GULCA / ÜRÜMÇİ – Doğu Türkistan'dan gelen son raporlar, Çin'in bölgedeki toplama kampları ve hapishane sisteminin yarattığı insani yıkımın korkunç boyutlarını gözler önüne seriyor. Gulca şehrindeki bir kadın hapishanesinden yükselen feryatları kan donduruyor.
Bayköl Hapishanesi: 10 Bin Kadın ve Bir Haftada 3 Tabut
Özgür Asya Radyosu'nun (RFA) yerel kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, Gulca şehrindeki Bayköl Kadın Hapishanesi'nde şu an yaklaşık 10 bin Uygur Türkü kadının tutulduğu tespit edildi. Hapishaneden sızan bilgiler, yaşam koşullarının vahametini kanıtlar nitelikte:
Kampların Gölgesinde "Kayıp Nesil": Okul Yerine İnşaat
Toplama kamplarının kurulmasının üzerinden geçen 8 yılın ardından, Doğu Türkistan toplumunda telafisi imkansız bir sosyal yara açıldı. Özgür Asya Radyosu (RFA) Uygur Masası'nın 13 Şubat 2026 tarihli haberinde, 2017'da ebeveynleri toplama kamplarına atılan çocukların okulu bırakması ve henüz ergenlik çağında ağır fiziksel işlerde çalışmaya başlaması dikkat çekti.
18 Yaşını Doldurmayan Çocuklar
RFA muhabirinin uydu telefonu ile ulaştığı Ürümçi şehrindeki bir polis memuru, tutuklu ebeveynlerin çocukları arasında okuldan ayrılma vakalarının gerçekten var olduğunu doğruladı. Görevlinin aktardığına göre bazı çocuklar henüz 18 yaşına gelmeden eğitimlerini bırakıyor.
Ayrıca edinilen bilgilere göre bu çocukların okulu bırakmasında, ebeveynlerinin cezalandırılması nedeniyle geleceklerinden umutsuzluğa kapılmaları etkili oluyor. Yani eğitimlerini tamamlasalar bile devlet kurumlarında ya da şirketlerde iş bulamayacaklarını düşünmeleri bu kararda belirleyici oluyor.
Ailesi Toplama Kamplarına Atılan Çocuklar Geçim Derdinde
Söz konusu görevli ayrıca, ekonomik sıkıntıların da okul terklerinde önemli rol oynadığını ifade etti. Bu çocukların çoğunun anne ve babası birlikte toplama kamplarına götürüldüğü için, bakım sorumluluğu yaşlı büyükanne ve büyükbabalara kalmış durumda. Ancak onların yaşlı olması nedeniyle ailenin gelir kaynakları kesiliyor. Bu nedenle çocuklar okulu bırakıp inşaat gibi fiziksel işlerde çalışarak ailelerinin geçimine katkı sağlamak zorunda kalıyor.
Suçsuz Anne Babalar Toplama Kamplarında Can Veriyor
Polis görevlisinin verdiği bilgiye göre, sorumlu olduğu üç mahalle komitesinde şimdiye kadar tutuklu ebeveynlere sahip yaklaşık 100 çocuk okulu bırakmış durumda. Bunların 2–3'ünün ebeveynleri toplama kamplarında hayatını kaybetmiş. Çoğunluğunun anne ya da babası 15 yıldan fazla hapis cezası alırken, daha küçük bir kısmı 5–10 yıl arasında ceza aldığı ortaya çıktı.
Ayrıca Çinli yetkililerin bu çocukların geleceğinden endişe etmedikleri, yalnızca boşta kalıp sorun çıkarmalarından kaygı duydukları belirtiliyor. Bu nedenle söz konusu polis görevlisinin, bu çocukların günlük hareketlerini izlemekle görevlendirildiği öğrenildi.
İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT Konuyla ilgili "Gulca'da ifşa olan kadın hapishanesi, Çin rejiminin yıllardır sistematik bir şekilde Uygur halkının merhametini, Aile terbiyesini ve yarınlarını nasıl kelepçelediğini ve nelere yol açtığını gün yüzüne çıkarıyor.
Babası kampta, annesi hapiste olan bir çocuk, üstelik anadili, kültür medeniyeti, dini, bütünüyle yasaklanmış zorunlu Çin dili ve kültürü dayatılırken, nasıl gelecek hayal edecek, Onun için kurgulanan gelecek ise sistemin sirkülasyonu için sırtına inşaat küreği alıp zorla çalıştırtılmak. Kendi vatanında 'geleceği olmayan' bir nesil inşa etmek, kurşun sıkmadan yapılan bir soykırımdır.
Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber
Kaynak: @RFA @Uygurhaber