LİDER ŞEHRİN LİDER TAKIMI
2025-2026 sezonunda 25 hafta geride kaldı.
14 galibiyet, 9 beraberlik, sadece 2 mağlubiyet…
51 puan ve zirvede Erzurumspor.
Bu tablo bir rastlantı değil. Bu başarı; mücadeleden kaçmayan bir takımın, zor şartlara alışkın bir şehrin ve her koşulda takımının arkasında duran büyük bir taraftarın eseridir. Ayaza meydan okuyan bir memleketin çocukları, zirvede olmayı hak ederek başardı.
Ancak futbol dünle değil, bugünle ve yarınla yazılıyor.
Hafta içi oynanacak son derece kritik bir karşılaşma var: Keçiörengücü deplasmanı.
Ligde bu aşamadan sonra her maç final niteliğinde. Özellikle hafta içi oynanacak karşılaşmalar hem fiziksel hem mental olarak ayrı bir sınavdır. Bu tür maçlar şampiyonluk yolunda sadece puan değil, karakter de kazandırır. Keçiören deplasmanı da tam olarak böyle bir eşik.
Liderlik güzel, zirve gurur verici… Ama asıl mesele o koltukta kalabilmek. Rakipler pusuda, yarış kızışmış durumda. Küçük bir puan kaybının bile dengeleri değiştirebileceği haftalardayız. Bu nedenle Keçiören maçından alınacak üç puan, yalnızca haneye yazılacak bir skor değil; şampiyonluk yürüyüşünde güçlü bir mesaj olacaktır.
Futbolcularımız şunu bilmeli: Arkalarında inanan bir şehir var. Tribünde olan, ekran başında takip eden, duasını eksik etmeyen binlerce dadaş var. Bu destek sıradan bir taraftarlık değil; bu bir aidiyet meselesi.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey rehavet değil, daha fazla odaklanma. Daha fazla disiplin. Daha fazla birliktelik.
Şehir olarak bir olalım. Eleştiriyi dozunda, desteği yüksek tutalım. Çünkü bu takım ve bu şehir vazgeçmez. Erzurum'un ayazında mücadele sert olur; ama inanç daha da serttir.
Hafta içi Keçiören'de alınacak bir galibiyet, sadece üç puan değil; sezonun kaderini belirleyecek bir adım olabilir.
Şimdi kenetlenme zamanı.
Şimdi zirveye sahip çıkma zamanı.
Destek büyüdükçe umut artıyor.
Umut arttıkça inanç güçleniyor.
İnanç varsa da başarı uzak değil.
Haydi Erzurum…
Bu hikâyenin sonu yine şampiyonluk olsun.
Kalın sağlıcakla...