Soğuk hava Erzurum’daydı ama saha sıcaktı. Kazım Karabekir Stadyumu’nda oynanan mücadelede Erzurumspor FK, Amedspor’u 2-0 mağlup ederek hem hanesine üç puanı yazdırdı hem de “bu şehir hafife gelmez” mesajını net biçimde verdi.Goller 63. dakikada Eren Tozlu’dan, 90+5’te ise Baiye’den geldi. Skor tabelası iki golü gösteriyordu ama sahadaki hikâye bundan çok daha büyüktü.
Bu maç, sadece bir lig karşılaşması değildi. Bu maç, Erzurum’un karakteriydi. Hani derler ya: Erzurum çelik bir yaydır, germeye gelmez. İşte bugün sahada tam olarak bu sözün karşılığı vardı.

Erzurum’da futbol sadece ayakla oynanmaz; yürekle, inatla, sabırla oynanır. Tribünler dolu olsun ya da olmasın, bu şehrin takımı sahaya çıktığında arkasında görünmeyen ama hissedilen bir güç vardır. O güç, bin yıllık dadaş duruşudur.
Amedspor karşısında oynanan futbol, belki estetik açıdan herkesin beklentisini karşılamadı ama Erzurumspor FK tam da olması gerektiği gibi oynadı: sert, disiplinli ve pes etmeyen bir oyun. Rakibe alan bırakmayan savunma anlayışı, orta sahadaki mücadele gücü ve sabırla beklenen an… Erzurumspor oyunu aceleye getirmedi, panik yapmadı, bildiğini oynadı.

Maçın kırılma anı 63. dakikada geldi. Uzun süredir baskı kuran Erzurumspor, aradığı golü Eren Tozlu’nun ayağından buldu. Bu gol sadece skor üstünlüğü değildi; psikolojik bir eşikti.
Eren Tozlu’nun golüyle birlikte tribünler ayağa kalktı, saha içindeki özgüven arttı. O dakikadan sonra Erzurumspor FK, oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. Rakip beraberlik için risk aldıkça, Erzurumspor sabırlı kaldı. Panik yoktu, telaş yoktu. Çünkü bu takım ne zaman beklemesi gerektiğini iyi bilen bir takım.
Bu maçta en çok dikkat çeken detaylardan biri, Erzurumspor’un kimliğine geri dönmesiydi. Sertlik, mücadele, direnç… Kimse bu şehrin takımının fabrika ayarlarıyla oynamasın. Çünkü bu ayarlar bozulduğunda değil, yeniden devreye girdiğinde karşılığı ağır olur.
Amedspor güçlü bir ekip olabilir, kaliteli ayaklara sahip olabilir. Ama Erzurum’da oynanan bir maçta sadece futbol yetmez. Burada duruş gerekir, direnç gerekir. Erzurumspor FK, rakibine bunu hatırlattı.
Dakikalar 90+5’i gösterdiğinde sahada hâlâ mücadele vardı. Erzurumspor geri çekilip skoru korumayı seçmedi. Tam tersine, rakibin risk aldığı anda affetmedi. Baiye’nin attığı gol, maçın son sözünü söyledi.
Bu gol, sadece bir kontra atağın sonucu değildi. Bu gol, 90 dakika boyunca verilen emeğin, koşulan mesafelerin ve dökülen terin ödülüydü. Skor 2-0’a geldiğinde herkes şunu biliyordu: Bu maç burada bitti.
Erzurumspor’un evinde kazandığı bu maç, lig tablosundan bağımsız olarak bir mesaj içeriyor. Bu şehirde futbol oynuyorsanız, Dadaş ruhunu hesaba katacaksınız. Kimse Erzurum’u sadece hava şartlarıyla tanımlamasın. Bu şehir, gerektiğinde sahayı da rakibe dar eder.
Bugün Kazım Karabekir Stadyumu’nda sadece bir galibiyet alınmadı. Bugün, Erzurumspor FK’nin hâlâ ayakta olduğu, hâlâ bu ligin sert ekiplerinden biri olduğu herkese hatırlatıldı.
Erzurum çelik bir yaydır. Fazla gererseniz kopmaz, sizi fırlatır. Erzurumspor FK bugün bunu bir kez daha gösterdi. Eren Tozlu’nun kilidi açtığı, Baiye’nin noktayı koyduğu bu maç; sezonun unutulmayacak karşılaşmalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Kimse Dadaşlarımın fabrika ayarlarıyla oynamasın. Çünkü bu ayarlar devreye girdi mi, karşılığı sahada ağır olur.