16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilim yeniden kritik bir eşiğe geldi. Washington yönetiminin Tahran’a yönelik olası bir askeri operasyon hazırlığında olduğuna dair uluslararası basında yer alan değerlendirmeler, bölgede tansiyonu yükseltti. Bu gelişmeler üzerine İsrail ordusu alarm seviyesini artırdığını açıkladı. Yapılan resmi duyuruda, ordunun hem kuzey hem güney cephelerinde gelişmeleri yakından izlediği belirtildi.
İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin yayımladığı video mesajında, “Yüksek alarm durumundayız. Gözlerimiz her yönde açık ve operasyonel gerçeklikte yaşanabilecek herhangi bir değişikliğe yanıt vermek için hazırız” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bölgesel bir çatışma riskinin ciddiyetini gözler önüne serdi.
Uzmanlara göre ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri adımı, yalnızca iki ülke arasındaki bir gerilim olarak kalmayabilir. İran’ın bölgedeki müttefikleri ve vekil güçleri üzerinden karşılık verme ihtimali, çatışmanın yayılma riskini artırıyor. Bu nedenle İsrail’in savunma refleksini güçlendirmesi, olası senaryolara karşı bir ön hazırlık olarak değerlendiriliyor.
İsrail basınında yer alan haberlerde, İç Cephe Komutanlığı’na yüksek alarm talimatı verildiği aktarıldı. Bu adımın, özellikle sivil savunma sistemlerinin hazır tutulması, erken uyarı mekanizmalarının aktif hale getirilmesi ve kritik altyapıların korunması amacı taşıdığı belirtiliyor. Olası bir füze ya da insansız hava aracı tehdidine karşı önlemler artırılmış durumda.
Bölgedeki askeri hareketlilik yalnızca İsrail ile sınırlı değil. ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinde de güvenlik önlemlerinin gözden geçirildiği ve bazı birliklerin teyakkuz seviyesinin yükseltildiği konuşuluyor. İran cephesinden ise henüz resmi bir askeri hamle gelmedi; ancak Tahran yönetiminin olası bir saldırıya sert karşılık vereceğine dair mesajlar daha önceki açıklamalarda sıkça dile getirilmişti.
Analistler, mevcut gerilimin iki farklı yöne evrilebileceğini belirtiyor: Ya diplomatik kanallar son anda devreye girecek ya da kontrollü bir askeri operasyon zincirleme bir güvenlik krizini tetikleyecek. Özellikle enerji koridorları ve deniz ticaret yolları üzerindeki riskler, küresel piyasaları da yakından ilgilendiriyor.
İsrail’in yüksek alarm kararı, yalnızca savunma pozisyonu değil; aynı zamanda caydırıcılık mesajı olarak da yorumlanıyor. Tel Aviv yönetimi, olası bir bölgesel genişlemede kendi güvenliğini tehdit edecek her gelişmeye karşı anında karşılık verebileceğini göstermeyi hedefliyor.
Öte yandan, ABD’nin atacağı adımın zamanlaması ve kapsamı büyük önem taşıyor. Sınırlı bir operasyon ile geniş çaplı bir askeri müdahale arasında hem siyasi hem askeri açıdan ciddi fark bulunuyor. Bu nedenle bölgedeki ülkeler, resmi açıklamalardan çok sahadaki askeri hazırlıkları izlemeyi tercih ediyor.
Sonuç olarak, Orta Doğu bir kez daha belirsizlik dönemine girmiş durumda. Gerilimin hangi noktada duracağı ya da nasıl sonuçlanacağı henüz net değil. Ancak İsrail’in alarm seviyesini yükseltmesi, krizin ciddiyetini ortaya koyuyor. Gözler şimdi Washington ve Tahran’dan gelecek yeni açıklamalarda. Bölgedeki her adım, yalnızca iki ülkenin değil, küresel güvenlik dengelerinin de yönünü belirleyebilir.