
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bulunan Azerbaycan Milli İlimler Akademisi ev sahipliğinde, "Bizim ailemiz Türk dünyasıdır" başlıklı uluslararası bilimsel konferans gerçekleştirildi. 17 Mart tarihinde AMEA'nın ana binasında düzenlenen etkinlik, Akademi'nin Tarih ve Etnoloji Enstitüsü ile Folklor Enstitüsü'nün ortak organizasyonuyla hayata geçirildi.
Konferans öncesinde, genç ressamların Nevruz Bayramı temalı eserleri ile etnografik materyallerden oluşan sergi katılımcılar tarafından gezildi. Sergide, Nevruz'un kültürel ruhunu ve milli renklerini yansıtan çalışmalar büyük ilgi gördü.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan AMEA Başkanı, akademisyen İsa Hebibbeyli, katılımcıların İlahır Çarşamba ve Nevruz Bayramı'nı kutladı. Nevruz'un Azerbaycan halkı için milli birlik ve dayanışmanın simgesi olduğunu vurgulayan Hebibbeyli, bu kadim bayramın yüzyıllardır halkın milli-manevi değerlerini yaşattığını ve yeni başlangıçların habercisi olduğunu ifade etti. Nevruz'un yalnızca Azerbaycan'da değil, tüm Türk dünyasında ortak bir kültürel bağ oluşturduğunu belirtti.
Konuşmasında Azerbaycan'ın ümummilli lideri Haydar Aliyev dönemine de değinen Hebibbeyli, Nevruz'un devlet düzeyinde kutlanmasının bu süreçte güç kazandığını söyledi. Günümüzde bu yaklaşımın Azerbaycan'ın cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı 1'nci yardımcısı ve Haydar Aliyev Fonda Başkanı Mehriban Aliyev liderliğinde sürdürüldüğünü ifade eden Hebibbeyli, 2021 yılında Şuşa'daki Cıdır Düzü'nde Nevruz ateşinin yakılmasının, milli değerlerin yaşatılması açısından önemli bir adım olduğunu dile getirdi.

Ayrıca, Mehriban Aliyeva öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda Nevruz Bayramı'nın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edilmesinin, bu kadim geleneğin uluslararası düzeyde tanınması açısından tarihi bir başarı olduğunu vurguladı.
Konferansta, Nevruz'un bilimsel açıdan incelenmesine yönelik çalışmalara da dikkat çekildi. AMEA bünyesinde tarihçiler, etnograflar ve folklor araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmalarla bayramın ritüellerinin bilimsel temellerle ele alındığı belirtildi. Hebibbeyli, milli-manevi değerlerin doğru şekilde aktarılmasının ve gelecek nesillere bilinçli biçimde öğretilmesinin akademinin öncelikli görevleri arasında yer aldığını ifade etti.
Bilimsel oturumlarda, Tarih ve Etnoloji Enstitüsü "Türk halklarının tarihi ve etnolojisi" bölüm başkanı Doç. Dr. Güllü Yoloğlu, "Bizim ailemiz Türk dünyasıdır" başlıklı sunumuyla Türk halklarının ortak tarihsel köklerine değindi. Folklor Enstitüsü Direktörü Hikmet Guliyev ise "Nevruz Bayramı: gelenek ve modernlik" konulu sunumunda bayramın geçmişten günümüze dönüşümünü ele aldı. Tarihçi Doç. Dr. Behmen Aliyev de Nevruz'un devletçilik ve milli hafıza bağlamındaki yerini değerlendirdi.
Sunumlarda, Türk halklarının zengin folklor mirası, ortak kültürel hafızası ve etno-kültürel yakınlığı bilimsel veriler ışığında analiz edildi. Özellikle 100. yılı kutlanan Birinci Türkoloji Kurultayı'nın Türkoloji düşüncesine kazandırdığı perspektifler ve günümüzde edebiyat, tarih ve folklor alanındaki çalışmaların genişleyen kapsamı üzerinde duruldu. Türk halklarının folklorunda ortak motifler, mitolojik unsurlar ve tören gelenekleri konferansın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Uluslararası konferans, "Türk halklarının tarihi ve etnolojisi" ile "Türk halklarının folkloru ve edebiyatı" başlıklı oturumlarla devam etti. Azerbaycan'ın yanı sıra farklı Türk devletlerinden ve Türk topluluklarının yaşadığı ülkelerden katılan araştırmacılar, kültürel miras, tarih ve modern entegrasyon süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programın sonunda AMEA yerleşkesinde bulunan Nadir Ağaçlar Parkı önünde Nevruz ateşi yakıldı. Akademi çalışanları ve katılımcılar, ateş etrafında bir araya gelerek bayram coşkusunu birlikte yaşadı.
ELNUR ELTÜRK