İmzalandığı tarihte Antalya'nın en iyi sözleşmesi olma özelliğini taşıyan bu anlaşmanın yine Konyaaltı belediyesi başkanı Cem Kotan ve Tüm Yerel Sen imzası ile iptal edilmesi bir çok açıdan izaha muhtaçtır.
Öncelikle, içerisinde 1 Mayıs, Kurban ve Ramazan Bayramı ikramiyeleri ile birlikte eğitim-öğretim, doğum, ölüm ve evlenme yardımlar olan bu sözleşmenin Tüm Yerel Sen'in 'rızasıyla' iptal edilmesi başlı başına bir sendikal ayıptır.
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ DE İPTAL EDİLDİ!
Tüm Bel-Sen'in imzaladığı sözleşmede yer alan; '8 mart günü kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır' maddesi de iptal edildi.
Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin arttığı bir ülkede, bu konuda toplumsal farkındalık ve duyarlılık yaratmak amacıyla önemsediğimiz bu maddenin iptal edilmesi düşündürücüdür.
Daha açık söylemek gerekirse; Konyaaltı belediyesinde mevcut sözleşmede yer alan kadına, çocuğa ve engelliye yönelik bütün sosyal hak ve ikramiyeler Tüm Yerel Sen tarafından 'sıfırlanmış' oldu.
Öncelikle, bir sendikanın varlık nedeni ve amacı sözleşme ile kazanılmış hakları 'iptal' ettirmek değil aksine 'korumak' ve 'geliştirmek' olmalıdır.

GİTTİĞİ YERİ KURUTAN SENDİKA!
Ancak, Tüm Yerel Sen, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT'ta işveren 'icazetiyle' yetkili olduktan sonra önce kurban, Ramazan, yılbaşı ve Cumhuriyet Bayramı ikramiyelerini, sonrasında ise yol ücretini iptal ettirerek, çalışanlardan geriye dönük tahakkuk edilmesine imza attı.
En son Konyaaltı belediyesi örneğinde de gördüğümüz gibi Tüm Yerel Sen'in yetkili olduğu her yeri 'kuruttuguna' bir kez daha tanık oluyoruz.
Öyle ki, her ay aidat aldığı kendi üyesinin bile görüşünü sormadan ve tüm çalışanlar için önemli olan bu sözleşmeyi oldu-bittiye getirerek imzalaması emekciye verdiği 'değeri' göstermesi açısından bir vesikadır.
Çünkü, sözleşmenin gerçek sahibi, sendika başkanı değil, belediye emekçileridir.
Onların varlığını yok sayarak, üst katta imzalanan her sözleşme anti demokratik olduğu gibi, emekçilerin iradesine vurulan bir darbe niteliği taşır.
'SAYIŞTAY' BAHANE 'SATIŞ' ŞAHANE!
Daha da vahim olanı ise,
Akp hükümetinin özellikle muhalif belediyeleri çalıştırmamak ve halk ile karşı karşıya getirmek için kullandığı Sayıştay sopasını, Tüm Yerel Sen'in imzaladığı bu satış sözleşmesi için gerekçe yapmasıdır.
Hatırlatmak isteriz, toplu sözleşme dahil bütün sendikal hak ve özgürlükler mevcut yasalara biat ederek ve boyun eğerek değil bizzat mücadele ederek alınmıştır.
Bu kuralın demokrasi, hak, hukuk ve adalet içinde geçerli olduğunu günümüzde bizzat yaşayarak görüyoruz.
AKP hükümeti tarafından çıkarılan ve Uluslararası Hukuk ve Anayasaya aykırı olan 4688 sayılı 'sahte' sendika yasasını sahiplenmek bir sendikanın işi olamaz!

KONYAALTI BELEDİYESİ BAŞKANI CEM KOTAN'I İMZASINA SAHİP ÇIKMAYA DAVET EDİYORUZ!
Sayın Cem Kotan, Konyaaltı belediyesi başkanı adaylığınız kendi içinizde tartışmalara konu edilse de, bizler secilmenize sevinenler arasında olduk.
Meclis üyeliği yapmanız ve işçi kökeninden geliyor olmanız yanında siyasal-sosyal kimliğinizin Konyaaltı belediyesi çalışanları üzerinde de pozitif bir hava yarattığını Sizde biliyorsunuz.
Ancak, aradan geçen iki yıllık süre içerisinde, özellikle çalışanlara verdiğiniz sözleri yerine getirme ve attığınız imzanın arkasında durmak konusunda büyük bir hayal kırıklığı yarattığınızı söylemek durumundayız.
Şöyle ki;
Başkanı olduğunuz Konyaaltı belediyesinde
Tüm Bel-Sen ile imzaladığınız 2024- 2026 yıllarını kapsayan sözleşme ücretleri iki yıldır ödenemedi.
Bu krizden dolayı Konyaaltı belediyesi emekçileri iki yıldır ekonomik ve sosyal mağduriyetin en büyüğünü yaşadı ve hâlen yaşıyor.
Altında imzanız olan sözleşmede yer alan "1 Mayıs" dahil diğer bayram ikramiyeleri ve doğum, ölüm, evlenme, eğitim-öğretim yardımları ise maaş bordrosunda bile gösterilmedi.
Dolayısıyla, Konyaaltı belediyesinde yaşanan bu 'keyfiyet' bir hak ihlali olduğu kadar, mevcut sözleşme hukukunun yok sayılarak sendikal iradenin çiğnenmesi anlamına gelmektedir.
Bu arada birikmiş alacakları ödemek için bizlere ve çalışanlara defaten verdiğiniz sözleriniz ise hala yerine getirilmedi.
Sayın Kotan,
ramazanda her gün vatandaşlara iftar yemeği verirken, çalışanların ramazan bayramı ikramiyesini iptal etmeniz düşündürücüdür.
Toplamda, Konyaaltı Belediyesinde yaşanan bu tür olumsuzluklar Şahsınıza ve Belediye yönetimine karşı bir 'güven' bunalımı yaratmıştır.
HAK HUKUK ADALET HERKESE LAZIM!
Tüm Bel-Sen ile imzaladığınız, ancak hükümlerini yerine getiremediğiniz sözleşmenin daha süresi dolmadan, geri bir sözleşmeye imza atmanız hak, hukuk ve adalet duygusu ile bağdaşmamaktadır.
Dolayısıyla, Sayın Kotan, Sizi, Tüm Yerel Sen'e 'imzalattığınız' ancak, Konyaaltı belediyesi çalışanları için 'kadük' olan sözleşme yerine, altında imzanız olan Tüm Bel-Sen sözleşmesinin gereklerini yerine getirmeye davet ediyoruz.
Bu sadece Tüm Bel-Sen'in değil, bütün Konyaaltı Belediyesi emekçilerinin talebidir.
Sayın Kotan; Konyaaltı Belediyesinde bozulan çalışma barışı ve huzurun yeniden sağlanmasının Sizin bu konuda atacağınız 'olumlu' adımlara bağlı olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Hak, hukuk, adalet ve liyakat hepimize lazım.
İlhan Karakurt
Tüm Bel-Sen Antalya Şubesi Başkanı