Menü Global Bakış
Tarih: 26.03.2026 10:31
Yeşilay'dan uyarı: Artan kumar bağımlılığı toplum sağlığını tehdit ediyor

Yeşilay'dan uyarı: Artan kumar bağımlılığı toplum sağlığını tehdit ediyor

Facebook Twitter Linked-in

Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis, kumar bağımlılığına ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulunarak, artan risklere karşı toplumsal mücadele çağrısı yaptı.

Edis, kumar bağımlılığının son yıllarda ciddi şekilde arttığını belirterek, özellikle genç yaşlara kadar düşen bu tehlikenin aile yapısını ve toplum sağlığını tehdit ettiğini söyledi.

Edis, sanal kumarın yaygınlaşmasına dikkat çekerek, mücadelede devlet, kurumlar ve ailelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis

"Kumar bağımlılığı iki katına çıkmış durumda"

Edis, "Son dönemlerde Yeşilay'ın yaptığı bir araştırmaya göre kumar bağımlılığı; alkol ve uyuşturucu bağımlılığını geride bırakarak iki katına çıkmış durumdadır. Bu durum sadece bireyler için değil; toplum ve halk sağlığı için de büyük bir tehlike arz etmektedir. Bu konuda acilen ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor." dedi.

"Her 10 kişiden 8'i tedaviyle iyileşiyor"

Bağımlılıkla mücadelede umut verici veriler olduğunu belirten Edis, "Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) bilimsel verilerine dayanarak şunu söyleyebilirim: Kumar bağımlılığı nedeniyle merkeze müracaat edip tedavi sürecine devam eden her 10 kişiden 8'inin iyileştiğini tespit ettik. Türkiye genelinde 105 YEDAM merkezimiz bulunuyor; Batman'daki merkezimizde de uzman psikologlarımız ve sosyal hizmet uzmanlarımız ücretsiz ve gizlilik esasıyla hizmet vermektedir." ifadelerini kullandı.

"Kumarın 'millîsi' olmaz"

Kumarın her türlüsünün zararlı olduğuna dikkat çeken Edis, "Şahsi fikrimce kumarın ‘millîsi’ olmaz. Günümüzde Millî Piyango, Kazı Kazan, Bilyoner ve çeşitli at yarışları adı altında farklı kumar türleri oynatılmaktadır. Özellikle 2019-2020 yıllarındaki pandemi (COVID-19) sürecinden sonra sanal kumar kullanımı ciddi oranda arttı. İnsanlar o dönemde can sıkıntısı, heyecan arayışı, vakit geçirme isteği veya psikolojik problemler nedeniyle sanal kumara yöneldiler. Sanal kumar tacirleri de bu durumu fırsat bilerek sistemi farklı boyutlara taşıdı." dedi.

"Kumar sadece bireyi değil, aileyi de yıkıyor"

Edis, kumarın sosyal etkilerine değinerek, şunları söyledi:

"Kumar sadece kişinin kendisine zarar vermez; eşine, çocuğuna, çevresine ve tüm sevenlerine sirayet eder. Kumar yüzünden dağılan birçok yuva var. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, kumar bağımlılarının yüzde 20'si intihara teşebbüs ediyor. Bu azımsanacak bir oran değildir; bağımlılığın ulaştığı son nokta maalesef intihar olabiliyor."

"Devlet ve toplum birlikte mücadele etmeli"

Sorunun çözümü için ortak mücadele gerektiğini vurgulayan Edis, "Bu soruna devletin el atması ve dijital mecralardaki kumar içeriklerini engellemesi gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşları, kurumlar ve halkın bir bütün halinde mücadele etmesi şarttır ancak en büyük görev kanun yapıcılara düşmektedir." dedi.

"Kumar yaşı 14'e kadar düştü"

Kumarın giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Edis, "Günümüzde kumar, cep telefonları aracılığıyla artık herkesin cebinde. Yapılan araştırmalar, kumar oynama yaşının 14 ile 21 arasına kadar düştüğünü gösteriyor. Bir çocuğun cep telefonuna gelen bir reklam mesajı, onu meraklandırarak bu batağa sürükleyebiliyor. Kumarın altın kuralı şudur: ‘Her zaman oynatan kazanır.’ Oyuncular ise sadece kaybeder. Türkiye'de yıllık sanal kumara giden paranın 40 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor ve bu paranın büyük bir kısmı yurt dışına akıyor." ifadelerini kullandı.

"Aileler çocuklarını yakından takip etmeli"

Ailelere çağrıda bulunan Edis, "Ailelere tavsiyem; çocuklarına harçlık verirken sadece ihtiyaçları kadar vermeleridir. Çocuk gereksiz veya fazla para istiyorsa nedenini mutlaka sorgulamalılar. Ebeveynler çocuklarının tabletlerine, oyun sitelerine ve sosyal medya içeriklerine dikkat etmelidir." dedi.

"Kumar masum bir oyun gibi başlar"

Edis, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Kumar genellikle masum bir ‘oyun’ gibi başlar. ‘10 lira verdim, 20 lira aldım’ diyerek başlayan bu süreç, zamanla bağımlılığa, aile içi şiddete, maddi yıkıma ve boşanmalara kadar gider. İlk yapmamız gereken, çocuklarımızın bu illete hiç bulaşmamasını sağlamaktır." (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —