Tarih: 07.02.2026 09:27

“Yeni Güç Denklemi: Türkiye, Turan ve Küresel Strateji”

Facebook Twitter Linked-in

1990'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri yaklaşık 4 trilyon dolarlık bir borç yükü altındaydı. Bu dönemde Japon ekonomisi, ABD'yi ciddi biçimde destekledi. Ancak Amerika, bu süreci doğru okuyarak silah sanayisini, enerji kaynaklarını ve özellikle petrol piyasasını küresel ölçekte kontrol altına aldı; kısa süre içinde yeniden güç kazandı.
Bugün gelinen noktada ABD, küresel sistemi yönlendiren başat aktörlerden biri hâline gelmiştir. Uluslararası siyasetin değişmeyen gerçeği şudur: Gücün yanında konumlanan, güç kazanır.
Bu coğrafyada Amerika'nın planladığı ve İsrail'in onayladığı hamlelerin büyük çoğunluğu sonuç almıştır. Bu gerçek, duygusal reflekslerle değil; güç dengeleri ve stratejik akılla okunmalıdır.
Bu stratejik aklın tarihsel bir örneği, Çin Komünist Partisi (Gongchandang) yönetimidir. Çin, yüz milyonlarca insanının refah seviyesini yükseltmek ve Sovyet/Rus nüfuzundan çıkmak amacıyla, coğrafi olarak uzak olmasına rağmen Amerika Birleşik Devletleri ile dengeye dayalı bir stratejik ilişki kurmuştur. ABD'nin yönlendirdiği diplomatik süreç sonucunda Çin, 1971 yılında Birleşmiş Milletler'e resmî üye olarak kabul edilmiştir.
Bu gelişmeyle birlikte Tayvan'daki Milliyetçi Çin (Kuomintang) yönetimi BM'deki devlet statüsünü kaybetmiş; Çin Halk Cumhuriyeti ise yeni güç merkezinin yanında konumlanarak uluslararası meşruiyet kazanmıştır. Ardından dünya devletleriyle diplomatik ilişkilerini derinleştirmiş ve zamanla ekonomik, askerî ve siyasi bir süper güce dönüşmüştür.
Geriye dönüp bakıldığında şu gerçek açıkça görülmektedir:
Yeni güç merkezlerinin yanında konumlanarak güçlenmek, ardından ya güçlülerle rekabet edecek seviyeye ulaşmak ya da onlarla paralel bir güç inşa etmek; her iki yol da öz halkın refahını artırmayı hedefleyen stratejik ve diplomatik bir üst akıl yöntemidir.
Ancak bu durum, her koşulda mevcut küresel güçlerin yanında yer alma zorunluluğu olduğu anlamına gelmez. Geleceğin süper gücü olma hedefi, kimi zaman yeni bir güç mimarisi kurmayı gerektirir. Bu noktada Türkiye'nin jeostratejik konumu, tarihsel ve benzersiz bir avantaj sunmaktadır.
Türkiye; Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve İran Cumhuriyeti ile, kendi ulusal çıkarlarını önceleyen, sıfır problem esaslı, dengeli ve çok boyutlu bir stratejik ittifak geliştirerek yeni bir güç denklemi oluşturabilir. Bu yaklaşım; askerî, ekonomik, diplomatik ve jeostratejik alanlarda uyumlu fakat bağımsız bir duruşu esas almalıdır.
Böylesi bir stratejiyle Türkiye, Türk Birliği ve Turan ideolojisinin doğal lideri olarak konumlanabilir. Bu durumda Türk dünyası ve İslam coğrafyası, Türkiye'yi lider ve öncü devlet olarak kabul edecektir. Aynı zamanda Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleriyle eşit şartlarda müzakere edebilecek, kendi koşullarını masaya koyabilecek ve yeni dünya düzeninde yön verici ülkeler arasında yerini alacaktır.
Bu nedenle bir devletin ideolojik yönelimlerini ve kalkınma hedeflerini hayata geçirebilmesi için, uluslararası sistemdeki güç merkezleriyle çatışmacı değil; dengeli, çok boyutlu ve rasyonel ilişkiler geliştirmesi stratejik bir zorunluluktur. "Sıfır problem" yaklaşımı çerçevesinde yürütülen beşerî, diplomatik ve stratejik ilişkiler; kısa vadeli kazanımların ötesinde, uzun vadeli istikrar ve sürdürülebilir refahın inşasına hizmet eder.
Güç merkezleriyle doğrudan karşı karşıya gelmek yerine; doğru konumlanma ve karşılıklı çıkar temelli ittifaklar aracılığıyla hareket etmek, devletler açısından daha kalıcı ve daha düşük maliyetli sonuçlar üretmektedir.
Bu bağlamda devlet strateji diplomasisi; duygusal veya ideolojik yakınlıklar üzerinden değil, ulusal çıkarların rasyonel biçimde tanımlanması üzerinden şekillenir. Devletlerin dış politikalarında mutlak dostluklar ya da kalıcı düşmanlıklar yoktur; belirleyici olan, her koşulda toplumun refahını artırmayı hedefleyen ulusal menfaattir. Bu hedef doğrultusunda geliştirilen diplomatik, ekonomik ve stratejik araçlar; meşruiyetini devlet aklı ve uluslararası sistemin gerçekleri içinde kazanır.

               ERKİN SABİT ŞAVUOT
(bilgisayar yüksek mühendisi.Araştırmacı yazar)
Turan Konfederasyonu Genel Başkanı
Ankara meclisi anadolu birliği genel başkan yrd
Uygur Federasyonu Genel Başkanı.
Dünya Barış elçileri uzakdoğu direktörü.
Uluslararası basın yayın Konfederasyonu diplomasisi direktörü.
Uzakdoğu ticaret yatırım finans konseyi temsilcisi 
Turan Kızılelma Teşkilatı genel başkanı
Turan Devletleri Teşkilatı TDT Stratejik Araştırma genel merkezi Başkanı 
İletişim; 05357951111,




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —