Bilimin, mühendisliğin ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği bir çağda yaşadığımız inkâr edilemez bir gerçektir. Ancak bu gelişmelerin, bir milletin tarihini, hafızasını ve ruhunu yok saymanın gerekçesi hâline getirilmesi kabul edilemez. Büyük Birlik Partisi Tortum İlçe Başkanı Yunus Buğra Erdoğan, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan kongre binasının yıkılması yönündeki söylemlere bu sözlerle tepki gösterdi.
Erdoğan’a göre kongre binası yalnızca betonarme bir yapıdan ibaret değil. Aksine, bu bina; millî mücadelenin ruhunun yoğrulduğu, millet iradesinin ete kemiğe büründüğü ve tarihsel hafızanın somut bir sembolü niteliğinde. “Çözüm; bu binayı güçlendirerek yaşatmak yerine yıkmak olarak görülüyorsa, burada hedef alınan sadece bir yapı değildir” diyen Erdoğan, asıl hedefin milletin hafızası ve ortak değerleri olduğuna dikkat çekti.
Kongre binasının “eski” olduğu veya “depreme dayanıksız” olduğu iddiasıyla gözden çıkarılmasını eleştiren Erdoğan, bu yaklaşımın son derece sakıncalı bir zihniyeti yansıttığını ifade etti. Ona göre tarihî ve manevi değeri olan yapıların yalnızca teknik raporların soğuk satırlarına indirgenmesi, kutsal ve millî olanın anlamını yok saymaktır.
Erdoğan, bu anlayışın sınır tanımayan bir bakış açısına sahip olduğunu vurgulayarak çarpıcı bir benzetmede bulundu: “Bugün ‘eski’ diyerek kongre binasını yıkmayı savunan bu zihniyet, yarın ‘depreme dayanıksız’ bahanesiyle en kutsal mekânlar için bile aynı cüreti gösterebilir.” Bu sözlerle, meseleye sadece şehircilik veya mühendislik penceresinden bakılmasının büyük bir yanılgı olduğunun altını çizdi.
BBP Tortum İlçe Başkanı’na göre tarih, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi taşınması zor bir yük değil; aksine geleceği inşa ederken yol gösteren en güçlü rehberdir. Kongre binası gibi sembol yapıların korunmasının, geçmişe saplanıp kalmak değil; kökleri sağlam bir gelecek kurmak anlamına geldiğini belirtti.
Erdoğan, “Millî ruhun mayalandığı mekânları yok ederek modernleştiğini sanan bir anlayış, aslında kendi köklerini kesmektedir” ifadelerini kullandı. Ona göre gerçek ilerleme, tarihi yok saymakla değil; onu koruyarak, güçlendirerek ve yeni nesillere aktararak mümkündür.
Açıklamasının sonunda sert bir dil kullanan Yunus Buğra Erdoğan, millî hafızaya sırt dönen bu yaklaşımın masum bir şehircilik tercihi olarak sunulamayacağını ifade etti. “Tarihini yük gören, değerlerini kolayca feda eden bu düşünce; millî ruha karşı işlenmiş açık bir ihanettir” diyen Erdoğan, bu anlayışa karşı durmaya devam edeceklerini vurguladı.
Erdoğan sözlerini, “Bizler geçmişimize sahip çıkarak geleceğimizi inşa etmeye kararlıyız. Kongre binası tartışması, aslında nasıl bir millet olmak istediğimizin turnusol kâğıdıdır” diyerek tamamladı.