Tarih: 21.02.2026 18:00

Dijital medya, siyasi algı ve uluslararası politikalarda sosyal medya savaşlarının büyüyen etkisi

Facebook Twitter Linked-in

Araştırmalar, sosyal medya algoritmalarının kullanıcıların düşünce dünyasını şekillendirebildiğini ortaya koyuyor. Özellikle kısa video içeriklerinde, kimi zaman belirli siyasi içeriklerin yayılımı diğerlerinden pratik olarak daha görünür kılınabiliyor; bu durum toplumsal algı ve siyasi kutuplaşma üzerinde doğrudan etkilere sebep olabiliyor.

Uluslararası raporlara göre Rus devletine yakın hesaplar özellikle TikTok üzerinde daha aktif hale gelerek Amerika Birleşik Devletleri’ndeki seçimler gibi önemli siyasi süreçlerde etkileşim ve paylaşım alanı buluyorlar. Bu hesaplar, Kremlin yanlısı görüşleri hem İngilizce hem İspanyolca içeriklerle genç kitlelere ulaştırmaya çalışıyorlar.

Benzer şekilde, Çin merkezli sosyal medya uygulamalarının içeriğinde propaganda ve yönlendirme riski tartışılıyor. Bazı kullanıcı ve araştırmalar, Çin hükümetine yakın söylemlerin, içerik önerileri üzerinden daha görünür hale getirildiğini iddia ediyor; bu durum Batı’da Çin algısını etkileyebileceğine dair bulgular ortaya koyuyor.

Trump ve TikTok gerginliği

Bu tartışmaların göbeğinde bir diğer önemli gelişme de ABD ile Çin arasındaki TikTok krizi. Çin merkezli ByteDance şirketine ait TikTok’un ulusal güvenlik gerekçesiyle ABD’de yasaklanması veya satılması tartışmaları uzun süredir gündemde. Geçmişte hem yönetim hem Kongre düzeyinde bu yönde adımlar atılmasına rağmen, uygulamanın kapanması veya satılması kararları farklı siyasi dönemlerde ertelemelerle karşılaştı. 2025 başında TikTok’un kapatılmasının ardından yeniden erişime açılması, bu dijital platformun jeopolitik bir mücadele alanına dönüştüğünü gösteriyor.

Trump’ın başkanlık döneminde TikTok’un kapatılmasını talep ettiği bilinmekle birlikte, bu platformun geleceği hâlâ belirsizliğini sürdürüyor. Bu durum, sosyal medya platformlarının sadece teknoloji şirketleri olarak değil, ulusal güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olarak da siyasi dalgalanmalara yol açabileceğini işaret ediyor.

Diğer dijital mecralar: Rusya’nın Max uygulaması ve Türkiye’nin NSosyal gündemi

Rusya tarafından desteklendiği iddia edilen dijital ağların siyasal içerikleri manipüle etmek için algoritmik ve bot destekli stratejiler kullandığı yönünde çalışmalar bulunuyor; bu da ülke içinde ve dışında politik ajandaların şekillenmesine katkıda bulunuyor.

Türkiye’de ise alternatif bir sosyal medya uygulaması olarak geliştirilen NSosyal gibi yerel dijital ağların ortaya çıkışı, küresel platformların gölgesinde ulusal kontrol ve bilgi güvenliği tartışmalarını gündeme getirdi. Bu tür platformlar, kullanıcı verilerinin kontrolü, içerik moderasyonu ve siyasi söylemin sınırlandırılması gibi konularda devlet politikalarına doğrudan etkide bulunabilen yeni dijital araçlar olarak görülüyor.

Algoritmalar, sahte hesaplar ve dezenformasyon

Uzmanlar, sosyal ağlardaki sahte hesapların, botların ve manipüle edilmiş içeriklerin siyasi tartışmaları hem ulusal hem uluslararası düzeyde bozabileceği konusunda uyarıyorlar. Bu dijital manipülasyon, demokratik süreçlere müdahaleye kadar varabilen geniş bir etki alanı oluşturuyor. Avrupa’da yapılan çalışmalar Avrupa Birliği gibi kurumlara duyulan güveni azaltırken, seçim süreçlerinde protesto ve kutuplaşmanın artmasına bile yol açtı.

Algoritmalar, kullanıcı davranışlarını analiz ederek belirli siyasi içerikleri öne çıkarabiliyor; bu da bazen yanlış veya manipülatif bilginin daha fazla görünmesine neden olabiliyor. Bu durum, tarafsız bilgi edinme yerine echo chamber (yankı odası) etkileri oluşturma potansiyeli taşıyor.

Sonuç: Fırsat mı tehdit mi?

Dijital medya uygulamaları, her ne kadar bireylerin haber, görüş ve bilgiye erişimini çeşitlendirme imkanı sunsa da, sahte içerikler, çarpıtılmış bilgi akışları ve siyasal gerginlik odağına dönüşme riskleriyle birlikte geliyor. Facebook, Instagram, X, TikTok, WhatsApp ve Telegram gibi uygulamalar, demokratik katılımı artırma potansiyeli taşırken aynı zamanda ulusal politikaların ve uluslararası ilişkilerin manipülasyonuna açık birer alan haline geliyor.

Yasal düzenlemeler, algoritma şeffaflığı, sahte hesapların tespiti ve yabancı etkilerin denetimi gibi önlemlerle bu tehditlerin azaltılması gerektiğine dair çağrılar artıyor. Ancak dijital medya hâlâ birçok ülke için hem fırsat hem de risklerle dolu iki uçlu bir danışman olmaya devam ediyor. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —