Çin, işgali altındaki Doğu Türkistan'ın doğal kaynaklarını sistematik biçimde sömürmeye devam ediyor. Son yıllarda uygulamaya konulan aşırı derin petrol ve doğal gaz sondajları, bölgedeki enerji kaynaklarının benzeri görülmemiş ölçekte talan edilmesine yol açtı. Tarım Petrol Sahası'na bağlı Boz-Dabei Doğal Gaz Sahası'nda yıllık üretim 10 milyar metreküpü aşmış durumda.
Çin propaganda kaynaklarında yer alan bilgilere göre, bu aşırı derin ve yoğunlaştırılmış doğal gaz sahasında yalnızca bir yıl içinde 918 bin 900 ton yoğunlaştırılmış petrol çıkarıldı. Son beş yılda ise yalnızca bu bölgeden toplam 5 milyon 770 bin ton petrol ve doğal gaz üretildi.
Yetkililer, Doğu Türkistan genelinde aşırı derin kuyu sondajlarının hızlandırıldığını ve her bir kuyudan günlük ortalama 280 bin metreküp doğal gaz elde edildiğini duyuruyor. Bu miktarın, tek bir kuyuyla yaklaşık 1 milyon 680 bin kişinin günlük gaz ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde olduğu ifade ediliyor.
Bölgede Toplam 193 Aşırı Derin Kuyu Açıldı
Çin basınında Mayıs ayında yayımlanan haberlere göre, Tarım Petrol Sahası'nda 8 bin metre derinliğe ulaşan 193 aşırı derin kuyu açıldı. Uzman verilerine göre, Çin'in toplam petrol ve doğal gaz rezervlerinin yüzde 80'den fazlası bu aşırı derin katmanlarda bulunuyor. Doğu Türkistan genelinde ise bugüne kadar 250'den fazla aşırı derin kuyu açıldığı bildiriliyor.
Çin yönetimi bu faaliyetleri "kalkınma" ve "enerji başarısı" olarak sunarken, çıkarılan kaynakların kesintisiz biçimde Çin'in iç bölgelerine taşındığı biliniyor. Bölgedeki yerel halk bu zenginlikten hiçbir şekilde faydalanamazken, uzmanlar aşırı derin sondajların Tarım Havzası'nın ekosistemine ağır zarar verdiği, yeraltı su dengesi ve çevresel sürdürülebilirlik açısından ciddi riskler oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı; "Çin'in Tarım Havzası'nda yürüttüğü bu faaliyetler bir enerji yatırımı değil, açık bir kolonyal kaynak sömürüsüdür. Doğu Türkistan'ın petrolü ve gazı, halkı yok sayılarak Çin'e akıtılıyor. Üstelik bu talan, bölgenin ekolojik dengesini geri dönülmez şekilde tahrip ediyor.
Bugün Doğu Türkistan'da yaşanan yalnızca kültürel ve demografik bir yıkım değil; aynı zamanda doğal kaynakların sistematik gaspıyla yürütülen çok boyutlu bir işgal politikasıdır."
Muhammed Ali ATAYURT-Istiqlal Haber