Tarih: 05.03.2026 15:06

Müftü Bekiroğlu: İtikaf arınmaya vesiledir

Facebook Twitter Linked-in

Bekiroğlu, Müslümanların bir kısmının itikaf için mescitlere koşması, mescitleri doldurması gerçekten sevinilecek, gıpta edilecek bir konu olduğunu belirtti.

İtikaf, kelime anlamı itibariyle bir yerde durmak, beklemek ve kişinin kendisini ibadet kastıyla bir yere hapsetmesi anlamına geldiğini belirten Bekiroğlu, dini terim olarak da itikafın, beş vakit namaz kılınan bir mescitte veya bir camide ibadet, Allah'a yakınlaşmak kastıyla bir süre beklemek veya ibadetle meşgul olmak olduğunu ifade etti.

"İtikafa girmek sünneti müekkededir"

İtikafın bazı şartları taşıması gerektiğine değinen Bekiroğlu, "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan-ı Şeriflerde itikafa girerdi ve bir rivayette eşlerinin de itikafa girdiği belirtiliyor. Kadınlarda itikaf evin namaz kılınan bir köşesinde, bir odasında erkekler için izole şartlarını taşıyacak şekilde ibadetle meşgul olmak, bir takım dünyevi meseleleri, işleri bir kenara bırakmaktır. Erkeklerde ise mescit vasfı taşıyan beş vakit namaz kılınan bir yer olması gerekiyor. İtikafa girecek kişi ergen, yetişkin ya da mümeyyiz dediğimiz ergen olmasa bile iyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı, ibadet etmenin amacını bilebilecek seviyede yaşının buna uygun olması gerekiyor. Ramazan-ı Şerif'te Peygamber Efendimiz özellikle son on gününde itikafa girdiği için bu son on günde itikafa girmek sünneti müekkededir." ifadelerini kullandı.

"Mescide her giriş itikaf niyetiyle olabilir"

Camiye giren bir kişinin niyet ederek itikafa girebileceği kaydeden Bekiroğlu, şöyle devam etti:

"Peki itikafa girmek istediğimiz takdirde ne yapmamız gerekiyor? Aslında İslam alimlerinin bir kısmı her ne zaman olursa olsun, hangi vakit olursa olsun itikaf niyetiyle mescide girildiği takdirde belirli bir vakit mescitte kalındığı takdirde bunun da itikaf yerine geçeceğini ifade etmişlerdir. Aslında bu umumi bir güzellik. Her mescide girişimizde içimizde itikaf niyet ettim dediğimiz zaman orada bulunduğumuz süre içerisinde dünyevi işlerle meşgul olmadığımız sürece itikafta bulunmuş sayılırız. Böyle bir şekilde alimlerimizin mütalaası var. Bir de Ramazan-ı Şerif'te ibadet kastıyla bir mescitte itikafa girmek, bunun en azını âalimlerimiz bir gün olarak ifade ediyorlar. En az bir gün bu şekilde bulunmak, itikafın yerine gelmesi için şarttır. İtikafa giren kişinin, dünyevi birtakım meşguliyetlerle meşgul olmaması lazım. İhtiyaçları hariç mescitten dışarıya çıkmaması lazım. Yani abdesttir, boy abdestidir vesaire gibi ihtiyaçlara hariç mescitte ibadetle, tesbihatla, duayla, zikirle meşgul olması gerekiyor. Mümkün mertebe oyun, eğlence veyahut da dünyevi diyeceğimiz birtakım muhabbetler, konuşmalar, bu tip şeylerle meşgul olunmaması gerekiyor. İtikafın en önemli şartlarından, hususlarından birisi. Çünkü biz ibadet kasıtıyla mescide girmiş oluyoruz. O ibadet kastını, Allah'a yakınlaşma kastını ifa etmemiz gerekiyor."

"İtikaf manevi arınmaya vesile olur"

İtikafın manevi bir arıma sağladığına değinen Bekiroğlu, "Bir diğer önemli konu, tabi itikafta amaç ne? Yani niçin kendimizi bir süre mescide hapsediyoruz veyahut da hanımlar evlerinde belirli bir odaya hapsediyorlar. Sadece ibadetle meşgul oluyorlar. Burada amaç belirli bir süre dünyevi olan şeylerden arınmak ve bir anlamda Peygamber Efendimizin Hira Mağarası'nda yapmış olduğu tefekküre dalmak, düşünceye dalmak, manevi anlamda birtakım mesafeler kat etmek için dünyevi olan meşguliyetleri, zihnimizi, vaktimizi meşgul eden dünyevi işleri bir kenara bırakarak manevi arınmayı sağlamak. Buna da ihtiyacımız var insan olarak yaşamış olduğumuz hayatta. Kendi geçim derdimizden tutun, meşgul olduğumuz işin üzerimize yüklediği yükten, toplumun üzerimize yüklediği yükten tutun, her türlü konuda üzerimizde manevi bir ağırlık, manevi bir yük meydana geliyor. İtikaf bu anlamda manevi bir arınmayı bizlere sağlayacaktır. Çünkü sadece ibadetle meşgul olacağız, sadece Rabbimizle baş başa, onu tesbih etmek ve zikretmekle meşgul olacağız. İtikafın da kişinin manevi olarak terakki etmesinde, manevi olarak ilerlemesinde çok büyük faydaları olacağı aşikardır." dedi.

"Vatandaşların talebine göre camiler belirleniyor"

Vatandaşların rahat edebileceği şartlardaki camileri belirlediklerine değinen Bekiroğlu, "İlçe müftülüğü olarak belirli bir camiyi itikaf için hazırlamıyoruz. Yani işte şu camide itikafa girebilirsiniz, herhangi bir yer belirlemiyoruz. Burada temel amacımız şu, vatandaşımızın ihtiyacına göre. Vatandaşlarımız bize müracaat ettikleri takdirde, resmi bir dilekçeyle biz onların talep ettiği camilerin uygunluk durumuna göre, kendisine yakın olan, evine yakın olan, mahallesinde bulunan camilerin içerisinden şartları, fiziki şartları uygun olan camilerimizde, mescitlerimizde itikafa girmelerine müsaade ediyoruz. Bu noktada tamamen vatandaşlarımızın faydasına olacak şekilde bir tespit ve nokta belirliyoruz, mescit belirliyoruz. Cenabı Allah (Celle Celaluhu) Ramazan-ı Şerif'te bu niyetle Allah'a yakınlaşma niyetiyle itikafa giren, itikafta bulunan tüm kardeşlerimizin itikaflarını kabul eylesin. Cenabı Allah'a yakınlaşma vesilesi eylesin." dedi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —