16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,60% 0,02
7136,46% 1,42
11729,31% 0,51
Ortadoğu’daki gerilim yeniden yükseliyor. ABD ve İsrail, İran’ın bölgesel faaliyetleri ve nükleer programındaki gelişmeleri yakından izliyor ve bu konuda ciddi endişelerini dile getiriyor. Washington ve Tel Aviv, Tahran’ın hamlelerini sadece kendi güvenlikleri açısından değil, bölgesel istikrar açısından da “ciddi tehdit” olarak değerlendiriyor.
ABD yönetimi, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini artırmasını uluslararası anlaşmalara aykırı buluyor ve olası diplomatik yaptırımların masada olduğunu belirtiyor. İsrail ise, İran’ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlerin Lübnan, Suriye ve Gazze’deki güvenliği tehdit ettiğini vurguluyor.
Uzmanlar, ABD ve İsrail’in İran’a karşı duruşunun sert olmasının, bölgedeki diğer ülkeler için de önemli mesajlar içerdiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, İran’ın adımlarını sınırlamaya ve uluslararası toplumun dikkatini bu risklere çekmeye yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, ABD ve İsrail’in İran’a karşı tutumu, bölgesel güvenlik ve diplomatik baskının bir göstergesi. İran’ın politikaları, yalnızca kendi sınırları için değil, tüm Ortadoğu’nun istikrarı için ciddi bir risk oluşturuyor. Bu nedenle, uluslararası toplumun ve özellikle ABD ile İsrail’in yakından takip ettiği bu durum, bölgedeki dengeler açısından kritik öneme sahip.
İlkin Memmedkerimov