Menü Global Bakış
Tarih: 20.03.2026 07:49
Namuslu Gibi Görünenlerin Çağı

Namuslu Gibi Görünenlerin Çağı

Facebook Twitter Linked-in

Bir söz vardır, insanın içine oturur.
Kemal Sunal söylemiş, ama aslında hepimizin yaşadığı bir gerçeği yüzümüze çarpmış:

"Hiçbir şeyden çekmedik, namuslu gibi görünen namussuzlardan çektiğimiz kadar…"

Bu cümle, bir dönemin değil…
Bugünün özeti.

Eskiden kötü belliydi.
İnsan kötüyü gördü mü tanırdı, ona göre mesafe koyardı.
Birinin niyeti bozuksa, yüzüne de yansırdı.
En azından insanın içi rahattı: Kimin ne olduğu az çok bilinirdi.

Ama şimdi?
Şimdi işler değişti.

Artık en büyük tehlike, kötü olanlar değil…
İyi gibi görünenler.

Kravatını takmış, ağzını iyi laf yapar hale getirmiş, iki "vicdan" kelimesi öğrenmiş herkes kendini dürüst ilan ediyor.
Ama o kelimelerin içi boş.
Çünkü vicdan ağızda değil, davranışta olur.

Bugün insanlar artık açık düşmandan korkmuyor.
Çünkü düşman karşıdadır.
Asıl korkulması gereken, yanımızda duranlardır.

Bir bakıyorsun, en çok "ahlak" konuşan, en büyük ahlaksızlığı yapıyor.
En çok "dürüstlük" diyen, ilk fırsatta eğriye sapıyor.
En çok "hak" diyen, başkasının hakkını gözünü kırpmadan yiyor.

Çünkü bu çağda mesele iyi olmak değil…
İyi görünmek.

Herkes rolünü o kadar iyi oynuyor ki, gerçek ile sahte birbirine karışmış durumda.
Samimiyet yerini performansa bırakmış.
İnsanlar artık hissetmiyor…
Sadece oynuyor.

Ve en tehlikelisi de bu:
Sahte olanın normalleşmesi.

Artık utanmak ayıp değil, utanmamak başarı sayılıyor.
Eskiden bir insan yanlış yaptığında başını eğerdi.
Bugün ise yanlış yapan, doğruyu savunanı susturmaya çalışıyor.

Çünkü bu düzenin kuralı değişti:
Gerçekler değil, algılar kazanıyor.

Ama unutulan bir şey var…
Her maske bir gün düşer.

Ne kadar iyi yapıştırılmış olursa olsun, ne kadar ustaca taşınırsa taşınsın…
O maske eninde sonunda kayar.

İşte o an, gerçek ortaya çıkar.
Ve insan en çok da o zaman utanır.

Ama iş işten geçmiş olur.
Kırılan güven, kaybolan değerler, yitirilen insanlık…
Geri gelmez.

Belki de bu yüzden bu kadar yorgunuz.
Kötülükten değil…
Kötülüğün "iyilik" kılığında dolaşmasından.

Çünkü insan, düşmanıyla savaşır…
Ama dost sandığıyla baş edemez.

Ve biz hâlâ aynı soruyu soruyoruz:
"Bu hale nasıl geldik?"

Cevap basit ama acı:
Çünkü artık kimse ne olduğu ile değil, nasıl göründüğü ile değerlendiriliyor.

İşte bu yüzden…
Gerçek namuslular susarken,
Namuslu gibi görünenler konuşuyor.

Ve gürültü o kadar fazla ki…
Hakikat duyulmuyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —