Tarih: 18.01.2026 11:21

CHP’den Atlas Çağlayan Cinayeti İçin Yerlikaya’ya 20 Soru

Facebook Twitter Linked-in

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yanıtlaması istemiyle TBMM'ye 20 soruluk kapsamlı bir soru önergesi sundu.

İstanbul'un Güngören ilçesinde 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın yaşamını yitirdiği bıçaklı saldırı, Türkiye'de çocukların giderek artan şekilde şiddetin hem mağduru hem de faili hâline gelmesi gerçeğini bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. Olayın ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) kapsamlı bir soru önergesi verdi.

Tanrıkulu, yaptığı açıklamada bu tür olayların yalnızca adli vakalar olarak ele alınamayacağını vurgulayarak, yaşananların derin bir sosyal, kamusal ve yönetsel krize işaret ettiğini ifade etti. Cinayette hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın da, suça sürüklenen 15 yaşındaki çocuğun da devletin koruması altında olması gereken bireyler olduğunu belirten Tanrıkulu, mevcut sistemin çocukları korumakta yetersiz kaldığını savundu.

"Bu tablo derin bir yönetsel krizi gösteriyor"

CHP'li Tanrıkulu, önergesinde ve kamuoyuna yaptığı değerlendirmede, bir çocuğun hayatını kaybettiği, bir başka çocuğun ise ağır bir suçun faili olarak yaşamı boyunca etkilerini taşıyacağı bir sürece sürüklendiğini hatırlattı. Bu durumun yalnızca cezai yaptırımlarla çözülemeyeceğini belirten Tanrıkulu, çocukların şiddetten korunmasının devletin asli sorumluluğu olduğunun altını çizdi.

Özellikle çocukların kamusal alanlarda, okul çevrelerinde, kafelerde ve sokakta kolaylıkla bıçak gibi delici aletler taşıyabilmesinin ciddi bir güvenlik ve denetim zaafına işaret ettiğini ifade eden Tanrıkulu, önleyici kolluk hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekti. Güvenlik politikalarının çoğu zaman olay sonrası devreye giren, cezalandırmaya odaklı bir anlayışla yürütüldüğünü belirten Tanrıkulu, bu yaklaşımın çocukları korumadığı gibi şiddetin önüne de geçemediğini söyledi.

"İhmaller zinciri yeni acıların önünü açıyor"

Tanrıkulu'na göre yaşanan olay, yalnızca bireysel bir suç değil; uzun süredir işletilemeyen sosyal politikaların, yetersiz rehberlik hizmetlerinin ve kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin bir sonucu. İçişleri Bakanlığı'nın, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile çocukları merkeze alan sürdürülebilir bir eşgüdüm mekanizması kuramadığını belirten Tanrıkulu, risk altındaki çocukların zamanında tespit edilememesinin bu tür trajedilerin başlıca nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

Açıklamada; yoksulluk, dışlanmışlık, aile içi sorunlar, denetimsizlik ve dijital medyada şiddeti olağanlaştıran içeriklerin çocukları şiddete yönelten temel faktörler arasında yer aldığına dikkat çekildi. Ancak tüm bu faktörlere rağmen devletin "önleme ve koruma yükümlülüğü"nü yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.

Yerlikaya'ya yöneltilen 20 kritik soru

Tanrıkulu'nun İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya yönelttiği sorular, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve kamusal bir ihmal olup olmadığının ortaya çıkarılmasını amaçlıyor. Önergede öne çıkan sorular arasında şunlar yer aldı:

Olayla ilgili Bakanlığa intikal eden resmi raporların içeriği

Cinayetin işlendiği kafe ve çevresinde daha önce asayiş ihbarı yapılıp yapılmadığı

Bölgenin çocukların karıştığı bıçaklı olaylar açısından riskli olup olmadığı

Son 5 yılda çocuklar tarafından işlenen bıçaklı suçlara ilişkin istatistikler

18 yaş altındaki bireylerin bıçak taşımasına yönelik denetimlerin neden etkili yapılamadığı

Okul çevreleri ve gençlerin yoğun bulunduğu alanlarda yürütülen önleyici kolluk faaliyetleri

Suça sürüklenen çocuklara yönelik rehabilitasyon ve önleme programlarının kapsamı

Tanrıkulu ayrıca, olayın ardından Atlas Çağlayan'ın ailesine psikososyal destek sağlanıp sağlanmadığını ve benzer acıların yaşanmaması için yeni yasal veya idari düzenlemeler planlanıp planlanmadığını da sordu.

"Bir çocuğun daha toprağa verilmesine alışmayacağız"

Açıklamasının sonunda Tanrıkulu, çocukların yaşam hakkını korumanın siyasi bir tercih değil, devlet olmanın temel gereği olduğunu vurguladı. Benzer olayların tekrar yaşanmaması için sürecin takipçisi olacaklarını belirten Tanrıkulu, kamuoyuna şeffaf ve denetlenebilir biçimde bilgi verilmesi çağrısında bulundu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —