16709,28%-0,07
43,63% 0,10
51,95% -0,04
7031,11% -1,20
11686,79% 0,16
Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada savcılık, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi kapsamında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçunu işlediği iddia edildi.
Savcılık, dosyada yer alan deliller, tanık beyanları ve iletişim kayıtlarının bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda suçun unsurlarının oluştuğu kanaatine vardığını bildirdi. Bu kapsamda Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Bu talep, davanın seyrini doğrudan etkileyecek en kritik aşamalardan biri olarak değerlendiriliyor.
Savcılık mütalaasında, isnat edilen suçun devletin anayasal düzenine karşı işlenen en ağır suçlardan biri olduğu vurgulandı. Suçun niteliği, kapsamı ve iddia edilen organizasyonel boyutu gerekçe gösterilerek, sanık hakkında en üst hadden ceza talep edildi.
Mütalaada özellikle, eylemlerin süreklilik arz ettiği, bireysel tepkilerden ziyade planlı ve yönlendirilmiş bir organizasyon iddiası çerçevesinde ele alındığı ifade edildi.
Savcılığın değerlendirmesinde, 2013 yılında yaşanan Gezi Parkı olayları dosyanın merkezinde yer aldı. Mütalaada, bazı sanatçıların eylemlere katılımının organize edildiği, bu organizasyonun hükümete karşı toplumsal hareketi yönlendirme ve büyütme amacı taşıdığı iddia edildi.
Savcılık, bu süreçte Ayşe Barım’ın aktif rol oynadığı, menajerliğini yaptığı isimler üzerinden koordinasyon sağladığı ve eylemlere katılım konusunda yönlendirici olduğu yönünde değerlendirmelerde bulundu.
Mütalaada yer alan iddialara göre savcılık, Ayşe Barım’ın:
Menajerliğini yaptığı sanatçılarla eşgüdüm halinde hareket ettiği,
Eylemlere katılım konusunda yönlendirme yaptığı,
Bu sürecin iletişim kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklendiği
kanaatine vardı.
Bu eylemlerin tek tek değil, bir bütün halinde değerlendirildiğinde suçun oluştuğu ileri sürüldü.
Ayşe Barım ve avukatları ise savcılığın mütalaasına karşı savunma hazırlığında olduklarını açıkladı. Savunma tarafı, suçlamaların somut ve kesin delillere dayanmadığını, sanatçıların bireysel iradeleriyle hareket ettiklerini ve müvekkillerinin bu süreçte yönlendirici bir rol üstlenmediğini savunuyor.
Avukatlar, dava sürecinde bu iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verileceğini belirtti.
Ayşe Barım, 1971 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini English Highschool for Girls’te tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu.
Eğitimini güçlendirmek amacıyla iki yıl Londra’da iletişim eğitimi alan Barım, bu süreçte medya ve eğlence sektöründe deneyim kazandı. Türkiye’ye döndükten sonra 1992 yılında çeşitli büyük medya kuruluşlarında promosyon direktörlüğü ve halkla ilişkiler müdürlüğü gibi görevlerde bulundu.
Savcılığın ağırlaştırılmış müebbet talebiyle birlikte dava, karar aşamasına yaklaşan en kritik evrelerden birine girdi. Mahkemenin, savunmaların ardından nasıl bir yol izleyeceği ve talep edilen ceza konusunda nasıl bir değerlendirme yapacağı merakla bekleniyor.