
Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AKParti İstanbul milletvekili ve Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım'ın kuzeni Behman Ayrım'ın şehadeti de böyle bir hikâyedir. 26 Ağustos 1980'de terör saldırısının kurbanı oldu, ancak şehadeti resmi olarak 45 yıl sonra tanındı.

Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde gerçekleşen silahlı saldırı, bir ailenin hayatını alt üst etti. Genç bir mühendis, yedek subay olan Behman Ayrım, 23 yaşında başına isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. Bu kanlı saldırıda annesi ve kız kardeşi ağır yaralandı.
O gece sadece Behman hayatını kaybetmedi; bir ailenin hayatına sonsuz bekleyiş ve uzun bir adalet arayışı yazıldı.
Devlete bağlı aile
Şehidin kardeşi Cem Ayrım, olaydan önce Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde yaşadıklarını anlatıyor: "1920'lerde, Milli Mücadele sırasında ailemiz Iğdır'ın kurtuluşuna katıldı. Ailemiz, bağımsızlık mücadelemizin önde gelen kahramanlarından Kazım Karabekir'in önderliğinde Kuvâ-yi Milliye'de (Ulusal Güçler - Türk Kurtuluş Savaşı'nın ilk silahlı savunma örgütü) yer aldı ve dedemiz Şamil Ayrım, Iğdır'ın kurtuluşunda büyük rol oynadı. Önceliğimiz devletimize bağlı olmak ve bayrağımızı dalgalandırmak için her türlü mücadeleyi vermekti. Babamız 70'lerde Adalet Partisi'nin bölgesel teşkilat başkanıydı ve amcamız Kars ilinden senatördü. O zamanlar Ardahan ve Iğdır, Kars'a bağlıydı.
1978-79 yıllarında, bölgedeki terörden çok çektik. Evimize defalarca saldırıldı. Babam bile... Kars'ta bir kez saldırıya uğradı ve dövüldü. Bu eylemlerin failleri, devlete karşı örgütlenmiş PKK terör örgütüydü. Biz devletimizin yanında duran bir aileyiz.

Teröristler yüzünden odaların pencereleri taşlarla kapatılmışdı
Uzun zaman Tuzulca'da huzursuzluk oldu. Bomba patlamaları ve ev yangınları sıradandı. Bu yüzden üç odamızdan ikisinin pencereleri taşlarla kapatılmıştı. Gündüzleri birinde uyuyorduk. Şiddet olayları sırasında, teröristler bizi bulmasın diye geceleri 2-3 kez ev değiştiriyorduk. Amaçları, bölgeden bazı tanınmış, vatansever aileleri kovmak ve bölgeyi ele geçirmekti.
Sonra o rezil olaya şahit oldum. Iğdır henüz ilçe olmamıştı. Mahallemizde 8-10 polis memuru vardı ve jandarma onları koruyordu. Sonra evimizin arsasını polise lojman yapmaları için bağışladık. O akşam yine evimizi ateşe verdiler.

Behman'ın kafasına 28 kurşun sıkıldı..
Behman Ayrım makine mühendisiydi. Meslek eğitimini Kabataş'ta tamamladı. İstanbul Beyoğlu ilçesinde doğdu ve üniversiteden mezun oldu. Vatan, millet ve devlet değerlerine bağlı, vatansever bir ruhla büyüdü. Askerlik görevini de Bayburt'ta vatanına sevgiyle yerine getirdi.
Cem Ayrım, 21 Ağustos 1980'de babalarının vefat ettiğini ve o sırada teğmen rütbesindeki abisi Behman'ın cenazeye katılmak için askerlikten izin aldığını anlatıyor: “Teröristler gece bize saldırdı. Abiyim başına 28 kurşun sıkıldı. Annem 7 kurşunla yaralandı. Ablam da kolundan yaralandı. Ben de vuruldum ama isabet etmedi. Behman bu silahlı saldırıda 23 yaşında şehit oldu. Ben mucizevi bir şekilde kurtuldum.”

