Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı, ekonomi çevrelerinin ana gündem maddesi haline geldi. Enflasyonla mücadele, büyümenin desteklenmesi ve finansal istikrar arasındaki hassas dengeyi yakından ilgilendiren faiz kararı, yalnızca piyasaların değil reel sektörün de yol haritasını etkileyecek.
Son aylarda izlenen kademeli gevşeme politikası, yeni yılda da devam edip etmeyeceği sorusunu gündeme taşırken, ekonomistler ocak ayında yeni bir faiz indiriminin güçlü bir olasılık olduğunu vurguluyor.
TCMB Para Politikası Kurulu, Başkan Fatih Karahan başkanlığında 22 Ocak 2026 Perşembe günü toplanacak. Toplantının ardından alınan karar, saat 14.00'te kamuoyuna duyurulacak.
Merkez Bankası'nın 2026 yılı Para Politikası Kurulu toplantı takvimi ise şu şekilde:
12 Mart 2026
22 Nisan 2026
11 Haziran 2026
23 Temmuz 2026
10 Eylül 2026
22 Ekim 2026
10 Aralık 2026
Bu takvim, yıl boyunca para politikasında atılacak adımların öngörülebilirliği açısından piyasalar tarafından yakından izleniyor.
TCMB, 2025 yılı boyunca uyguladığı sıkı para politikasından kademeli gevşeme sürecine geçerek politika faizinde toplam 950 baz puan indirim yapmıştı. Banka, Aralık 2025'te aldığı son kararla faizi %39,5'ten %38'e çekmişti.
Ekonomi çevrelerinde oluşan genel kanaat, 2026'ya da faiz indirimi beklentisiyle girildiği yönünde. Ocak ayındaki ilk PPK toplantısında yaklaşık 150 baz puanlık bir indirim yapılabileceği, bu durumda politika faizinin %36,5 seviyesine gerileyebileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, bu adımın amacı enflasyondaki gerileme eğilimini desteklerken, iç talebi kontrollü şekilde canlandırmak olacak.
TCMB'nin yayımladığı Piyasa Katılımcıları Anketi de beklentileri doğruluyor. Reel ve finansal sektörden 72 katılımcının yer aldığı ankette, ocak ayında 150 baz puanlık faiz indirimi öngörüsü öne çıktı.
Anket sonuçlarına göre katılımcıların politika faizi beklentisi %36,50 seviyesinde şekillendi. Bu tablo, piyasaların Merkez Bankası'nın gevşeme adımlarını sürdürmesini beklediğini ortaya koyuyor.
Ekonomistler, faiz oranının tek başına yeterli olmayacağı görüşünde birleşiyor. Karar metninde yer alacak ifadelerin, piyasaların yönünü tayin etmede en az faiz kararı kadar etkili olacağı belirtiliyor.
Özellikle şu başlıklar dikkatle izlenecek:
Likidite politikalarına ilişkin yaklaşım
İç talepte denge arayışı
Hizmet enflasyonundaki katılığa dair değerlendirmeler
Yılın kalanına yönelik para politikası duruşu
Merkez Bankası'nın indirim sürecinin hızına, koşullarına ve olası duraklama sinyallerine ilişkin ipuçları, karar metninde aranacak.
Yatırımcılar açısından ocak ayı kararı, yalnızca kısa vadeli fiyatlamalar değil, 2026'nın tamamına dair beklentiler için de kritik bir eşik olarak görülüyor. Döviz kuru, tahvil faizleri ve borsa üzerindeki olası etkiler, karar sonrası daha net bir tablo ortaya koyacak.
TCMB'nin vereceği mesajlar, enflasyonla mücadelede kararlılık ile büyümeyi destekleme arasında nasıl bir denge kurulacağını gösterecek.