Menü Global Bakış
Tarih: 08.03.2026 18:09
Birleşik Kamu-İş Adıyaman Şubesi’nden 8 Mart mesajı

Birleşik Kamu-İş Adıyaman Şubesi’nden 8 Mart mesajı

Facebook Twitter Linked-in

Birleşik Kamu-İş Adıyaman İl Başkanlığı adına Nesime Taştı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Açıklamada, 8 Mart'ın tarihsel olarak sembolik bir kutlama günü değil, emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesi olduğu belirtildi.

Taştı, Türkiye'de kamusal çalışma yaşamının uzun süredir neoliberal politikalar çerçevesinde yeniden yapılandırıldığını ifade ederek, güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışının kalıcı hale geldiğini kaydetti. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesimin kadın emekçiler olduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, kadın kamu emekçilerinin aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Ayrıca bakım emeğinin neredeyse tamamen kadınların sorumluluğuna bırakılmasının kamuda çalışan kadınları çifte yük altında bıraktığı ifade edildi.

Kadına yönelik şiddetin toplumsal ölçekte arttığı belirtilen açıklamada, şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisizleştirilmesinin tabloyu ağırlaştırdığı belirtildi. Taştı, kadın emeğinin değersizleştirilmesi ile kadın yaşamının değersizleştirilmesinin aynı siyasal zihniyetin ürünü olduğunu ifade etti.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu açısından 8 Mart'ın, kadınların yalnızca "temsil" edildiği değil, özne olduğu bir mücadele hattının ifadesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi, şiddetsiz ve güvenli çalışma ortamlarının sağlanmadan kamuda adaletten söz edilemeyeceği kaydedildi.

Taştı, kadınların kamusal alandan dışlanmasına, emeğin değersizleştirilmesine ve laiklik karşıtı uygulamalarla kadınların yaşam tarzlarına müdahale edilmesine karşı mücadelenin sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesi, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanması ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından onaylanmasının talep edildiği ifade edildi.

Açıklama, 8 Mart'ın yalnızca kadın taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günü olduğu mesajıyla sona erdi.

Kaynak : PERRE




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —