Menü Global Bakış
Tarih: 09.03.2026 17:53
Eğitimci Haras, suça sürüklenen çocuklarla ilgili konuştu: Temel sebep maneviyattan uzaklaşmak

Eğitimci Haras, suça sürüklenen çocuklarla ilgili konuştu: Temel sebep maneviyattan uzaklaşmak

Facebook Twitter Linked-in

Gelişen teknoloji ile küresel bir köy haline gelen dünyada toplumlarda artan bireysellik ve sosyal medya bağımlılığı, kalabalıklar içerisinde yalnızlığı doğururken, ekranlarda maruz kalınan diziler ve içerikler ise çoğunlukla şiddeti tetikleyen birer unsur haline geliyor.

Okullarda yaşanan şiddet vakalarına ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Eğitimci Yazar Erkan Haras, bu işin temelinde ailede alınan eksik eğitim ve manevi değerlerden uzaklaşmanın yattığını ifade etti.

İstanbul Çekmeköy'de öğrencisi tarafından katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik'e Allah'tan rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Eğitimci Yazar Erkan Haras, ölümden de kötü olan şeyin öğrencisi tarafından katledilmek olduğunu söyledi.

Hastaneden tedavisi tamamlanmadan çıkıp öğretmenini katletti

Çocuğun yetişmesinde aile, okul ve öğretmen faktörünün çok önemli olduğunu, bu ayaklardan birisinin eksik olması halinde dışarıdan müdahaleye açık hale geleceğini aktaran Haras, "Tüm aileleri kast etmemekle birlikte bu işin temelinde ailenin yattığını düşünüyorum. Anne-babanın tutumu, çocuğun yetiştirilememesi nedeniyle çağımızda bu tür olaylar ilkokula, anaokuluna kadar indi. Liselerde tütün ve yasaklı maddelerin kullanıldığını duyuyor, şahit oluyoruz. Son vakada söz konusu şahıs babasının imzasıyla henüz tedavisi tamamlanmadan hastaneden çıkarıldı. Çocuk elini kolunu sallayarak okula girip öğretmenini katletti." dedi.

"Lütfen çocuklarınızı yanınıza alın ve günlük 15 dakika da olsa manevi değerleri anlatın"

Son dönemde öğrencilerin motivasyonunun okula, derslere değil farklı alanlara kaydığını, bunun da temelinde ailenin yattığını vurgulayan Haras, "Çocuk, ilk eğitimini aileden alır. Bazen velilerden. Özellikle yaz aylarında 'okul açılsın da kurtulalım' dediğini duyuyoruz. Ancak maalesef okullarda ameliyat yaparak çocuğun içerisine bilgi ve kültürü koyamıyoruz. Manevi değerlerden uzaklaşıldıktan sonra bu tür olaylar arttı. Çocuklar sokaklarda başıboş dolaşıyorlar. Her akşam bunu görüyoruz. Bu çocukların ödevi, okuyacak kitabı yok mu? Tüm aileler için demiyorum ama aileler çocukları bırakmış… Lütfen çocuklarınızı yanınıza alın ve günlük 15 dakika da olsa manevi değerleri anlatın. 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum' anlayışıyla yetiştik ama bu çağda artık neredeyse bir harf öğrenene kırk yıl köle olacağız. Bu iş bir yere kadar sürer ve ardından kopuş olur." diye konuştu.

En büyük etken aile

Türkiye'de yapılan dizilerin çocukların üzerinde çok etkisi olduğunu, bunun derslerde açıkça görüldüğünü hatırlatan Haras, "Okulda çocukların ağızlarından çıkan sözleri duyuyoruz.  Çocuk eve gittiğinde anne-babanın elinde telefon, çocuğun elinde telefon ve herkes online. Herkes online ama evde kimse yok. Herkes kendi dünyasında beyni uyuşmuş şekilde yaşıyor. Çocuk evden çıkıp gittiğinde anne-babanın haberi olmuyor. Belli bir saat sonra fark ediyor ama bu kez çocuğu bulamıyor. Kaybolan bir toplumun içerisinde kaybolan çocuğu arıyoruz. Bu çocuklar büyüdü, genç oldu. Bu meselde birinci etken ailedir. Eğer aile çocuğunu toplar, sanal medyadan başını kaldırıp çocuğuna dönerse işin yarısını halletmiş oluruz. Dizilerden uzak tutup manevi değerlerini anlatsalar, mesela Ramazan ayı boyunca her akşam bir büyüğün hayatını, bir başarı hikâyesini anlatsalar iş değişebilir. Ancak maalesef tavırları ve davranışları görüyoruz. Lütfen çocuklarımıza sahip çıkalım." Şeklinde konuştu

RTÜK manevi değerlerle çelişen dizilere dur demeli

Manevi değerlere uygun olmayan diziler ile ilgili hükümete, RTÜK'e çağrıda bulunan Haras, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"RTÜK ve hükümet, televizyon dizilerime bir kota getirmelidir. Sosyal medyada uygulanan yaş sınırlaması gibi bir sınırlama getirilmelidir. Çocuk izlemese de aile izliyor. Artık diziyi yayından mı kaldırırlar, seyrini mi değiştirirler bilmiyorum ama bir önlem alınmalı. Dizilerde silah, bıçak, kan, ölüm ve tehditlerin dışında tarihin seyrini değiştiren büyüklerimizin hataları anlatılsa, çocuk öz benliğini görse tavırları ve ifadeleri değişir. Ancak bugün hangi diziye bakarsanız bakın; kan, bıçak, saldırı, gözyaşı, mafya var ve RTÜK'ten herhangi bir sınırlama, yasaklama yok. Tam tersine her gün yeni bir dizi çıkıyor. Bölgesel anlamda yapılan dizilerde de üslup, konuşma tarzı, hareket, müdahaleler de o yöreyi yansıtmıyor. Sanki o yörede yaşayan herkes mafyaymış gibi yansıtılıyor. Oraya giden herkes belinde silahla geziyor ve çocuk da 'neden bende de olmasın' diyerek silahlanıyor. Böylece okulda öğretmenini, arkadaşını katleden bir zihniyetin yetişmesine neden oluyor. Bunlara bir kota getirilmelidir." (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —