Tarih: 03.02.2026 14:20

Yapımcı Yönetmen Alaattin Durmaz – Yeşilçam’dan Günümüze Bir Sinema Sevdası

Facebook Twitter Linked-in

Sevda Altunsoy: Alaattin Bey Alanya'mıza hoş geldiniz. Sektörün tam dip çekirdeğinden gelen, mutfağında yetişmiş bir isimsiniz. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Sinema ile yolunuz ilk ne zaman kesişti?

Alaattin Durmaz: Hoş buldum Sevda hanım, Güzel Alanya'da olmak ve filmimize burada hayat vermek bizim için onurdur! Sinema sektörüne 1978 yılında, henüz 11 yaşındayken adım attım. İlk işim Adile Naşit'e çay vermekti. Bundan her zaman gurur duydum, o günleri hala çok arıyorum. 6 ay süren o "ayak işleri" ve çaycılık döneminden sonra stüdyo makinistliğine geçtim. Dublaj makinistliği zordu ama başardım. Hatta o dönem çocuk seslendirmelerinde benim sesimi kullandılar. Kemal Sunal filmleri başta olmak üzere pek çok yapımda görev aldım. Boyumun makineye yetişmediği yaşlarda, bu işin mutfağını, tekniğini ustalarımdan yaşayarak öğrendim.

Sevda Altunsoy: Sadece makinistlik değil, kurgu masasında da çok erken yaşta başarılar elde etmişsiniz. O süreç nasıl ilerledi?

Alaattin Durmaz: Makinistlik yaparken bir yandan dublajlara katılıyor, bir yandan da üstatları izliyordum. Zamanla 35'lik filmleri montajlamaya başladım ve bu alanda uzmanlaştım. Henüz 16 yaşındayken Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En Genç Montajcı" ödülünü aldım. Bu benim için tarif edilemez bir gururdu. Benim için sinema bir aşktı; hayalim ise her zaman Türker İnanoğlu gibi bir ekol olmaktı.

Sevda Altunsoy: Çalıştığınız isimlere bakınca Türk sinemasının devler geçidi gibi... Kimlerle yolunuz kesişti?

Alaattin Durmaz: Çok büyük üstatlarla çalışma şansım oldu. Natuk Baykan, Osman Fahir Seden, Şerif Gören, Ertem Eğilmez, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz, Türker İnanoğlu, Kartal Tibet gibi yönetmenlerin yanı sıra; Kemal Sunal, Cüneyt Arkın, Türkan Şoray gibi dev isimlerle çalıştım. Vefat edenlere Allah'tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı ömürler dilerim. Hepsinin üzerimde emeği çoktur.

Sevda Altunsoy: Türker İnanoğlu ismini özellikle vurguladınız. Onunla çalışma hayaliniz nasıl gerçekleşti?

Alaattin Durmaz: 1984'lü yıllarda bu hayalim gerçek oldu. Askerliğime kadar Erler Film ve Ulusal Video bünyesinde; Beyaz Ölüm, Telekızlar, Kayıp Kızlar, İhtiras Fırtınası ve O Kadın gibi önemli projelerde görev aldım. Türker Bey'in o baba şefkatini hissetmek, onun rahlesinden geçmek çok keyifliydi. O, pek çok ismin sinema tarihine altın harflerle yazılmasına vesile olmuştur, bize de aynı şekilde el vermiştir.

Sevda Altunsoy: Peki, Yeşilçam döneminden televizyon yayıncılığının başladığı o geçiş sürecinde neler yaptınız?

Alaattin Durmaz: 1990'dan sonra özel kanalların açılmasıyla televizyon dünyasına adım attım. 1994 yılında kendi firmam olan AFM Yapım'ı kurdum. Burada stüdyo çalışmalarından kaset yapımlarına, Serdar Ortaç gibi sanatçıların müzik altyapılarına kadar geniş bir yelpazede hizmet verdik. Kanal 7, TGRT ve benzeri kanallara birçok proje çektim; örneğin bir kanala 27 bölüm Sırlar Dünyası dizisini hazırladım. Ama tüm bu süreçte sinemadan asla vazgeçmedim. Çünkü Yeşilçam benim için bir tutkudur.

Sevda Altunsoy: Şimdi ise bir eğitimci kimliğiniz de var. Yeni nesil oyuncu adaylarına ve öğrencilerinize verdiğiniz temel öğüt nedir?

Alaattin Durmaz: Benim felsefem çok net: "Önce insan olun, sonra merhametli olun, sonra oyuncu olun!" Bunu öğrencilerime her zaman empoze ediyorum. Ayrıca setin bir ekip işi olduğunu unutturmamaya çalışıyorum. Eskiden figüranlara "yardımcı oyuncu" değil, can damarı gözüyle bakılırdı. Ertem Eğilmez, "Figüran olmazsa film olmaz, setçi olmazsa yönetmen olmaz" derdi. Biz bu felsefeyle yetiştik.

Sevda Altunsoy: Set disiplini ve ekip ruhuna çok önem verdiğinizi biliyorum. Bu anlamda sektördeki güncel projelerinizden bahseder misiniz?

Alaattin Durmaz: Sevgili Sevda Hanım, siz de projelerimizde aramızdasınız ve yakından görüyorsunuz; bizde "ben" yok "biz" varız. Bir yönetmen set hakimiyetini sağlayamazsa, oyuncusunu el üstünde tutmazsa o işten hayır gelmez. Ali Ercan, Karan Filmi, Duy Baba gibi projelerden sonra şu an Alanya'da çekilen Çapkınlar Oteli üzerine çalışıyoruz. Amacımız; Hababam Sınıfı, Selvi Boylu Al Yazmalım veya Yılmaz Güney'in Baba filmi gibi iz bırakan işlere imza atmak. Önümüzde Çapkınlar Oteli 2 ve gündemde olan yeni bir dizi projemiz var. Bu felsefeyle üretmeye devam edeceğiz.

Sevda Altunsoy: Verdiğiniz kıymetli bilgiler ve bana ayırdığınız vakit için çok teşekkür ederim Hocam. 

Haber,Sevda Altunsoy




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —