ARINÇ’IN "ÖZGÜL" ÇELİŞKİLERİ VE SİYASİ ETİĞİN İFLASI

ARINÇ’IN

​Bazı siyasetçiler vardır; sadece yaptıklarıyla değil, yapmadıkları ve zamanlaması manidar çıkışlarıyla da tarihin tozlu sayfalarına "ibret vesikası" olarak geçerler.

​Bazı siyasetçiler vardır; sadece yaptıklarıyla değil, yapmadıkları ve zamanlaması manidar çıkışlarıyla da tarihin tozlu sayfalarına "ibret vesikası" olarak geçerler.

22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, Sözcü TV’de sergilediği son performansıyla, bu vasfı kimseye kaptırmaya niyetli olmadığını bir kez daha kanıtladı.

Yıllarca devletin en mahrem ve en yüksek kademelerinde "özgül ağırlık" iddiasıyla boy gösteren Arınç, bugün kendi inşâ ettiği sistemin duvarlarına taş atarken, aslında kendi siyasi mirasını da yerle bir ediyor.

​İmtiyazlı Adalet Çığlığı: "Makam Sahipleri Tutuklanmasın"

​Arınç’ın "Makam ve mevki sahibi kişiler tutuklu yargılanmasın" önerisi, hukuk devleti ilkesine vurulmuş bir darbedir. Bu yaklaşım, adaleti halkın genelinden koparıp bir zümreye mülk etme çabasıdır.

Soruyoruz: Bir belediye işçisi, bir öğretmen ya da bir esnaf yargılanırken "tutukluluk" normal karşılanırken, bir "makam sahibi" söz konusu olduğunda mı vicdanlar sızlıyor?
Adalet, kartvizitlerin arkasına gizlenen bir imtiyaz değil; herkesin karşısında çıplak ve eşit olduğu bir terazidir. Arınç’ın bu çıkışı, siyasi elitizmi "hukuk" diye pazarlama kurnazlığıdır.

​Bilal Erdoğan Rahatsızlığı ve Evdeki Milletvekili

​"Bu işler babadan oğula olmaz" diyerek Bilal Erdoğan’ın görünürlüğüne saldıran Arınç’a, kamuoyu adına basit bir soru yöneltmek farz oldu:
Sayın Arınç, kendi oğlunuz Mücahit Arınç iki dönemdir milletvekilliği yaparken "babadan oğula" kuralı askıda mıydı? Kendi evladınızın siyasi kariyerini sizin soyadınız ve nüfuzunuz şekillendirirken susup, başkası üzerinden "liyakât" dersi vermeye kalkmanız, samimiyet terazisinde sıfırı tüketmektir.

​Gezi’de "Zarif" Vandallık, İmamoğlu’na "Stratejik" Akıl

​Gezi kalkışmasında sokakları savaş alanına çevirenlere "Çok saygılıydılar" diyerek övgü düzmek, o günlerde verilen mücadeleye ve kamu malına verilen zarara ihanettir. Hükümet sözcülüğü dönemindeki katı tutumunu unutup, bugün "muhalefet konforunda" Gezi güzellemesi yapmak, siyasi bir bukalemun tavrıdır. Keza Ekrem İmamoğlu üzerinden "Adaylığını açıklamasaydı tutuklanmazdı" diyerek yargıyı bir "siyasi hamle aparatı" gibi sunması, geçmişte kendisinin de içinde bulunduğu hukuk sistemini zan altında bırakmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

​"Parsel Parsel" Fitne ve Eski Defterler

​Melih Gökçek ile girdiği ve artık kabak tadı veren "parsel parsel" polemiği, bir devlet adamı ciddiyetinden fersah fersah uzaktır. Madem ortada bir suç vardı, neden o gün devletin gücünü kullanarak yargıya gitmediniz de bugün televizyon köşelerinde bunu bir "siyasi şantaj" malzemesi yapıyorsunuz? Bir dönem "dava arkadaşı" olduklarını, bugün "fitne" ateşine odun taşıyarak hedef almak, ne siyasi ahlâka ne de vefâya sığar.

Bir Devrin Sonu, Bir Figürün Savruluşu

​Bülent Arınç, artık toplumun hiçbir kesimi için "liman" değildir. İktidardan kopamayan ama muhalefete göz kırpmadan da duramayan bu "arada kalmışlık" hali, Türkiye’nin menfaatlerine değil, sadece Arınç’ın kendi gündemine hizmet etmektedir.
Halk, dün söylediklerini bugün yalanlayan, kendi evladına hak gördüğünü başkasına çok gören bu tarzı tasfiye etmiştir.

​Arınç’ın Sözcü TV’deki o fitne kokan, çelişkili ve tutarsız açıklamaları; bir devlet adamının vakarını değil, bir siyasetçinin hazin irtifa kaybını simgelemektedir.

Mithat Güdü



Haber Editörü

Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar

dogruhaber61@hotmail.com
Yorumlar (0)

GÜNDEM

Haberi Sesli Oku