Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, İstanbul Çalışma Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 4 şüpheli hakkında hazırlanan "siyasi casusluk" iddianamesini sert sözlerle eleştirdi.
Emre, mahkeme tarafından kabul edilen iddianamenin ilk duruşmasının 11 Mayıs'ta görüleceğini hatırlatarak, dosyada yer alan suçlamaların somut delile dayanmadığını ileri sürdü. İddianamenin hukuki değil siyasi bir amaçla hazırlandığını savunan Emre, "Bu dosya baştan sona bir mühendislik çalışmasıdır" ifadesini kullandı.
Zeynel Emre, İmamoğlu'nun halihazırda yargılandığı "çıkar amaçlı suç örgütü" davasında olası bir tahliye kararına karşı yeni bir dosya oluşturulduğunu iddia etti. Bu süreci "yedek tutukluluk" olarak nitelendiren Emre, şu değerlendirmede bulundu:
"Casusluk dosyası, İmamoğlu mevcut tutukluluğundan tahliye olursa cezaevinden çıkamasın diye hazır tutuluyor."
Emre, söz konusu iddianamenin hukuki mantık çerçevesinde savunulamayacağını öne sürerek, "Bu dosyayı mantıklı bir şekilde savunacak tek bir hukukçu bulamazsınız" dedi.
CHP Sözcüsü, yargı süreçlerinin siyasi hesaplara göre şekillendiği yönündeki eleştirilerini yineleyerek, hukuk devleti ilkesinin zedelendiğini savundu.
İddianamede yer alan suçlamaların içeriğini sorgulayan Emre, casusluk suçunun oluşabilmesi için gerekli unsurların dosyada bulunmadığını ifade etti.
"Bir başka ülke lehine bilgi aktarımı yapılmış olması gerekir. Hangi devlet, hangi istihbarat örgütü, hangi bilgi? Dosyada bunların hiçbirine dair somut bir veri yok" diyen Emre, suçlamaların soyut ve dayanaksız olduğunu iddia etti.
Emre'ye göre, iddianamede delil yerine yorum var; suç isnadı var ama somut dayanak yok. Bu durumun yargıya olan güveni zedelediğini savundu.
Basın toplantısında yalnızca yargı süreci değil, ekonomik tablo da gündeme geldi. Emre, resmi enflasyon oranlarının vatandaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek Ramazan kolisi fiyatlarını örnek gösterdi.
Geçen yıl 1610 lira olan bir Ramazan kolisinin bu yıl 2 bin 415 liraya yükseldiğini ifade eden Emre, bunun yaklaşık yüzde 50'lik bir artış anlamına geldiğini söyledi. "Resmi rakam yüzde 30 olabilir ama mutfaktaki yangın yüzde 50'yi aşmış durumda" dedi.
CHP Sözcüsü, ekonomik sıkıntının özellikle dar gelirli kesim üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu savunarak, açıklanan veriler ile vatandaşın günlük yaşam deneyimi arasında ciddi bir uçurum bulunduğunu dile getirdi.
Emre, ekonomik krizin sosyal sonuçlarına da dikkat çekti. Türkiye'de ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısının arttığını belirterek, "ev genci" kavramının artık kalıcı bir sorun haline geldiğini ifade etti.
Milyonlarca gencin iş bulma umudunu kaybettiğini söyleyen Emre, iktidarın ekonomik tabloya ilişkin çizdiği iyimser resmin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Basın toplantısını, "Gerçek hayat sokakta ve pazarda yaşanıyor" sözleriyle tamamlayan Emre, hem yargı sürecinin hem de ekonomik gidişatın kamuoyu nezdinde yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Önümüzdeki süreçte, hem "casusluk" iddianamesinin yargı aşamaları hem de siyasi tartışmaların kamuoyundaki yansımaları gündemin üst sıralarında yer almaya devam edecek.