İstikrar Gücü” vurgusu oldu. Fidan, böyle bir yapının kurulması halinde Türkiye’nin asker göndermeye hazır olduğunu açıkça ifade etti. Bu açıklama, Türkiye’nin süreci sadece diplomatik değil, sahada da desteklemeye hazır olduğunun işareti olarak değerlendiriliyor.
Bakan Fidan konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze’nin güvenliği ve yeniden inşası konusundaki kararlılığını da kurul üyelerine iletti. Türkiye’nin yaklaşımının “bölgesel sahiplenme” ilkesine dayandığını belirten Fidan, barışın ancak güçlü bir siyasi irade ve uluslararası iş birliği ile kalıcı hale gelebileceğini söyledi.
Konuşmanın en stratejik boyutunu ise iki devletli çözüm vurgusu oluşturdu. Fidan, 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletinin kurulmasının bölgedeki uzun vadeli istikrar için tek kalıcı çözüm olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu hedef doğrultusunda diplomatik çabalarını sürdüreceğini ifade etti.
Uzmanlar, Türkiye’nin olası bir uluslararası güce asker göndermesinin hem bölgesel dengeler hem de Ankara’nın dış politika vizyonu açısından önemli bir adım olacağını değerlendiriyor. Bu durum, Türkiye’nin Orta Doğu’daki etkinliğini artırabileceği gibi, aynı zamanda ciddi diplomatik sorumlulukları da beraberinde getirebilir.
Öte yandan sürecin nasıl şekilleneceği, uluslararası toplumun ortak iradesine bağlı olacak. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi için güvenlik, siyasi çözüm ve ekonomik yeniden yapılanma adımlarının eş zamanlı ilerlemesi gerekiyor.
Sonuç olarak Türkiye’nin verdiği mesaj net: Gazze’de barışın tesisi için masada da sahada da varız. Önümüzdeki günlerde uluslararası mekanizmanın nasıl yapılandırılacağı ve Türkiye’nin bu yapı içindeki rolünün somutlaşıp somutlaşmayacağı yakından takip edilecek.