Akdoğan: dünün çözümleri bugünün sorunlarını halletmiyor…
Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Emre Akdoğan, oto sanayi esnafıyla düzenlenen yemek programında bir araya geldi. Erzurum’un ağzı lezzeti söyleminde ciddi bir yere sahip Coşkun Güveç Dünyası’nda gerçekleştirilen programa yüzlerce esnaf katılırken, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı.
Buraya kadar her şey normal olmakla birlikte toplantı esnasında verilen mesajlar, yaşanılan kareler gösterdi ki Akdoğan; yeni bir adım atmakla birlikte, ciddi anlamda da bile-isteye ve özellikle de gönül rahatlığıyla büyük sıkıntıların içerisine gireceğe benzemektedir.
Mesela;
Emre Akdoğan’ın yol yürüdüğü yönetim kurulu üyeleri olan arkadaşlarıyla birlikte; yıllardır yılan hikâyesine dönen “Sanayi Esnafı”nın çözüm beklemekte olan pek çok problemine, el atmaya kararlı olduğu çok aleni olarak ortada olduğudur.
Mesela;
Toplantı esnasında dile getirilen ve çok basit gibi görünen ama yıllardır çözüm bekleyen problemlerin birçoğunun halledildiğini ve devamı niteliğinde de halledilme aşamasında olduğunu ifade etmesidir.
Falan kurumun el atması lazım diyerekten… Filan kurumun destek vermesi gerekmektedir diyerekten oyalanan, ötelenen ve hatta duyulmazlıktan gelinen ve devamlı suretle şikâyet edilen “Sanayi Esnafının problemlerinin” artık son bulabilmesi için; birilerini/birilerine şikâyet etmekten vaz geçip, sahaya inerek, el birliği ve birliktelik gücüne dayanarak tüm problemlerin çözüleceğine inandığını belirten Akdoğan, bu yola “aynı problemlerden mağdur olduğumuz ve sanayi esnafına duyduğumuz sorumluluk bilinciyle” çıktığını belirtmesi, elbette ki güzel bir yaklaşım…
Gecekondu görüntüsü bir yana, terk edilmişlik hissiyle baş başa bırakılmış olunan sanayi yerleşkesinin, artık bu kadim şehire yakışır bir düzene girmesinin gerçek anlamda zamanı gelmiştir ve çoktan geçmiştir; diye ifade edilen tasarımların altında kooperatifçiliğin adımlarını tek yol olarak gösteren Emre Akdoğan, salonda bulunan alın teri emekçilerinin ciddi tezahüratlarına kayıtsız kalmamalıdır, diye düşünmek lazım.

Dünün çözümlerine ve dün hizmet noktasında görevde olanlara teşekkür ve minnetlerini dile getiren Akdoğan; dünün çözümlerinin bugünün problemlerine fayda etmediğini de ayrıca dile getirerek gerçek anlamda bir teşhis noktasında olduğunu ortaya koymuştur…
İşte bu yüzden de;
Gerçek anlamda basit görünen ama ilgilenilmediği zaman dağ misali biriken problemlerin çözüm aşamasında bu genç, dinamik ve bilinçli yüreklerin oluşturduğu yönetimle Erzurum ilinin özellikle de pejmürde durumda bulunan sanayi yerleşkesinin düzene gireceği inancı, ilk kez bizimde gönlümüzde yer etmedi değil.

Akdoğan’ın; adaylık süreci içerisinde, “dertlerinin koltuk veya makam olmadığını ama pozitif enerjilerinin sanayi esnafının dertlerinin çözümü noktasında kullanılacağı” vaadine, aslında ben şahsen yıllardır ilk kez hak vermek durumunda kaldım diyebilirim. Çünkü sanayi yerleşkesinin ilk yapıldığı yıllarda inşaatında çalışmış ve bulunmuş birisi olarak, şu ana kadar dayanmasının dahi mucize olduğunu söylememek için her hangi bir sebep bulamıyorum. 80 li yılların ortalarında ilk olarak düzenli bir şekle sokulmak istenilen sanayi yerleşkesi mucize beklemektedir. Emre Akdoğan ve yol arkadaşları da seçim çalışmaları esnasında, her ne kadar “mucize vaat etmiyoruz” diye belirtseler de, asıl amaçlarının bu mucizeyi gerçekleştirerek; bu şehrin alın teri sayfalarına ve kadim sanayi esnafının gönüllerine adlarını yazdıracaklarına inancım tamdır.

Toplantı esnasında gördüğümüz yoğun katılımın aslında bir çerçeveden ibaret olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Ancak sanayi yerleşkesinin ve esnafının, mantıklı olarak düşünüp ve karar vermesi durumunda; yarınlarına daha sağlıklı, yaşanabilir bir çevre ve insan gibi yaşama şartlarını taşıyan bir ortamı hak ettiklerine, önce kendilerinin inanması ve sandığa o amaçla gitmesi gerekmektedir.
Sanayi esnafının kendilerini en iyi şekilde temsil edecek kişiye yetkiyi vereceğine elbette ki inancımız vardır. Ancak bu tür hizmet yarışlarında ahbap çavuş ilişkilerinin, hatır gönül ilişkilerinin; bu şehire yarar yerine, her zaman zarar verdiği gerçeğini de asla gözden kaçırmamaları gerekmektedir.

İnsan gibi insana yakışır bir ortamda çalışmak isteyen, rahat, temiz ve daha sağlıklı bir ortamda çalışmak isteyen elbette ki genel bir durum değerlendirmesini yapacaktır.
Her hangi bir durumda darlandığınızda; kolay ulaşabileceğiniz, dertlerinizi kendinizden olan birisiyle paylaşabileceğiniz ve çözüm noktasında da görüş bildirerek, problemlerin hallinden emin olabileceğiniz bir yönetimi kim istemez ki? Sözünüzü dinletebileceğiniz ve fikirlerinizi ortaya koyabileceğiniz bir anlayışa neden hayır diyesiniz ki?
İşte bu noktada Emre Akdoğan ve yol arkadaşları Erzurum Sanayi Esnafının sadece evrak işleriyle uğraşan bir ekibi değil, sahada ve kurumlar nezdinde problem çözen, onlar için gayret gösteren bir ekibi olarak çalışacaktır.
Genç, dinamik ve problemlere bakış açılarındaki tazelik bunu aleni olarak ortaya koymaktadır.
Problemlere olan aşinalıklarından, çözüm noktasındaki pratiklikleri; geçtiğimiz günlerde birçok sanayi esnafı kardeşimizin şahitliğine denk gelmiştir.
Vaatleri seçim için değil, sanayi esnafının ve kadim şehir Erzurum’un yarınları açısından çok büyük önem arz etmekle birlikte, gerçekleşmesi de yine sanayi esnafımızın yüreğinden yatan tercihe bağlıdır.
Diyoruz ki; elimizde yağ var, un var, şeker ve hatta hatta usta da var gelin hep birlikte helva yapıp ağzı tatlılığı içerisinde yiyelim, nasibimiz olsun.
Birileri kalkıp; bu saydığınız malzemeler daha önceden de vardı bizim. Yeni bir durum değil ki diyebilir elbet.
İşte o zaman sadece şunu söylemek lazım; madem vardı neden helva yapıp yemediniz de başkalarından umut edip, başkalarının dudağınıza parmakla bal çalmasına razı oldunuz?
Madem ki sesinizi duyan ve dinleyen birisi vardı bu sessizlik neden?
Erzurum için; Sanayi Esnafının alın teri hakkı için doğru olanı, hep birlikte ve doğru yere koymanız umuduyla…