Tarih: 09.01.2026 15:18

Arpaguş: Diyanet bu milletin manevi sigortasıdır

Facebook Twitter Linked-in

Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez Birimleri İstişare Toplantısı, Prof. Dr. Safi Arpaguş’un katılımıyla Diyanet Akademisi Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Başkan Arpaguş, istişarenin İslam’daki yerine dikkat çekerek, Şura Suresi’nde müminlerin işlerini istişareyle yürüttüğünün vurgulandığını hatırlattı. Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ashabıyla sürekli meşveret ettiğini ifade eden Arpaguş, yapılan toplantının yalnızca bürokratik bir süreç değil, sünnet-i seniyyeye uygun bir sorumluluk bilincinin yansıması olduğunu söyledi.

Merkezdeki vizyon taşraya ulaşmalı

Merkez Birimleri İstişare Toplantısı’nda sorunların açık ve samimi şekilde ele alınacağını dile getiren Arpaguş, merkezde üretilen bilgi, tecrübe ve vizyonun teşkilatın en uç noktalarına kadar ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Taşrada görev yapan din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticilerine bu vizyonun aynı heyecanla aktarılması gerektiğini vurgulayan Arpaguş, şu ifadeleri kullandı: “Ankara’daki strateji, Anadolu’da pratiğe dönüşmüyorsa, Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir. Bu uyumu sağlamak ve birimler arası koordinasyonu en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz.”

“Kendimizi, imkanlarımızı, eksiklerimizi samimiyetle sorgulayalım”

Konuşmasının sonunda Diyanet İşleri Başkanlığının köklü geçmişi ve güçlü gelecek vizyonuna dikkat çeken Arpaguş, kurum kültürünün güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

Sadece yapılan faaliyetlerin sayısına odaklanılmaması gerektiğini belirten Arpaguş, etki gücünü artırmaya ve gönüllere daha fazla dokunmaya yönelik soruların samimiyetle sorulması gerektiğini ifade etti.

Eleştiriye açık, istişareyi esas alan bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Arpaguş, “Köklü mazisi ve güçlü gelecek perspektifiyle Diyanet İşleri Başkanlığı, bu milletin manevi sigortasıdır. Bu sigortanın sağlam kalması, güçlü bir kurum kültürüne sahip olmamıza bağlıdır. Sadece ‘ne kadar çok faaliyet yaptığımızı’ anlatmakla yetinmeyelim. ‘Daha iyisini nasıl yaparız?’, ‘Etki gücümüzü nasıl artırırız?’, ‘Kalplere daha tesirli nasıl dokunuruz?’ sorularının cevabını arayalım. Kendimizi, imkanlarımızı, eksiklerimizi samimiyetle sorgulayalım. Eleştiriye açık olalım, istişareye kıymet verelim. İnanıyorum ki; niyetimiz halis, gayretimiz kavi olduğu müddetçe, Rabbimizin yardımı bizimle olacaktır.” dedi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —