16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
Türkiye ekonomisi, son yılların en kritik virajlarından birine girmiş durumda. Yüksek enflasyon, artan politika faizleri ve krediye erişimde daralma piyasaların yönünü belirliyor. Enflasyonla mücadele kapsamında atılan sıkı para politikası adımları, ekonomik büyüme hızını yavaşlatırken fiyat istikrarını sağlamayı hedefliyor.
Ancak ekonomide denge arayışı kolay değil. Çünkü enflasyon yalnızca sayısal bir veri değil; toplumun psikolojisini etkileyen bir unsur. Market raflarında etiketlerin sık değişmesi, kiraların hızla yükselmesi ve temel ihtiyaç kalemlerindeki artış, geniş kesimlerin alım gücünü zorluyor.
Merkez Bankası’nın sıkı duruş mesajları piyasalar tarafından dikkatle takip ediliyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması, rezervlerdeki toparlanma ve finansal disiplin vurgusu olumlu sinyaller olarak görülüyor. Ancak asıl soru hâlâ geçerliliğini koruyor: Bu politikalar ne zaman günlük hayata somut rahatlama olarak yansıyacak?
Ekonomik programların başarısı yalnızca teknik göstergelerle ölçülmez. Toplumun güven duyması gerekir. Güven ise söylemle değil, sonuçla oluşur. Enflasyon kalıcı olarak düşmediği sürece vatandaşın beklentisi karşılanmış sayılmaz.
Uzmanlar, enflasyonun kontrol altına alınması için mali disiplinin devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Kamu harcamalarında tasarruf, üretim odaklı teşvikler ve yapısal reformlar sürecin destekleyici unsurları arasında gösteriliyor.
Öte yandan yüksek faiz politikası kredi maliyetlerini artırarak yatırım iştahını sınırlıyor. Bu durum kısa vadede büyümeyi baskılayabilir. Ancak ekonomi yönetimi, uzun vadede istikrarın büyümeden daha öncelikli olduğunu savunuyor.
Türkiye’nin önünde zorlu ama yönetilebilir bir süreç bulunuyor. Eğer para politikası, maliye politikası ve yapısal adımlar koordineli ilerlerse ekonomik dengelenme hızlanabilir. Aksi halde dalgalı seyir sürebilir.
Sonuç olarak ekonomi yönetimi için en kritik başlık güven ve öngörülebilirliktir. Çünkü ekonomi, rakamların olduğu kadar beklentilerin de yönetimidir. Beklentiler düzelirse tablo da düzelir.