Curling adı altında buzda dans…
Elbette ki başarılarınızın gururunuz yaşayarak, sevincini yaşayarak keyfini çıkaracaksınız. Ve bu görevde bulunma amacınızı yerine getirmiş olmanın huzuruyla, yeni adımların ve yeni projelerin planlamasına girişerek, yarınlara ait çalışma dosyanızı masanızda açacaksınız.
Ki;
Olması gereken de, tam da bu durum du!
Ama olmadı…
Çünkü oyunun ve oyunun kendisine ait, oynanış şeklinin ve hatta en önemli unsuru olan taşlarının, yani malzemesinin (!) tedarik ve ortaya çıkışının dahi üzerinde bulunan gizemi; siz, yönetiminizde ve bilinçli olarak oluşturmuş olduğunuz çevrenizde uygulamaya koymuş bulunmaktasınız…
Yani görünen o ki curling taşı yerine siz kendiniz dans etmektesiniz…
Yani anlayacağınız bir şekilde diyoruz ki;
Curling masamızın üzerinde sözde başarı diye bahse konu edilen yapay bir örtünün üzerine serilmiş ve ucu çok değişik alan ve kişilere (!) kadar uzanan, koskocaman bir menfaat gizemi bulunmaktadır. En azından bizim düşüncemiz öyle ve öyle de görüyoruz…
Birilerinin, bu yazı dizisinde ki adımlarımıza; "cehalet" benzetmesini de bahse konumuz olan "gizemin" hedeften çıkarılması, hedef şaşırtma çabası olarak görmekteyiz.
Üstelik biz henüz bu karşılaşmalarda ki milli takım düzeylerini de belirtmemişken…
Taşı biraz daha kaldırmaya başlamışken ondan da bahsedelim o zaman; taşı dediğimiz gibi biraz daha kaldıralım bakalım ki altından ne çıkacak?
18/21 Eylül 2025 tarihleri arasında oynanılan "Tallinn Mixed Doubles International" turnuvasında 12 takımın katıldığı ve sizin de 11. olduğunuz yarışmalarda milli takım düzeyinde katılan takım sayısı 5 tir.
09/12 Ekim 2025 tarihleri arasında oynanılan "Karlstad Mixed Doubles" turnuvasında 14 takımın katıldığı ve 4 maç yaparak sıfırı çekerek sonuncu olduğunuz yarışmalarda milli takım düzeyinde katılan takım sayısı 5 tir.
17/19 Ekim 2025 tarihleri arasında oynanılan "Bern Mixed Doubles" turnuvasında 24 takımın katıldığı ve sizin de 21. olduğunuz yarışmalarda milli takım düzeyinde katılan takım sayısı 10 dur.
21/23 Ekim 2025 tarihleri arasında oynanılan "Gstaad Mixed Doubles" turnuvasında 15 takımın katıldığı ve sizin de 12. olduğunuz yarışmalarda milli takım düzeyindeki katılım sayısı 7 dir.
Ve siz oraya ne yazıktır ki "milli" takım olarak gitmişsiniz!
Cahilliğimizi bağışlayın ama Allah aşkına mahalle takımlarıyla gazozuna yapılan ve sizin bahse konu ettiğiniz "başarı" bu tablonun neresinde saklı da, biz göremedik. Milli takımı götüreceğinize o karşılaşmalara her hangi bir kulüp takımını götürseydiniz daha fazla puan alacağını sizde çok iyi biliyorsunuz!
Tablo yanlış, yalan veya yanlı ise doğrusunu siz izah edin!
Kaldı ki bu durum "karışık çiftlerde" yaşanılan bir durum olmakla beraber, bu aşamaya gelinceye kadar yine "kadın olimpiyat" takımının 2025-2026 sezonunda yurt dışı özel turnuvalarda almış olduğu derecelerde bile durumunuz iç açıcı olmamakla birlikte, en azından biraz gayret görülmektedir. Ancak Kadın Takımının Olimpik elemeler hazırlık süreci değerlendirmeye alındığında, yönetiminizin kalitesizliği yüzünden; her zaman olduğu gibi bir kez daha yüzümüz yere düşmüş vaziyette, umutlarımız kırılmış vaziyette yurda dönüş sağlanmıştır. Yine o kadar emek, alın teri, umut gibi kavramların hepsi bir hiç uğruna ve boşuna heba edilmiştir.
Bu yenilgiler sonrasında sizin yaptığınız ne peki?
Ya tümden sessiz kalmak ya da milletin parasıyla cümbür/cemaat gezintiye gittiğiniz elemanlarınız (!) vasıtasıyla, birkaç karşılaşmanın galibiyetini devamlı başarınız (mış) gibi kamuya reklam etmek için sayfalarında ya da ekranlarda, çığırtkanlık yapmaları konusunda görevlendirmek.
