Menü Global Bakış
Tarih: 28.03.2026 09:05
Halka açılan kampüs kapılarının gerçekleri…

Halka açılan kampüs kapılarının gerçekleri…

Facebook Twitter Linked-in

Halka açılan kampüs kapılarının gerçekleri… 

Bir Şehir, Bir Rektör ve Değişen Makûs Talih.

Erzurum, dadaşlar diyarı... 

Sokaklarında tarihin nefes aldığı, Palandöken'in eteklerinde olmasına rağmen yine o kadim dağın yalnızlığını ve vakarını dumanlı başında hissettiren, soğuğu sert, insanı mert ama kalbi bir o kadar sıcak kadim şehir. Bu şehir, yıllardır üniversitesini "şehrin içinde ama şehirden uzak" bir kale gibi izledi. Kampüs kapıları ardında üretilen bilimin, caddedeki esnafa, tarladaki çiftçiye, dertli vatandaşa sirayet etmesini bekledi durdu. 

globalbakis.com / tüm1haber.com / ÖZEL-YORUM-HABER-DEĞERLENDİRME YAZISI

Evet, önceki dönemlerde de gerçekten de çok değerli akademisyenlerimizin, ilim ve eğitim adına ciddi adımlarına şahit olduk ama nedendir bilinmez, fildişi kulelerinin erişilmez teraslarından bizlere atmış oldukları bakışlarının içerisinde samimiyeti hiç ama hiç hissedememiştik.

Elbette ki ahbap-çavuş ilişkisi içeren durumlar hariç…  

 

Dün Erzurum'da düzenlenen ve yükseköğretimin rotasını belirleyen o tarihi toplantıda, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar hocamızın kurduğu şu cümle aslında bir devrin kapanış ilanıydı:

"Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı artık yok!"

Bu sözler salonda yankılanırken, benim aklıma tek bir isim geldi, hemen toplantı salonunun orta sıralarında yer alan ve YÖK Başkanı Hocamızı can kulağıyla, sanki de bir öğrenci edasıyla dinleyen; Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu. 

Sözden Önce Eyleme Geçen Bir Vizyon

Sayın Özvar'ın bugün Türkiye'nin tüm üniversitelerine bir hedef olarak çizdiği "sahaya inin, halkın derdiyle dertlenin" talimatını, biz Erzurum'da bir süredir sessiz ama derinden bir uygulama olarak zaten yaşıyoruz. Rektör Hacımüftüoğlu, göreve atandığı o ilk günden itibaren Atatürk Üniversitesi'nin kapılarını sadece öğrencilere değil, Erzurum'un ruhuna da açtı.

Onun yönetim anlayışında üniversite; sadece diploma dağıtan bir mekanizma değil, bu coğrafyanın problemlerine çözüm üreten bir "şifa merkezi" ve "akıl küpü" haline geldi.

Bir Rektörden Fazlası: Erzurum'un Çözüm Ortağı

Ahmet Hacımüftüoğlu Hocamızın başarısı, sadece akademik unvanlarında gizli değil. Onun başarısı; Erzurum'un tarımından sanayisine, sağlığından kültürel mirasına kadar her alanda ve hatta şehrin futbol takımının sadık bir taraftarı olarak her maçında bulunarak "biz buradayız" demesinde,

Halkın içine karıştığında yüzündeki o samimi ve can-ı gönülden geldiğine şahitlik eden tebessümünde,

Akademik birikimi, şehrin ekonomik kalkınması için bir kaldıraç olarak kullanma iradesinde gizli.

YÖK Başkanı'nın vurguladığı "çözüm odaklı çalışma" modelini, Sayın Hacımüftüoğlu çoktan Atatürk Üniversitesi'nin genetik kodlarına işlemeye başladı bile. 

O, kampüsün yüksek duvarlarını zihninde yıktı ve üniversiteyi şehrin ana meydanına, yani halkın tam kalbine taşıdı.

Bunu yapmış olduğu çalışmaların merkezinde, attığı o tarihi adımların mesafesinde ve Atatürk Üniversitemizin ulaşmış olduğu çıta derecelendirmesinde gayet net olarak görmekteyiz. Kaldı ki bu samimi hizmet adımlarının kadim şehir Erzurum'a sağlamış olduğu katkıları da asla ve kat'a inkâr edilemez.

Yükseköğretimde, halkın bizatihi içerisinde bulunmayı ve halkın her alanda akademik katkı sayesinde problem çözümü noktasında müfredat sadeleşmesi gibi köklü değişikliklerin konuşulduğu bu dönemde; Erzurum olarak şanslıyız. Çünkü biz, söylenenlerin hayata nasıl geçtiğini bizzat müşahede ediyoruz.

Erzurum'un derdiyle dertlenen, coğrafyanın zorluklarını bilimle kolaylaştıran ve "üniversite-şehir" bütünleşmesini bir slogandan öteye taşıyıp gerçeğe dönüştüren Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'na bir Erzurumlu olarak teşekkür borçluyuz.

Görünen o ki; Türkiye'nin yeni üniversite vizyonu Ankara'da çiziliyor olabilir ama bu vizyonun en başarılı prototipi Erzurum'da, Atatürk Üniversitesi'nin koridorlarında ve Erzurum'un sokaklarında çoktan hayat bulmuş durumda.

Benden söylemesi; demedi, demeyin…




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —