Erzurum'da hayat büyük ölçüde memur düzenine göre şekilleniyor. Şehrin temposu, beklentileri ve hatta hayalleri bu düzene göre ayarlanmış durumda. Maaş günü belli, mesai saati belli, yaşam planı sınırlı. Bu düzen birey için güvenli olabilir ama şehir için ilerletici değildir.
Memur düzeni, belirsizlikten uzak durmayı öğretir. Risk almak yerine idare etmeyi, değiştirmek yerine kabullenmeyi öne çıkarır. Bu anlayış zamanla sadece çalışma hayatına değil, şehrin geneline yayılır. İnsanlar girişimcilikten söz eder ama çoğu zaman bunu başkasının yapmasını bekler. Çünkü risk almak, kaybetme ihtimalini de beraberinde getirir.
Erzurum'da gençler mezun olur olmaz "bir işe gireyim" demiyor, "bir yere yerleşeyim" diyor. Bu yer genellikle bir kamu kurumu oluyor. Özel sektör güvensiz, girişimcilik riskli, serbest çalışma belirsiz kabul ediliyor. Böyle bir ortamda yenilik üreten, fark yaratmak isteyen insan sayısı doğal olarak azalıyor.
Memur düzeni şehirde bir ritim oluşturmuş durumda. Esnaf satışını maaş günlerine göre ayarlıyor. Sosyal hayat bile buna göre şekilleniyor. Ayın belli dönemleri hareketlenme oluyor, sonra yine durgunluk başlıyor. Bu döngü yıllardır değişmiyor.
Sorun memur olmak değil. Sorun, memur düzeninin tek seçenek hâline gelmesi. Bir şehir sadece maaşla, mesaiyle ve rutinle büyüyemez. Üretim, girişim, cesaret ve vizyon olmadan kalkınma olmaz. Erzurum'da bu alanlar yeterince desteklenmediği için şehir yerinde sayıyor.
Herkes durumdan şikâyetçi ama düzeni zorlayan az. Çünkü düzen bozulursa, güven de bozulur diye düşünülüyor. Oysa değişim biraz da konfor alanından çıkmayı gerektirir. Konfor alanından çıkılmadıkça aynı sorunlar tekrar eder.
Bu şehirde yıllardır aynı konular konuşuluyor: işsizlik, göç, durgunluk. Konuşmalar değişmiyor çünkü bakış açısı değişmiyor. Herkes başkasından bir adım atmasını bekliyor. Kimse ilk adımı atmak istemiyor.
Erzurum ne geriye gidiyor ne ileri çıkıyor. Yerinde sayıyor. Ama zaman geçiyor. Yerinde sayan şehir, aslında yavaş yavaş geride kalır. Bunu fark etmek için rakamlara değil, sokağa bakmak yeterli.
Erzurum'un potansiyeli var. Ama bu potansiyel, sadece rutinle ortaya çıkmaz. Cesaret, çeşitlilik ve hareket olmadan bu şehir hep aynı yerde kalır. Memur düzeniyle ayakta durur ama büyüyemez.