Bu mu sizin halka anlattığınız, başarı?

Birilerinin yazıp, çizdikleri ve hatta hakaret derecesine varan söylemlerinde işaret edildiği üzere; görünen o ki, amacınız; bu lay lay lom hovarda hayatın devamı yönünde olacağıdır.
Düşünsenize karışık çiftlerde 2025-2026 sezonu yurtdışı özel turnuvalardaki olimpik elemelere hazırlık sürecinde elde edilen başarıları analiz ettiğimizde kızarak ve cahillikle suçlayarak yaptığınız ithamlarınıza şimdi "Kadın Takımı"nı ele aldığımızda ne isim takacaksınız merak ediyoruz.
Mesela; 28-31 Ağustos 2025 tarihinde NordicTour Cup Turnuvasında 10 takımın katıldığı karşılaşmalardan 4.lük alındığını,
01-07 Eylül 2025 tarihinde İnternational Curling Tour Turnuvasındaki 6 takımın katıldığı karşılaşmalarda 1.lik alındığını,
12-14 Eylül 2025 tarihinde Masters Basel 2025 Turnuvasındaki 16 takımın katıldığı karşılaşmalarda tam tersine 12.lik alındığını,
26-28 Eylül 2025 tarihinde Prag Ladies Challenger Turnuvasındaki 11 takımın katıldığı karşılaşmalarda yine şaşırtıcı bir şekilde 1.lik alındığını,
01-06 Ekim 2025 tarihinde Saint Petesburg Tour Turnuvasındaki 12 takımın katıldığı karşılaşmalarda 5.lik alındığını,
23-26 Ekim 2025 tarihinde Sundbybergopen Turnuvasındaki 16 takımın katıldığı karşılaşmalarda 2.lik alındığını,
06-09 Kasım 2025 tarihinde Tallinn Ladies cup Turnuvasındaki 16 takımın katıldığı karşılaşmalarda 5.lik alındığını,
13-16 Kasım 2025 tarihinde Danish Open Turnuvasındaki 10 takımın katıldığı karşılaşmalarda 8.lik alındığını nasıl görmezden gelebiliriz ki?
Veya bu orantısız ve standardı olmayan duruma, hem de milli takım katılım oranlarını açıklamadan, mahalle takımlarıyla yapılan karşılaşmalarda alınan galibiyetleri uluslar arası bir başarıymış gibi gösterip te takımımız başarılı diye bilir miyiz ki?
KADIN TAKIM OLİMPİYAT ELEME MÜSABAKALARI DEĞERLENDİRME RAPORUNA BAKTIĞIMIZDA, ORTAYA ÇIKAN SONUCA BAŞARI DİYEBİLECEK KADAR ZEKÂ (!) SAHİBİ OLANLARIN; BİZİM CEHALETİMİZİ GİDEREBİLMEMİZ AÇISINDAN, HER HANGİ BİR ANLAM İFADE ETMEYEN BAHANELERİNİN ARDINA SAKLANMADAN, HER HANGİ BİR EĞİTİM KURUMUNDAN DA KENDİLERİ ve ÖZELLİKLE DE BİRİNCİ DERECEDEN YAKINLARI İÇİN MENFAAT SAĞLAMADAN; ÇIĞIRKANLIK YAPMADAN ve DÜRÜSTÇE BU KONUYA ÜLKE MENFAATİ OLARAK BAKMASINI ÖZELLİKLE TAVSİYE EDERİZ…
Ki, olması gereken de o dur.
Kaldı ki;
Daha önceden de belirtmiştik. Olimpiyatlara son iki yıl kala ülkeler Dünya Şampiyonasında puan toplamaya başlamaktadırlar... Kadın Curling Milli Takımı 2024 yılında 4 puan, 2025 yılında ise 3 puan toplayarak son sıralarda yer almıştır. Kadınlar Kategorisinde 2026 Cortina Kış Olimpiyat Oyunlarına 10 ülke katılmaktadır. İlk 8 ülke puan toplayarak olimpiyatlara hak kazandığından, geri kalan 8 ülke ise eleme müsabakası yaparak ilk iki sırada yer alan takım olimpiyat biletini almış olacak(tı).
Kanada da 5-12 Aralık tarihleri arasında yapılan olimpiyat elemelerinde Kadın Curling Milli Takımı oynadığı 7 maçın üçünü kazanmış dördünü kaybederek, olimpiyat elemelerini 8 takım arasında 5. Sırada tamamlayarak olimpiyat kotası alamamıştır. Bu sebeple yukarıda arz ettiğimiz sonuçlar doğrultusunda, Dünya Curling Federasyonunun raporları da bu gerçeği başarısızlık olarak doğrulamaktadır.