Korkunun Duvarlarını Aşan Bir Mücadele
1980'ler Türkiye'nin en karanlık dönemlerinden biriydi. Terör kelimesi bile geçtiğinde insanlar sessiz kalıyordu. Cem Ayrım altı yıl boyunca askeri mahkemelerin kapılarını çaldı, ancak avukat bulmak bile imkansızdı. Korku, kanundan daha güçlüydü.
Aile daha sonra başka kayıplar da yaşadı. Amcaları Hüseyin Cahid Aküzüm de terörün kurbanı oldu. Buna rağmen Ayrım ailesi geri adım atmadı. Mücadeleleri sessiz ama ısrarlıydı.
Geç de olsa gelen adalet
Sonunda, aile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanlığı'na başvurduktan sonra belgeler yeniden incelendi.
45 yıl sonra, Behman Ayrım'ın şehadeti resmen tanındı. Şehadet belgesi, Tümgeneral Levent Sabahattin Güldağı tarafından aileye teslim edildi.
O gün, Ayrım ailesine sadece bir belge verilmedi. O gün, ailede yıllarca süren bir sessizlik bozuldu.

Bir mezar, bir bayrak, bir İsim
Iğdır'ın Tuzluca ilçesine bağlı Gaziler köyü mezarlığında, bir mezar taşında artık açıkça "Şehit Behman Ayrım" yazıyor. Mezarın üzerinde dalgalanan bayrak, sadece aile için bir sembol değil; 45 yıllık sabrın, kaybın ve sadakatin bir işaretidir.
Behman Ayrım'ın mezarı, Milli Mücadele katılımcısı dedesi Şamil Ayrım'ın anıt mezarının yanındadır. Yan yana duran bu iki mezar, bir neslin kaderini anlatmakla beraber, gururunu da anlatır.
İki Devlet – Bir Hafıza
Ayrım ailesinin Azerbaycan kökenleri var. Gedebey'den gelen bu aile, adını Oğuz Türklerinin Ayrım kabilesinden alıyor. Cem Ayrım bu bağlantıyı şöyle ifade ediyor: “İki devletimiz var – Azerbaycan ve Türkiye. Bayrak bizim kırmızı çizgimiz.”
Cem Ayrım, 1970'lerden beri TBMM'de çalıştığını söylüyor. Şu anda Milletvekili Şamil Ayrım'ın yardımçısıdır. Sadece seçmenleri değil, Iğdır sakinleri, Azerbaycan Türkleri ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden gençler de milletvekilinden destek almak amacıyla başvuruyorlar: "Şamil Ayrım`ın kapısını bir umut yeri olarak görüyorlar. Bu bizim için çok önemli. 55 yıldır, az da olsa insanlara yardım etmek için elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz. Çünkü milletvekili Şamil Ayrım'ın sorunlarına kayıtsız kalmadığının ve onları olabildiğince yalnız bırakmadığımızın farkındalar.
Teröristler saldırarak amcalarını da şehit etmiş
Yıllar sonra da olsa, kardeşinin şehit adını alması Ayrım ailesi için hem gurur kaynağı, hem de büyük bir tesellidir. Cem Ayrım: “Amcamız Hüseyin Cahid Aküzüm avukattı ve teröristler Ankara'nın Ulus bölgesindeki hukuk bürosuna saldırarak onu şehit ettiler. Vatan sağolsun. Kars'ı temsil eden Cumhuriyet Senatosu üyesi amcamız Yusuf Ziya Ayrım ve eski Kars milletvekili amcamız Latif Aküzüm, devletimize uzun yıllar hizmet ettiler. Latif Aküzüm'ün oğlu İlhan Aküzüm, Kars'tan üç dönem ve Ankara'dan bir dönem milletvekili olarak görev yapmış, ayrıca Turizm Bakanı ve Devlet Bakanı olarak da hizmet vermiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyesi Şamil Ayrım, Anavatan Partisi'nden İğdır ve İstanbul'dan iki dönem milletvekili olarak görev yapmıştır. Daha sonra Adalet ve Kalkınma Partisi'nden iki dönem milletvekili olarak görev yapmıştır. Şu anda Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanıdır”.
Şehit adının onuru
Şamil Ayrım ve Cem Ayrım, bu kararın sadece bir ailenin değil, toplumun da vicdanını rahatlatan bir adım olduğunu söylüyor: "Bu gecikmiş olsa da haklı bir adalettir."
Behman Ayrım artık sadece hatıralarda değil, resmi tarihte de bir şehittir. Adı artık saygıyla anılıyor, sessizlikle değil.
Şehit Behman Ayrım'ı ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.