Ticaret Bakanlığı, dijital mecralarda tüketiciyi yanıltan ve batıl inançlar üzerinden kazanç sağlamayı amaçlayan içeriklere karşı denetimlerini sıkılaştırdı. Bakanlığa bağlı Reklam Kurulu, yaptığı son toplantıda falcılık, medyumluk ve astroloji gibi hizmetlerin reklam ve tanıtım faaliyetlerini kapsamlı şekilde ele aldı. Yapılan incelemeler sonucunda, mevzuata aykırı tanıtım yaptığı tespit edilen 26 internet sitesi hakkında erişim engeli uygulanmasına karar verildi.
Yetkililer, bu tür sitelerin özellikle psikolojik olarak hassas durumda bulunan kişileri hedef aldığını, umut, korku ve belirsizlik duygularını istismar ederek maddi kazanç sağladığını vurguladı. Alınan kararın temel amacının yalnızca dijital ortamı düzenlemek değil, aynı zamanda tüketiciyi korumak olduğu ifade edildi.
Reklam Kurulu değerlendirmesinde, falcılık ve benzeri hizmetlerin bilimsel dayanağı olmayan iddialarla sunulduğu, kesin sonuç vaat eden ifadelerle tüketicilerin yanıltıldığı tespitine yer verildi. Kurul, bu tür reklamların hem etik dışı hem de tüketici mevzuatına aykırı olduğunun altını çizdi.
Özellikle internet ve sosyal medya üzerinden yapılan bu tanıtımların kontrolsüz biçimde yayılması, dijital denetimlerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Kurul kararında, erişim engelinin önleyici ve caydırıcı bir tedbir olduğu vurgulandı.
Bakanlık kaynakları, alınan kararın arkasındaki temel gerekçeleri şu başlıklar altında topladı:
Tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi
Batıl inançların ticari kazanç aracı yapılmasının engellenmesi
Dijital reklamlarda mevzuata uygunluğun sağlanması
Özellikle gençler ve kırılgan grupların korunması
Haksız kazançla mücadele edilmesi
Bu çerçevede, benzer içeriklere yönelik denetimlerin artarak süreceği, gerektiğinde yeni erişim engeli ve idari yaptırımların da gündeme gelebileceği ifade edildi.
Son dönemde yasa dışı bahis, kumar ve yanıltıcı hizmet reklamlarına yönelik artan müdahaleler, dijital alanda daha sıkı bir denetim dönemine girildiğini gösteriyor. Reklam Kurulu’nun aldığı bu karar, sadece falcı ve medyum siteleriyle sınırlı kalmayacak; benzer şekilde tüketiciyi aldatmaya yönelik tüm dijital içerikler mercek altında olmaya devam edecek.
Uzmanlar, bu tür kararların uzun vadede hem dijital mecralarda güven ortamını güçlendireceğini hem de vatandaşların maddi ve manevi zarar görmesinin önüne geçeceğini belirtiyor.