Menü Global Bakış
Tarih: 21.09.2026 11:28
Meclis 1 Ekim’de devreye giriyor: “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni dönem

Meclis 1 Ekim’de devreye giriyor: “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni dönem

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye siyasetinin son aylardaki en tartışmalı başlıklarından biri olan “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir aşamaya giriliyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yaptığı son açıklama, sürecin artık yalnızca siyasi aktörlerin açıklamalarıyla değil, Meclis çatısı altında kurulacak bir komisyon aracılığıyla da izlenip denetlenmesinin planlandığını ortaya koydu.

Kurtulmuş, 39. Ahilik Haftası kapsamında Kırşehir’de yaptığı açıklamada, 1 Ekim’de TBMM’nin yeni yasama dönemine başlamasının ardından bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulacağını söyledi. Komisyonun sürecin nasıl ilerlediğini takip edeceğini, izleyeceğini ve kontrol edeceğini belirten Kurtulmuş, TBMM’nin ve dolayısıyla kamuoyunun bilgilendirileceğini ifade etti.

Bu açıklama, sürecin bundan sonraki aşamasında Meclis’in rolünün daha görünür hale geleceğine işaret ediyor.

Ancak siyasetin diğer tarafında tablo oldukça farklı.

İYİ Parti, sürece yönelik itirazını Aksaray’da düzenlediği “Bayrak Açıyorum” mitingiyle bir kez daha yüksek sesle ortaya koydu. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, özellikle İmralı’da oluşturulduğu belirtilen yeni çalışma alanı üzerinden hükümete sert eleştiriler yöneltti.

Dolayısıyla 1 Ekim sonrasında Meclis’te kurulması planlanan komisyon, yalnızca bir “takip mekanizması” olmayacak; aynı zamanda siyasi partilerin süreç hakkındaki farklı yaklaşımlarının Meclis zemininde daha açık biçimde karşı karşıya geleceği bir alan haline gelebilecek.

Meclis’in rolü büyüyor: Süreç artık siyasi açıklamaların ötesine taşınıyor

Numan Kurtulmuş’un açıklamasındaki en önemli unsur, Meclis’in sürece kurumsal olarak dahil edilmesinin planlanması.

Kurtulmuş’un ifadesine göre 1 Ekim’den sonra kurulacak komisyon, sürecin nasıl ilerlediğini izleyecek ve gelişmeler hakkında TBMM’yi ve kamuoyunu bilgilendirecek. Bu yaklaşım, yürütülen sürecin Meclis üzerinden takip edilmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması anlamına geliyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise komisyonun görev alanının ne şekilde belirleneceği.

Komisyon hangi yetkilere sahip olacak?

Hangi gelişmeleri raporlayacak?

Partilerin temsil oranları nasıl belirlenecek?

Ve en önemlisi, sürecin sonraki aşamalarında Meclis’in alacağı kararlar hangi hukuki çerçevede şekillenecek?

Bu soruların yanıtları, 1 Ekim sonrasında yapılacak çalışmalarla daha net ortaya çıkacak.

Çünkü mesele yalnızca bir komisyon kurulmasından ibaret değil. TBMM’nin sürecin izlenmesinde üstleneceği rol, Türkiye’nin yakın dönem siyasi gündeminin önemli başlıklarından biri olacak.

Dört alt komisyon ve İmralı tartışması

Süreçte bir başka dikkat çekici gelişme ise dört alt komisyon oluşturulmasına ilişkin açıklamalar.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, daha önce yaptığı açıklamada “Takip ve Değerlendirme Kurulu” bünyesinde dört alt komisyon oluşturulduğunu belirtmişti. Bunlardan biri “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu”.

Uçum, Abdullah Öcalan’ın da bu komisyonda görev alacağını açıkladı. Uçum ayrıca İmralı’da oluşturulan yeni yapının tahliye veya ayrıcalık anlamına gelmediğini, cezaevine bağlı bir çalışma alanı olarak değerlendirildiğini savundu.

İşte siyasetin en sert tartışması da tam bu noktada ortaya çıkıyor.

Hükümet kanadından gelen açıklamalarda bu düzenlemenin sürecin yürütülmesi açısından işlevsel olduğu belirtilirken, İYİ Parti bu yaklaşımı kabul etmiyor.

Müsavat Dervişoğlu, 19 Eylül’de Aksaray’da gerçekleştirilen “Bayrak Açıyorum” mitinginde İmralı’da yapıldığı belirtilen düzenlemeye ilişkin sert ifadeler kullandı. Dervişoğlu, “Ömür boyu hapse mahkum bir hükümlüye ev yapacaksınız öyle mi?” diyerek hükümete tepki gösterdi.

Bu açıklamalar, Meclis’te kurulacak komisyonun siyasi açıdan ne kadar tartışmalı bir zeminde çalışacağını da gösteriyor.

1 Ekim’den sonra siyasetin yeni sınavı

Türkiye açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri, bu sürecin Meclis çatısı altında nasıl yürütüleceği olacak.

Bir tarafta silahların tamamen bırakılması, örgütsel yapının sona ermesi ve Türkiye’nin terör sorununu geride bırakması hedefi üzerinden yürütülen bir süreç var.

Diğer tarafta ise sürecin yöntemi, hukuki sınırları, İmralı’daki uygulamalar ve siyasi aktörlerin sürece dahil edilme biçimi konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.

Dolayısıyla 1 Ekim, yalnızca TBMM’nin açılış tarihi değil; aynı zamanda bu tartışmanın Meclis zeminine taşınacağı yeni bir dönemin başlangıcı olacak.

Burada kamuoyunun dikkat etmesi gereken temel mesele ise sloganlardan çok hukuki çerçeve ve Meclis denetiminin nasıl işleyeceği.

Çünkü böylesine kapsamlı bir siyasi süreçte toplumun bilgilendirilmesi kadar, alınan kararların hangi hukuki zeminde uygulandığının açık biçimde ortaya konulması da önem taşıyor.

Meclis’te kurulacak komisyon bu açıdan kritik bir işlev üstlenebilir.

Ancak bunun nasıl gerçekleşeceği, hangi yetkilerle çalışacağı ve siyasi partilerin komisyon içerisindeki yaklaşımının ne olacağı henüz önümüzdeki dönemin konusu.

Şimdilik kesin olan şu:

1 Ekim’den itibaren “Terörsüz Türkiye” sürecinin adreslerinden biri artık doğrudan TBMM olacak.

Ve Meclis’in kapıları açıldığında yalnızca yeni yasama dönemi başlamayacak; Türkiye’nin en tartışmalı siyasi süreçlerinden biri de milletvekillerinin önünde daha görünür hale gelecek.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —