Emme alışkanlığının bebeklerin anne karnında kazandığı doğal bir refleks olduğunu ifade eden Demir, bu refleksin yalnızca beslenme ihtiyacını karşılamadığını, aynı zamanda anne ile bağı güçlendirerek bebeğin kendini güvende hissetmesini sağladığını söyledi. Bebeklerin beslenme zamanları dışında da parmak ya da dil emme eğilimi gösterebildiğini kaydeden Demir, bu alışkanlıkların önüne geçmek ve sakinleştirici etkisinden faydalanmak amacıyla emzik tercih edilebildiğini dile getirdi.
BPA içermeyen ürünler tercih edilmeli
Emzik seçimi yapılırken Bisfenol-A (BPA) içermeyen ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Demir, üreme sağlığı üzerindeki zararlı etkileri nedeniyle BPA kullanımının birçok ülkede bebek ürünlerinde yasaklandığını hatırlattı.
Lateks alerjisi riski
Lateks içeren emziklerin hem lateks alerjisi riski taşıması hem de bakteri tutulumunun diğer materyallere göre daha yüksek olması nedeniyle önerilmediğini belirten Demir, lateks alerjisinin bebeklerde şişlik, deri döküntüsü ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade etti. Alerjik reaksiyonların bazı vakalarda solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilen ciddi tablolara yol açabileceğini kaydeden Demir, nadir de olsa klinik olarak rapor edilen vakaların bu riskin göz önünde bulundurulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Özellikle ailesinde lateks alerjisi bulunan bebeklerde lateks içermeyen ürünlerin tercih edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Emzik kullanımında zamanlama uyarısı
Emzik seçiminde olduğu kadar kullanım zamanının da önemli olduğuna dikkat çeken Demir, yeni doğan bebeklerde anne memesine alışma süreci tamamlanmadan emzik kullanımına başlanmaması gerektiğini ifade etti. Bu durumun, memeyi reddetme riskini artırabileceğini belirtti. Süt köpek dişlerinin çıkmaya başladığı ve bebeklerin ortalama 18 aylık olduğu dönemde emzik kullanımının sonlandırılması gerektiğini kaydeden Demir, uzun süreli kullanımın çene gelişiminde ve diş diziliminde ciddi bozukluklara yol açabileceğini sözlerine ekledi. (İLKHA)