Tarih: 09.02.2026 22:23

Tanrıkulu: “Silivri Adaletin Değil, Hukuksuzluğun Sembolü”

Facebook Twitter Linked-in

"Silivri, Yıllardır Aynı Tabloyu Sunuyor"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne yaptığı ziyaretin ardından sert açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, cezaevinin artık adaletin tecelli ettiği bir yer olmaktan çıktığını belirterek, hukuksuzlukların ve adaletsiz yargılamaların sembolü haline geldiğini dile getirdi.

Silivri Cezaevi'nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere çok sayıda belediye başkanı ve siyasetçiyi ziyaret ettiğini ifade eden Tanrıkulu, cezaevi önünde yaptığı değerlendirmede Türkiye'de adil yargılama ilkesinin ağır biçimde zedelendiğini savundu.

Yaklaşık 15 yıldır Silivri'ye düzenli olarak geldiğini vurgulayan Tanrıkulu, avukat, insan hakları savunucusu ve milletvekili kimliğiyle gözlemlerinin değişmediğini belirtti. AK Parti iktidarı döneminde cezaevinin, adaletin uygulandığı bir kurum olmaktan uzaklaştığını ileri sürdü.

"Kampüs Yargılamaları Hukukun Fotoğrafı"

Silivri'de görülen davaların kamuoyunda artık "kampüs yargılamaları" olarak anıldığını hatırlatan Tanrıkulu, bu durumun başlı başına yargı sistemindeki dönüşümün göstergesi olduğunu söyledi. Özellikle Beşiktaş Belediyesi merkezli davalara dikkat çeken Tanrıkulu, cezaevi yerleşkesi içinde inşa edilen dev duruşma salonlarının mevcut yargı anlayışının simgesi haline geldiğini ifade etti.

Tanrıkulu'na göre bu tablo, yargının bağımsız ve tarafsız olmaktan uzaklaştığını açıkça ortaya koyuyor. "Hukuk artık yurttaş için öngörülebilir değil" diyen Tanrıkulu, mahkemelerin adil yargılama ilkesini büyük ölçüde kaybettiğini savundu.

"Cezaevleri Doldu, Adalet Boşaldı"

Tanrıkulu, Türkiye'de cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü profilinin de bu sürecin sonucu olduğunu dile getirdi. Siyasetçiler, gazeteciler, avukatlar ve insan hakları savunucularının cezaevlerinde yoğun biçimde yer almasının tesadüf olmadığını belirten Tanrıkulu, yargının bir baskı aracına dönüştüğü iddiasında bulundu.

Cezaevi ziyaretlerinde tutuklu ve hükümlü yakınlarıyla da görüştüğünü aktaran Tanrıkulu, özellikle fiziki koşullara ilişkin ciddi şikâyetler aldıklarını söyledi. Aktardığı başlıca sorunlar şöyle sıralandı:

20 kişilik koğuşlarda 60 kişinin kalması

İddianamelerin aylarca, hatta yıllarca gecikmesi

Sanıkların duruşmalarda yeterince dinlenmemesi

Kararların çoğu zaman "ezber" şekilde verilmesi

Bu koşulların insan onuruyla bağdaşmadığını vurgulayan Tanrıkulu, cezaevlerinin kapasitesinin çok üzerinde çalıştığını ifade etti.

"Hukuksuzluklar Kayıt Altında"

Açıklamasında hukuka aykırı delillerle yargılama yapılmaya çalışıldığını da ileri süren Tanrıkulu, yaşanan tüm sürecin belgeleriyle kayıt altına alındığını söyledi. Tanrıkulu, "Bugün yapılanlar unutulmayacak. Hukukun dışına çıkanlar, zamanı geldiğinde hukuk içinde hesap verecek" dedi.

Sözlerini kararlılık vurgusuyla tamamlayan Tanrıkulu, tutuklu bulunan siyasetçiler ve diğer isimler için özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirtti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —