Tarih: 13.01.2026 12:21

Uzman Diyetisyen Korkmaz: Ruhsal durumun beslenme üzerinde etkisi vardır

Facebook Twitter Linked-in

İnsan hayatındaki ani değişikliklerin beslenme üzerindeki etkilerinden bahseden Korkmaz, bireylerin hem psikolojik hem de fizyolojik olduğunu kaydetti.

"Deprem sonrası süreçte kişiler iki uçta tepki verebilir"

Stres korku ve üzüntü nedenli ile iştah kaybının yaşanabileceğine değinen Korkmaz "Depremler sadece yeryüzünü değil, insanın iç dünyasını da derinden sarsar. Yaşanan kayıplar, belirsizlikler ve ani değişiklikler; bireylerin hem psikolojik hem de fizyolojik dengesini etkiler. Bu tür doğal afetlerden sonra en çok bozulan alışkanlıklardan biri ise hiç kuşkusuz beslenme düzenidir. Deprem sonrası süreçte kişiler iki uçta tepki verebilir: Bazıları stres, korku ve üzüntü sebebiyle iştah kaybı yaşarken; bazıları da duygusal boşluğu bastırmak için yemeğe yönelir. Özellikle karbonhidrat ve şeker ağırlıklı besinlere eğilim artar. Bunun nedeni, bu tür gıdaların kısa süreli mutluluk hissi sağlayan serotonin hormonunun salınımını tetiklemesidir. Ancak bu geçici bir rahatlamadır ve uzun vadede kilo artışı, kan şekeri düzensizlikleri ve metabolik sorunlara yol açabilir." ifadelerini kullandı.

"Ruhsal iyileşmeyi de destekler"

Beslenme ve ruhsal iyileşmenin birbiriyle uyum içinde olduğuna değinen Korkmaz "Travma sonrası dönemde bireylerin sağlıklı beslenmeye devam etmesi, yalnızca fiziksel iyilik hali için değil, psikolojik dengeyi korumak için de önemlidir. Çünkü bazı vitamin ve minerallerin (özellikle B grubu vitaminleri, magnezyum ve omega-3 yağ asitleri) eksikliği, kaygı ve depresif ruh halini derinleştirebilir. Bu nedenle bireylerin bu süreçte dengeli, yeterli ve düzenli bir beslenme planına yönlendirilmesi, aynı zamanda ruhsal iyileşmeyi de destekler." şeklinde konuştu.

"Beslenme, sadece fiziksel bir ihtiyaç değil"

Danışanların ve uzmanların sağlıklı bir beslenme yolculuğun anahtarı olduğuna değinen Korkmaz "Deprem sonrası ruhsal yükün beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkisini göz ardı etmemek gerekir. Özellikle sağlık profesyonellerinin; danışanları sadece kilo, yağ oranı ya da kalori üzerinden değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alması bu süreçte büyük önem taşır. Beslenme, sadece fiziksel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda duyguların da dilidir. Bu yüzden böyle hassas dönemlerde yeme davranışlarının arkasındaki psikolojik sebepleri anlamak, hem danışanlar hem de uzmanlar için sağlıklı bir yolculuğun anahtarıdır." dedi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —