16407,98%-1,86
43,54% 0,04
51,46% 0,15
6817,22% -1,32
11644,36% -3,02
“Etnik Tanım Toplumu Dışlıyor”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yeni anayasa çalışmalarında en tartışmalı başlıklardan biri olan vatandaşlık tanımına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Nefes Gazetesi’ne konuşan Bakırhan, anayasal vatandaşlığın etnik kimliklerden arındırılması gerektiğini savunarak, “Biz Türk’ün yanına Kürt’ü ekleyelim demiyoruz. Herkesi kapsayan nötr bir Türkiye yurttaşlığı istiyoruz” dedi.
Bakırhan, mevcut anayasal tanımın toplumsal gerçeklikle örtüşmediğini belirterek, ulus-devlet inşa sürecinde “Türklük” kavramının sosyolojik olarak etnik bir anlam kazandığını ifade etti. Bu durumun, kendisini anayasanın dışında hisseden geniş kesimler yarattığını savundu.
“Bahçeli Ezber Bozan Bir Tutum Sergiledi”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki açıklamalarını da değerlendiren Bakırhan, Bahçeli’nin yaklaşımını “tarihi” olarak nitelendirdi. Türk milliyetçiliğinin kurucu partisinin liderinin ilk kez bu kadar farklı bir perspektif sunduğunu dile getiren Bakırhan, “Sayın Bahçeli buzları kırdı, duvarları yıktı. Bu yol artık hukuk, adalet ve demokrasiyle döşenmelidir” ifadelerini kullandı.
Bakırhan’a göre, çözüm arayışlarında karşılıklı muhataplık zeminini güçlendiren bu yaklaşımın, artık somut adımlarla desteklenmesi gerekiyor.
Öcalan ve Müzakere Tartışmaları
Abdullah Öcalan’la ilgili soruya da yanıt veren Bakırhan, sürecin sağlıklı yürüyebilmesi için müzakere koşullarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu. Bakırhan, “Sayın Öcalan bu süreci yönetecek aktördür ancak mevcut koşullarda bunun mümkün olmadığını görüyoruz” dedi.
“Türkiye’yi Bölmek Değil, Demokrasiyi Büyütmek İstiyoruz”
Özerklik ve bölünme iddialarına net bir dille karşı çıkan Bakırhan, hedeflerinin Türkiye’nin bütünlüğü içinde güçlü yerel demokrasi olduğunu söyledi. “Türkiye bizim de ülkemiz. Kimse bizden alamaz, biz de kimseye vermeyiz” diyen Bakırhan, yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin yalnızca Kürt illeri için değil, tüm Türkiye için gerekli olduğunu savundu.
Anadil ve Irkçılık Tartışmaları
Anadil konusundaki eleştirilere de yanıt veren Bakırhan, Türkçenin resmi ve ortak dil olduğunu vurgulayarak, “Türkçeyi kendi dilimiz olarak görüyoruz” dedi. Ancak Kürtçenin ve diğer dillerin öğrenilmesinin bir tehdit değil, eşit yurttaşlığın gereği olduğunu belirtti.
Bakırhan’a göre, anadilde eğitim talebi ırkçılık değil; tam tersine, ayrımcılığın sona erdirilmesine yönelik bir demokratik haktır.
Suriye ve Bölgesel Gelişmeler
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’yi yalnızca güvenlik açısından değil, iç barış açısından da doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Bakırhan, demokratik ve üniter bir Suriye’nin bölgeye istikrar getireceğini söyledi.
“Türkiye’nin Gündemi Artık Silah Değil Hukuk Olmalı”
PKK’nın silah bırakma iddialarına ilişkin değerlendirmesinde ise Bakırhan, Türkiye’nin önünde yeni bir eşik olduğunu belirtti. “Artık şiddet değil, hukuk ve demokrasi konuşulmalı” diyen Bakırhan, bu sürecin yasal düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“Barış Bu Ülkenin En Temel İhtiyacıdır”
Açıklamalarının sonunda toplumsal barış vurgusu yapan Bakırhan, tüm siyasi aktörlere çağrıda bulundu:
“Parti çıkarları değil, halkın geleceği düşünülmeli. Türkiye’nin barışa ihtiyacı var ve bu süreci başarıya ulaştırmak zorundayız.”