CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen yaklaşık 31 yıllık lisans diplomasıyla ilgili hukuki mücadeleyi bir üst aşamaya taşıdı. İmamoğlu'nun avukatları, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin diploma iptaline karşı yürütmeyi durdurma ve iptal talepli başvurusunu reddetmesinin ardından istinaf mahkemesine resmi itirazda bulundu.
Avukatlar dilekçelerinde, mahkemenin ret kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak, yürütmenin durdurulması ve alt mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etti. Başvuru dilekçesinde, kararın özellikle Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecini etkileyebileceği ve bu durumun telafisi güç zararlar doğurabileceği vurgulandı.
Bu gelişmeyle birlikte dosya, yetkili Bölge İdare Mahkemesi'nde tekrar incelenmek üzere yargı sürecinde bir üst merciiye taşınmış oldu.
Mart 2025'te İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, İmamoğlu'nun 1990'da Kuzey Kıbrıs'taki bir üniversiteden yatay geçiş yaptığı dönemdeki işlemlerine ilişkin usulsüzlük iddiasıyla diplomasını iptal etmişti. Kararın gerekçesinde "yokluk" ve "açık hata" ifadeleri yer almıştı.
İmamoğlu, bu karara karşı 6 Mayıs 2025'te İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde dava açtı ve hem diplomanın iptalinin hem de yürütmesinin durdurulmasının talep edildiği başvuru yaptı. İlk duruşma Ocak 2026'da görülürken, mahkeme dosyadaki hukuki değerlendirmeye dayanarak davayı reddetti.
Mahkeme kararında, yatay geçiş ve diploma işlemlerinin dönemde yürürlükteki mevzuata uygun olmadığı ve üniversite yönetim kurulunun iptal kararının hukuka uygun bulunduğu ifade edildi. Bu ret kararı üzerine İmamoğlu'nun hukuk ekibi istinaf yollarını zorladı.
İstinaf başvurusu sonrası dosya, Bölge İdare Mahkemesi'nin denetimine sunulacak. Bu aşamada mahkeme, alt derece mahkemesinin kararını teknik ve hukuki çerçevede yeniden değerlendirecek. Yürütmenin durdurulması talebi kabul edilirse, diploma iptaline ilişkin işlem geçici olarak askıya alınabilir.
Hukuk uzmanları için bu süreç, hem idari yargının yetki sınırları hem de eğitim belgelerine ilişkin hukukî ölçütlerin nasıl yorumlanacağı bakımından önemli bir örnek teşkil ediyor. Nitekim benzer "idari işlem iptali ve yürütme durdurma" başvuruları, önceki emsal kararlarla ilişkili şekilde değerlendirilir.
İmamoğlu cephesi, istinaf aşamasını geçmesi durumunda Danıştay'a kadar gidebilecek kapsamlı bir hukuki mücadele planlandığını belirtiyor. Bu da konunun önümüzdeki aylarda idari yargının üst seviyelerinde tartışılabileceğine işaret ediyorSüreç Ne Anlatıyor?
İstinaf başvurusunun kabul edilip edilmeyeceği yakın dönemde belli olacak. Bölge İdare Mahkemesi'nin vereceği karar, hem İmamoğlu'nun asli hukuk mücadelesini hem de diplomaların iptaliyle ilgili idari işlemlerin denetimini yeniden gündeme taşıyacak.
Bu süreç, yalnızca bir diplomaya ilişkin hukuki tartışma olmanın ötesinde, yüksek profilli bir siyasi aktörün eğitim belgelerine yönelik idari işlemlerle nasıl karşılaştığını ve yargı yollarının bu durumları nasıl çözdüğünü ortaya koyuyor.
Yargı sürecindeki bu yeni adım, kamuoyunun ve hukuk çevrelerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Kararın istinaf aşamasında nasıl sonuçlanacağı, hem hukuki hem de siyasi dengeler üzerinde belirleyici olacak.