Bu aşamada oyuncu kardeşlerimizin çabası elbette ki inkâr edilemez ama aldığımız duyumlarda ve bize iletilen şikâyetlerde konusunda uzman olmadığı halde bir şekilde o federasyonun içerisinde kendisine bir yer edinmiş, başta federasyon başkanı olmak üzere yönetim kurulunun görev süresince attığı her adımın ve her çalışmanın yeniden gözden geçirilmesi sonucunda görülecektir ki, disiplin ve liyakatten uzak bir yönetim tarzıyla; ancak bu kadar olabileceğinin altını çizmekte fayda vardır.
Yani curling te ki başarısızlığımızın sıkıntısı oyuncularda değil, curling taşı gizemiyle buzda dans eden yöneticilerinden, yanlış idareden dolayı başta başkan ve yönetiminden kaynaklanmaktadır…

Bu düşünceye varmamızda ki birçok sebep, bu sıralı yazı dizimiz süresince peyderpey ele alınarak, kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlanacaktır.
Öyle ki;
Yönetimin yanlı ve yanlış olarak uyguladığı, despot ve farklı algılara sebep olabilecek bazı gözlemlerimizi sıraladığımızda;
2025 yılı Mayıs ayında yapılan Türkiye Süper Lig Müsabakaları sırasında yapılan bir maçta üzerindeki poları çıkarttı diye hakemlerin tuttukları tutanağa dayanarak, Avrupa şampiyonası ve hemen peşine yapılan olimpiyat elemeleri öncesi soruşturmanın açılması sporcunun motivasyonunu olumsuz etkilemiştir (Bu soruşturma neden geciktirilmiş veya niçin olimpiyat elemeleri sonrasına bırakılmamıştır). Yönetimin bu konuda ki duyarsızlığı bilinçli olarak yapılmış bir uygulamamıdır, yoksa bilgisizce atılan bir adımıdır? Beklenilirdi ki yönetim kendi egolarını bir kenara bırakarak, ülkemiz menfaatleri doğrultusunda hiç te önemli olmayan bu konuyu, tüm organizasyonların sonrasında ele alması olacaktı.
Kadın milli takım içerisinde aleni olarak yaşanan çatışmalar, huzursuzluk ve bir kadın sporcunun da sürekli yedekte bırakılması ve o sporcumuzun olimpiyat elemeleri sonunda milli takımı bırakacağını açıklaması başarısızlığın ana sebeplerinden biri olarak çok rahat bir şekilde görülmektedir. Bu konuda atılması en mantıklı adımın kurulmuş olan kadın milli takımının uyumsuz olması nedeniyle, bu kategoride derhal başarı odaklı, yeni ve genç sporcuların milli takıma dâhil edilerek hazırlık programına başlanması gerektiğidir.
Federasyonun bilinçli olarak; sadece galip gelinen maçları yayınlaması, kaybedilen maçların sonuçlarının yayınlanmaması ve kamuoyuna seçici ve yanlış bilgi aktarıldığını, birçok konuda halkımızın bilgilendirilmediğini göstermektedir. Federasyonun iletişim politikası şeffaflık ilkesine uygun hale getirilmeli, tüm sonuçlar (galibiyet ve mağlubiyetler) kamuoyu ile paylaşılmalıdır ki, atılan adımların ve alınan sonuçların tahlili yanı sıra değerlendirilmesi ve tedbirlerinin de aleni olarak birilerinin menfaatlerini çağrıştıracak şekilde değil, ülke menfaatlerini koruyacak düzeyde yapılmalıdır.
Takımın kurulması ve hazırlanması sürecinin sadece bir antrenörün inisiyatifine bırakılması, denetim ve stratejik planlama eksikliğini ortaya koymaktadır. Kaldı ki bir ülkenin başarı amacının, bir şahsın iki dudağının arasına sıkıştırılması durumu, bahse konu mevcut yönetimin, bu adımları ya bile-isteye kasıtlı olarak; ya da bilinçsiz bir biçimde, konudan uzak ve bilgi eksikliğine dayanmaktadır. Takımın kurulması ve hazırlanması süreci sadece bir antrenörün inisiyatifine bırakılmadan, Teknik Kurul ve yönetim denetimi artırılmalıdır ki asıl başarıya o zaman adım atılabilirlik kazandırılsın.
Yani diyoruz ki!
Bu ülke bu kadar emeğe karşılık olarak, bu kadar özveriye karşılık olarak, bu kadar iyi niyete karşılık olarak, birilerinin makam ve kibir egosuna katlanarak; buz üstündeki düşe/kalka danslarına yakıştırmış oldukları "başarı" kavramını bir kenara bırakıp, gerçek başarıyı daha ne kadar bekleyecektir?
Hani diyorum ki;
Aklımıza kadim Erzurum 'un "deli gız sinin geliyor" türküsü geldi.
Gel de çığırma şimdi.
Hayranız olim bi bakın, haniya bunun çolaği…