16765,63%0,40
43,64% 0,03
51,94% 0,23
7105,58% -0,43
11727,26% 0,00
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İslam Devrimi’nin 47’nci yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda ülkesinin nükleer programına ilişkin net ve sert ifadeler kullandı. Arakçi, İran’ın diplomasiye açık olduğunu belirtirken, olası bir anlaşmanın ancak “adil ve dengeli” olması halinde mümkün olacağını söyledi. Mesajında özellikle egemenlik ve ulusal onur vurgusu öne çıktı.
Arakçi’nin açıklamaları, Orta Doğu’da artan gerilim ve Batı ile Tahran arasındaki nükleer müzakerelerin yeniden gündeme geldiği bir dönemde dikkat çekti. İran yönetimi uzun süredir nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını savunurken, Batılı ülkeler programın askeri boyuta evrilebileceği yönündeki endişelerini dile getiriyor.
Diplomasi Mesajı Ama Şartlı Yaklaşım
Arakçi açıklamasında, “Tercihimiz diplomasidir ve İran’ın barışçıl nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılabilir. Ancak bu anlaşma sadece adil ve dengeli olduğu takdirde mümkündür” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Tahran’ın müzakere kapısını tamamen kapatmadığını ancak tavizsiz bir çizgide durduğunu gösteriyor.
İranlı Bakan, ülkesinin haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını özellikle vurguladı. “Haklarımız ve onurumuz satılık değildir” sözleri, mesajın en dikkat çeken bölümü oldu. Bu ifadeler, hem uluslararası kamuoyuna hem de iç politikaya yönelik güçlü bir duruş mesajı olarak yorumlandı.
Tahran yönetiminin temel beklentileri ise şu başlıklarda toplanıyor:
Yaptırımların tamamen ve kalıcı biçimde kaldırılması
İran’ın barışçıl nükleer faaliyetlerinin tanınması
Egemenlik haklarına müdahale edilmemesi
Güvenlik garantilerinin net biçimde ortaya konulması
Uzmanlara göre İran, geçmiş anlaşmalarda yaşadığı yaptırım deneyimlerinden dolayı daha temkinli bir politika izliyor.
“Egemenliğimizi Savunmaktan Çekinmeyiz”
Arakçi mesajında yalnızca diplomasiye değil, aynı zamanda güvenlik tehditlerine de değindi. Geçtiğimiz yıl yaşanan gelişmelere atıf yapan Bakan, İran halkının “iki nükleer silahlı rejimin eşi benzeri görülmemiş saldırılarına” ve ardından “büyük çaplı bir terörist operasyona” maruz kaldığını ifade etti. Bu sözlerin, İsrail ve ABD’ye yönelik bir gönderme olduğu değerlendiriliyor.
İran Dışişleri Bakanı, ülkesinin olası ihlaller karşısında geri adım atmayacağını belirterek şu mesajı verdi: “İran, bedeli ne olursa olsun egemenliğini savunmaktan çekinmeyecektir.”
Bu açıklama, bölgedeki askeri ve siyasi tansiyonun hâlâ yüksek olduğunun göstergesi olarak görülüyor. Özellikle Gazze savaşı sonrası artan gerilim, İran-İsrail hattında karşılıklı sert açıklamaları beraberinde getiriyor.
Öte yandan Tahran yönetimi, iç kamuoyuna yönelik güçlü bir birlik mesajı vermeye de özen gösteriyor. Arakçi’nin, devrim kutlamalarına katılan milyonlara atıf yaparak yaptığı “Milyonlarca İranlı haklarının satılık olmadığını ortaya koydu” açıklaması, ulusal dayanışma vurgusunu pekiştirdi.
İran’ın nükleer dosyası, yalnızca Tahran ile Washington arasında değil; Avrupa Birliği, Rusya ve Çin gibi aktörlerin de yakından takip ettiği küresel bir mesele olmayı sürdürüyor. Yeni bir müzakere sürecinin başlayıp başlamayacağı ise önümüzdeki aylarda diplomatik temasların seyrine bağlı olacak.
Ancak Arakçi’nin son mesajı net: İran masaya oturabilir, fakat onur ve egemenlik çizgisinin gerisine düşmez. Bu yaklaşım, nükleer müzakerelerde zorlu bir sürecin kapıda olduğuna işaret ediyor.